KENAN EVREN’LE TÜRKİYE’DE, PİNOCHET’LE ŞİLİ’DE, PKK’LA IRAK’TA, YPG’LE SURİYE’DE YAPTIKLARINI VENEZÜELLA’DA YAPMAYA HAZIRLANAN ABD’YE TEPKİLER DEVAM EDİYOR.

Ana Sayfa » GÜNCEL » KENAN EVREN’LE TÜRKİYE’DE, PİNOCHET’LE ŞİLİ’DE, PKK’LA IRAK’TA, YPG’LE SURİYE’DE YAPTIKLARINI VENEZÜELLA’DA YAPMAYA HAZIRLANAN ABD’YE TEPKİLER DEVAM EDİYOR.

24.01.2019 - 21:24

KENAN EVREN’LE TÜRKİYE’DE, PİNOCHET’LE ŞİLİ’DE, PKK’LA IRAK’TA, YPG’LE SURİYE’DE YAPTIKLARINI VENEZÜELLA’DA YAPMAYA HAZIRLANAN ABD’YE TEPKİLER DEVAM EDİYOR.

Kremlin’den yapılan açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Venezüellalı mevkidaşı Nicolas Maduro ile yaptığı telefon görüşmesinde, dışarıdan alevlendirilerek şiddetlenen iç siyasi kriz ortamında, ülkenin meşru iktidarına destek verdiğini ifade ettiği belirtildi.

‘VENEZÜELLA’YA MÜDAHALE ULUSLARARASI HUKUKUN AĞIR BİR İHLALİ’

Kremlin basın dair’ye sesinin yayınladığı açıklamada, “Rusya Devlet Başkanı, dışarıdan alevlendirilerek şiddetlenen iç siyasi kriz ortamında ülkenin meşru iktidarına desteklerini ifade etti, yıkıcı dış müdahalenin uluslararası hukukun temellerindeki normlarını ağır bir şekilde ihlal ettiğini vurguladı. Açıklamada Putin, anayasa alanı çerçevesinde çözüm bulunmasından ve Venezüella toplumundaki ihtilafların barışçıl diyalog yoluyla üstesinden gelinmesinden yana olduğunu belirtti” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca Venezüella Devlet Başkanı Maduro’nun ülkesinde son günlerde yaşanan tehlikeli gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunduğu ve Rusya’nın bu konudaki ilkesel duruşundan dolayı teşekkürlerini ilettiği kaydedildi.

Açıklamaya göre iki lider, Rusya-Venezüella işbirliğinin çeşitli alanlarda devam etmesi konusundaki kararlılıklarını teyit etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’sa Rusya ziyareti sonrası Türkiye’ye dönüşünde Trump’ın Venezüella’ya ilişkin hukuk dışı yaptırım çağrısına tepki gösterdi. Erdoğan “Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız. Sandıktan çıkana eğer saygı duymuyorsanız bunun adı demokrasi değildir. Demokrasinin mücadelesini verenlerin, dünyada demokrasi mücadelesi verenlerin ve sandıkta çıkanların yanında yer alması gerekir” dedi.

Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Maduro inandığı yolda dik durur, devam ederse Venezuela halkının desteklediği, sandıktan çıkardığı liderinin arkasında duracağına inanıyorum. Milli iradeye aykırı yollarla bazı yöntemlerin denenmesini doğru bulmuyorum. Madoru sandıktan çıkmıştır. Sayın Trump’ın bu tür bir açıklaması demokrasiye inanmış bir insan açısından beni de şok etti”.

Erdoğan, Maduro’yu o ana kadar tanımamasına rağmen 15 Temmuz’da kendilerini hemen aradığını ancak Avrupa Birliği’nin uzun süre Türkiye’yi aramadığını söyledi.

Bu arada ABD tarafından desteklenen Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’nun kendisini ‘geçici devlet başkanı’ ilan ettiği Venezüella, son 24 saattir hem dünya genelinden gelen açıklamalar hem de gösterilerle çalkalanıyor. Peki uzun zamandır ABD’nin ekonomik yaptırımlarının hedefinde olan Venezüella, bu sefer Washington’ın açık açık desteklediği bu darbeyi atlatabilir mi? Venezüella’yı hangi olası senaryolar bekliyor? Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (LAMER) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu ve Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, konuyu Sputnik’e değerlendirdi.

‘SEÇİLMİŞ LİDERİ KOLTUKTAN İNDİRMEYE ÇALIŞMANIN HİÇBİR MEŞRUİYETİ VEYA YASALLIĞI YOK’

Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu “Juan Guaido’nun gerçekleştirdiği konuşma ve kendi kendine Cumhurbaşkanlığı yemini etmesi, akıllara durgunluk verir cinstendir. Çünkü hiç bir ülkenin anayasası böyle bir durumun önüne açmaz. Venezüella’nın anayasasında da, böyle bir yetki devrinin önünü açacak herhangi bir madde yok. Onlar Venezüella Anayasası’nın 233. ve 333. maddelerinden faydalandıklarını söyleseler de; bu gerçeği yansıtmıyor. Anayasa sadece seçilmiş liderin görevi devralamaması durumunda meclis başkanına geçici olarak bu görevi yürüterek ülkeyi seçime götürme yetkisi veriyor. Ancak seçilmiş lideri bu koltuktan indirmeye teşebbüs etmenin hiçbir meşruiyeti, yasallığı ya da geçerliliği yoktur” diye konuştu.

Venezüella’daki olayların devam edeceği öngörüsünü aktaran Kutlu “Yaşananlar son derece kaygı verici. Elbette Venezüella halkının büyük sıkıntılar yaşadığı gerçek. Ancak Venezüella halkının sıkıntılarını hafifletecek uluslararası düzenlemeler yapmak ve Venezüella’ya yönelik ambargoları kaldırmak yerine meşru hükümeti ortadan kaldırmaya çalışanları desteklemenin anlaşılır bir tarafı yok. Halkın yaşadığı zorluklar zaten kötüyken, bir de bunun yanına çatışmalar ve bu çatışmaların bastırılmasına yönelik sert tedbirler eşlik edecek. Bu kaosun Venezüella halkının hayatını daha da zorlaştıracak olması arzu edilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.

‘KRİZ DOĞRU YÖNETİLMEZSE VENEZÜELLA, SURİYE’YE DÖNEBİLİR’

Peki, kriz büyür veya darbe girişimi başarılı olursa ne olur? Sputnik’in bu sorusunu yanıtlayan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy’a göre ise Venezüella’daki krizin “doğru şekilde” yürütülmesinin önemli olduğuna işaret etti aksi takdirde ülke uzun sürecek bir türbülansa girebileceğini söyledi:

“Venezüella, çok fazla sorun biriktirmiş bir ülke. Hem Chavez döneminden başlanarak uygulanan politikaların yavaş yavaş ivme kaybetmesinin hem de uygulanan ABD merkezli siyasi-ekonomik ambargonun etkisi var. Chavez sonrası gelen yönetimin de çok fazla derinliği olmadığı için ciddi yönetim hataları da oldu. Venezüella bugün aslında bir yapısal krizle boğuşuyor ve bu sorunlar kolay çözülecek sorunlar değil. Fakat bu ABD başta olmak üzere dış ülkelerin müdahalelerini anlamlı ya da doğru kılmıyor. Fakat kriz doğru yönetilmezse Venezüella’nın Latin Amerika’daki Suriye olma ihtimali de var. Çünkü Suriye’de olduğu gibi, Rusya ve Çin gibi doğudaki yeni güç adayı ülkeler ile batıdaki geleneksel ülkeler arasında bir kamplaşma alanı olarak da şekillenebilir.

Maduro’nun devam etmesi çok zor, devam etmeye çalıştıkça bu türbülans ve kötü olaylar daha da çok artacak. Fakat kendisine görevden el çektirilirse, bundan sonra Venezüella’nın ne olacağı konusunda net bir tablo yok. Çünkü Suriye’de de Libya’da da benzer şeyler oldu ve sonrasında uzun yıllar geçmesine rağmen bugüne kadar çözülememiş bir kaos düzeni hakim. Önemli olan işi bu noktaya getirmemekti ama bu noktadan sonra uzun bir türbülans olacağını bekliyorum. Ancak Latin Amerika ve Karayipler Birliği’nin daha alt bölgesel kuruluşlarının ne inisiyatif alacağını da izlemek gerekir.”

TÜRKİYE-VENEZÜELLA İŞBİRLİĞİ NE YÖNDE ETKİLENİR?

“Darbe gerçekleştirildiği takdirde Türkiye ile Venezüella arasındaki işbirliğine dayalı kazanımlar kaybedilir mi?” sorusunu ise Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu yanıtladı. Kutlu “Bu soruya yanıt vermek için erken. Ancak en kötü senaryo gerçekleşir, yani darbe başarılı olursa bile iki ülke arasındaki işbirliğinin sona ermeyeceğini düşünmek istiyorum. Zira, bu işbirliği, coğrafi olarak bu kadar uzak ancak kalben birbirine çok yakın iki ülke arasında oluşturuldu” diye yanıtladı. Sputnik

 

Ve işte bugün Venezüella’da yaşananlar:

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :