7 Şubat 2023 - Hoş geldiniz

KILIÇDAROĞLU MİLLETVEKİLERİNE SORMUŞTU: SİZ GERÇEKTEN BENİMLE MİSİNİZ?..ŞİMDİ AKŞENER SORDU: BENİMLE BU KUTLU MÜCADELEYE VAR MISINIZ?

Ana Sayfa » GÜNCEL » KILIÇDAROĞLU MİLLETVEKİLERİNE SORMUŞTU: SİZ GERÇEKTEN BENİMLE MİSİNİZ?..ŞİMDİ AKŞENER SORDU: BENİMLE BU KUTLU MÜCADELEYE VAR MISINIZ?

Eklenme : 30.11.2022 - 12:18

KILIÇDAROĞLU MİLLETVEKİLERİNE SORMUŞTU: SİZ GERÇEKTEN BENİMLE MİSİNİZ?..ŞİMDİ AKŞENER SORDU: BENİMLE BU KUTLU MÜCADELEYE VAR MISINIZ?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre Akşener, “Temel hak ve hürriyetlerin, tüm devlet organlarını, bağlayıcı hale getirildiğini,  insan onurunun, anayasal düzenin temeli olarak düzenlendiğini, hürriyeti sınırlamanın, istisna olduğunu görünce, tedirgin oldular. Sağlık hakkının, çevre hakkının ve elbette hayvan haklarının, ilk kez, anayasal güvence altına alınmasının önerildiğini görünce, mutsuz oldular, paniğe kapıldılar” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik “Bunlar daha iyi günleriniz” sözlerine de yanıt veren Akşener, “Haydi bakalım sıra sizde, bunlar daha iyi günleriniz. Çünkü daha yeni başlıyoruz. Bu arkadaşlara daha çok panik atak yaşatacağız” dedi.

SARAY SENİ NE HALE GETİRDİ?

İYİ Parti lideri, iktidara şu sözlerle yüklendi:

“Siz bugün ayrıcalıklı bir sınıf yarattınız! Enesler, Furkanlar, Haticeler ağlarken, siz ‘pudra şekerleri’ çeken, acayip arabalara binen, tuhaf pantolonlar giyen, tuhaf ceketler giyen, kocaman zevksiz kolyeler takan, tuhaf tıraşlı gençler yarattınız! Yazıklar olsun size, haram olsun, zıkkım olsun, zehir olsun! Sen aç yatmanın ne olduğunu bilirdin, unuttun Sayın Erdoğan! Sana ne oldu, sen ne oldun! Saray seni ne hale getirdi!”

Akşener’in açıklamalarından öne çıkan satırlar şu şekilde:

YENİ ANAYASA ÖNERİSİ

* Biliyorsunuz pazartesi günü, 6 siyasi parti olarak, geniş bir mutabakat zemininde hazırladığımız anayasa değişikliği önerimizi milletimizle paylaştık. Kurucu değerlerimize sadık kalarak, Meclisi güçlü, yargıyı bağımsız, yürütmeyi de istikrarlı hale getirmek için, ortaya koyduğumuz bu önemli çalışma; ülkemizin kalkınması ve demokratikleşmesi yolunda, atacağımız adımları tariflerken; aynı zamanda, istibdata karşı, hürriyetin sesini savunuyor. Tabi biz, bu önerimizle; kuvvetler ayrılığının tesisi, partili cumhurbaşkanı döneminin sonu, Meclis’in etkin denetimi deyince; iktidardakileri, hemen bir rahatsızlık alıverdi…  Akademik özerkliğin, hakimlere coğrafi güvencenin geldiğini görünce, rahatsız oldular.

* Temel hak ve hürriyetlerin, tüm devlet organlarını, bağlayıcı hale getirildiğini,  insan onurunun, anayasal düzenin temeli olarak düzenlendiğini, hürriyeti sınırlamanın, istisna olduğunu görünce, tedirgin oldular. Sağlık hakkının, çevre hakkının ve elbette hayvan haklarının, ilk kez, anayasal güvence altına alınmasının önerildiğini görünce, mutsuz oldular. Yurt dışında yaşayan Türklerin, hak ve menfaatlerini korumanın, devletin bir görevi olarak benimsendiğini ve Meclis’te, yurt dışındaki vatandaşlarımızın da, temsil edilmesi için 15 milletvekili ayrıldığını görünce paniğe kapıldılar.

* Elbette bu durumu yadırgamıyoruz. Sayın Erdoğan’ın dediği gibi: “Bunlar daha iyi günleri…”Çünkü, daha yeni başlıyoruz. Bu arkadaşlara, daha çoook, panik atakları yaşatacağız. Durmadan, dinlenmeden, yorulmadan çalışmaya ve Saray’daki sefaya alışanların rahatını, her adımımızla bozmaya, itinayla devam edeceğiz. Hiç kusura bakmasınlar. Bu vesileyle; anayasa değişikliği çalışmamızda, emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

* Bu önerimiz, İYİ Parti olarak, Büyük Türk Milleti’ne verdiğimiz sözün, bir kez daha, gür bir sesle tekrarıdır. İstibdatın bitişine AZ KALDI! Hürriyete AZ KALDI! Güçlü, zengin ve mutlu bir Türkiye’ye, çok AZ KALDI! Kimse merak etmesin!

TÜİK’E UYARI: TAYYİP BEY’İ ÜZMEYİN

Ve bu yılın başından beri de, enflasyon için, düşüş tarihi vermeye çalışıyor. Martta düşecek dedi, olmadı. Nisanda düşecek dedi, olmadı. Mayısta düşecek dedi, yine olmadı. Şimdi artık, tarih de veremiyor. “3 vakte kadar” edebiyatıyla, konuyu geçiştirmeye çalışıyor… Değerli dava arkadaşlarım; Yalnız, Sayın Erdoğan’ın, kahve fallarına endekslediği enflasyonu düşürme masalında Tayyip Bey’i Üzmeyen İstatistik Kurumu, TÜİK’in katkılarını da saymazsak olmaz. Bu süreçte, onlar da, çok çektiler. Tayyip Bey’i mutlu etme yolunda, çok başkan eskittiler. Sayın Erdoğan’ın istediği rakamı, söylemeyen başkanlar, sonbaharda düşen yapraklar gibi, birer birer döküldüler. Adaya, teker teker veda ettiler…

* Ve en sonunda, TÜİK de çareyi, her şeyi gizlemekte buldu. Mayıs 2022’den beri, ayrıntılı veri açıklamayı durdurdu. Şimdi de, hummalı bir biçimde baz etkisiyle, hesap oyunlarıyla, milletimize, enflasyon düştü masalları anlatmaya hazırlanıyorlar. Ama yemezler! Milletimiz artık, son derece açık ve net bir şekilde görüyor ki bu iktidar artık, ülkemizi yönetemiyor. Memleketimizi içine sürükledikleri yangın, artık kürsü nutuklarıyla gizlenemiyor. Makyajlı rakamlarla kapanamıyor. Süslü yalanlarla örtülemeyecek kadar, açık bir şekilde sokaklarda, marketlerde, pazarlarda görülüyor.

* Milletimiz artık, markete gitmek bile istemiyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü, parasının yetip yetmeyeceğini bilemiyor. Çünkü, kasada mahcup olmaktan çekiniyor.  Çünkü, aldığı ürünleri, iade etmek zorunda kalmaktan korkuyor. Ama biz bu gerçekleri dile getirdikçe, iktidar bize; “Abartıyorsunuz” diyor. “Yaygaracılık yapıyorsunuz” diyor. “Yalan söylüyorsunuz” diyor. O yüzden gelin, şimdi hep beraber, enflasyon sepetindeki gıda ürünlerinin, son 1 yıldaki, fiyat artışlarını inceleyelim. Üstelik öyle, her marketin değil, süper indirimli, üç harfli marketlerin fiyatları üzerinden gidelim. Bakalım, yalan mı söylüyormuşuz? Bakalım, abartıyor muymuşuz? Bakalım, yaygara mı yapıyormuşuz?

FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARI

* Mesela; her evin vazgeçilmezi sütün, 1 litresinin fiyatı; 2021 yılının kasım ayında, 7,13 lirayken, 2022 yılının, kasım ayında, 15 buçuk liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 117,4. Mesela; 1 kiloluk beyaz peynirin fiyatı; 2021 yılının, Kasım ayında, 32,89 lirayken, 2022 yılının, Kasım ayında, 85,80 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 160,9. Mesela; 1 kilo yoğurdun fiyatı; 8,74 lirayken, 17,98 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış, yüzde 105,6. Mesela; 1 kilo patlıcan; 7,12 lirayken, 18,90 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış, yüzde 165,6.

*Mesela; 1 kilo domates; 7,36 lirayken, 19,90 liraya çıkmış. Yani, 1 yılda, yüzde 170,3 artmış. Mesela; 1 kilo salatalık; 5,46 lirayken, 11,90 liraya çıkmış. Yani 1 yılda, yüzde 118,1 artmış. Mesela; 1 kilo limon; 4,39 lirayken, 13,90 liraya çıkmış. Yani 1 yılda yüzde 216,8 artmış. Mesela; 1 kilo elma; geçen sene 5,38 lirayken, bu sene 14,90 lira olmuş. Yani 1 yılda, yüzde 177 zamlanmış. Mesela; 1 kilo pirincin fiyatı; 13,04 lirayken, bir senede, 27,50 liraya çıkmış. Yani, yüzde 110,9 artmış.

“ARTIK YOLUN SONU YAKIN ERDOĞAN!”

* Mesela; 1 kiloluk toz şekerin, fiyatı; 2021 yılının kasım ayında, 6,91 lirayken, 2022 yılının, kasım ayında, 24 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 247,4. Evet, yanlış duymadınız, yüzde 247,4. Ancak, tüm bu rakamların karşısında,  TÜİK’e göre şeker, yalnızca, yüzde 153 artmış. Yaa bakar mısınız şu işe?… Ne demişler? Yalancının mumu, yatsıya kadar… Hal böyleyken iktidarın mumu da, artık seçime kadar! Giderayak sönmekte olan, iktidar mumunun, cılız ışığında;  Durmak yok, yalana devam Sayın Erdoğan! Durmak yok masala devam Sayın Erdoğan! Durmak yok, artık yolun sonu yakın, Sayın Erdoğan!

* Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde bu kadar beceriksiz, böylesine ciddiyetsiz bir iktidar daha, görülmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde, milletimizin taleplerine, böylesine kulak tıkayan yaşadığı acılara, bu denli göz yuman bir iktidar daha, görülmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde, vatandaşın cebine, böylesine göz diken bir iktidar daha, görülmemiştir. Ülkemiz bugün, tarihinde görülmemiş bir bunalımın içindedir. Ve bu bunalımın sebebi de, iktidarın ta kendisidir. Nitekim; 2023 yılı bütçesi de, bu gerçeği yansıtıyor. Biliyorsunuz bütçe, geçtiğimiz 17 Ekim’de, Meclis’e sunulmuştu. Ben de, 19 Ekim’deki grup konuşmamda kapsamlı bir bütçe değerlendirmesi yapmıştım.  Konuşmamda, Bay Kriz ve arkadaşlarının ne kadar öngörüsüz olduğunu tahminlerinde, tarihi sapmalar yaşandığını rakamlarla ifade etmiştim.

“BAY KRİZ ÜLKEMİZE 2.DÜNYA SAVAŞI ŞARTLARINI YAŞATMAYI BAŞARDI”

* Biliyorsunuz; 2022 bütçe harcama büyüklüğünün, 1 trilyon 751 milyar lira olması planlanmıştı. Şimdi ise, iktidar, bunun, 3 trilyon 134 milyar lira olacağını söylüyor. Yani, yıl sonu itibariyle, bütçe başlangıç miktarının, neredeyse iki katına çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı koşulları altındaki, 1943 yılından beri böyle bir şey, hiç yaşanmamış. Evet yanlış duymadınız. 79 yıl aradan sonra, Bay Kriz ülkemize, 2’inci Dünya Savaşı şartlarını yaşatmayı, başarmış bulunuyor. Bu olağanüstü başarısızlıktan ötürü, başta Sayın Erdoğan olmak üzere, liyakat abidesi, Ak Parti ekonomi kadrosunu kutluyorum. 2023 yılı bütçesinin, Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri,  25 Kasım itibariyle, sona erdi. İYİ Parti grubu olarak, milletimizin farklı ihtiyaçlarının, karşılanması amacıyla,  tam 26 önerge verdik.

* Mesela; EYT sorununun, tüm hak sahiplerini kapsayacak şekilde, çözülmesi amacıyla 100 milyar liralık, bütçe önergesi verdik. Mesela; internet alt yapımızın güçlendirilmesi ve internet erişimi olmayan, hiç bir hane kalmaması için 3 milyar lira istedik. Mesela; KOBİ’lere destek ödemesi yapılması için 10 milyar lira talep ettik. Mesela; esnaf ve sanatkârlarımıza, aylık 2000 lira destek verilmesi için, 48 milyar lira bütçe ayırın dedik.

* Mesela; kaçak göçmen ve sığınmacıların, sınır dışı edilmesi için geri gönderme merkezleri inşa edilip, gerekli planlama yapılsın diye 10 milyar liralık bütçe önerdik. Mesela; köprü ve otoyollardan, garanti geçişler için yandaş şirketlere ödenmek üzere ayrılan 53 milyar liranın da, bütçeden düşürülmesini talep ettik. Ez cümle; sağlık çalışanlarımızdan, öğretmenlerimize kadar çiftçilerimizden, şehitlerimize ve ailelerine kadar, milletimizin yaşadığı, birçok sorunun çözümü için bütçe önergeleri verdik.

“CUMHURİYETİMİZİN 100. BÜTÇESİ AK PARTİ’NİN DE ‘VEDA BÜTÇESİ’ OLACAK”

* Tahmin edeceğiniz gibi istişareden, demokrasiden, nasibini almamış, Cumhur İttifakı milletvekilleri bu önergelerin tamamını, reddetti. Tabi, bizim milletimiz için verdiğimiz önergelerimizin, tamamı reddedilirken KÖİ projeleri için, yandaş müteahhitlere 102 milyar lira faiz giderleri için de, 566 milyar lira ödenek koyuldu. Miktarını kimsenin bilmediği, kur korumalı mevduat ödemeleri de aynen devam edecek. İşte size Ak Parti’nin, “millet odaklı” bütçe anlayışı… Gerçekten ibretlik. Öyle anlaşılıyor ki; Cumhuriyetimizin 100. bütçesi,  Ak Parti’nin de, “veda bütçesi” olacak.

* Çünkü bu bütçede, ekonominin sorunlarını, yapısal olarak çözecek hiçbir tedbir yok. Kamu yatırımları için ayrılan kaynak, çok yetersiz. Bay Kriz’in tek amacının, ekonomiyi seçime kadar yüzdürmek olduğu çok net bir şeklide anlaşılıyor. Israrla ve inatla sürdürülen yanlış politikaların bedeli vatandaşımıza, yoklukla, yoksullukla, fakirleşmeyle ödetiliyor. Bu bütçede, çiftçi yok, emekli yok, memur yok, asgari ücretli yok, öğrenci yok, EYT’li yok… Bu bütçede, millet yok, millet! Mesela; tarım destekleme bütçesi, enflasyona karşı korunmuyor, çiftçilerimiz mağdur ediliyor. TÜİK’in açıkladığı, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksine göre tarımsal girdilerde enflasyon, yüzde 138,2’e ulaştı. Ama buna rağmen 2022 yılında, tarım destekleme bütçesi sadece yüzde 62,7 artırılıyor. Oysa tarımsal destekleme bütçesi, en azından, tarımdaki girdi maliyetleri kadar artırılmalıydı.

“3-4 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN KEMİKLERİ SAYILIYOR”

* Biz, uzunca bir zamandır derin yoksulluk çalışıyoruz. O evlere giriyorum arkadaşlarımla birlikte. Birçok arkadaşımın kendi imkanları çerçevesinde bir fon oluşturduk, derin yoksulluk fonu. Kitap, kırtasiye eksiği gideriyoruz. Burs vermeye gayret ediyoruz ve o kadar acı ki okul forması alamıyor aileler. Çocuğuna ayakkabı alamıyor aileler. Kırık buzdolaplarının içinde sadece hoşaf buluyorum. Bu ailelerin anneleri, çocukların sabah kahvaltısını, ‘uydur kaydır’ gıda maddeleriyle yapıyor. Öğle yemeğine bir poğaça, elma koyamıyor. Buradan çok şikâyet aldık. Uzun zamandır derin yoksulluk çalışıyoruz. Bizzat kendim gidiyorum. Bu bilginin bir çıktısı olarak, adına Rüzgar Gülü dediğimiz, öğrencilere ücretsiz sabah kahvaltısı ve öğle yemeği önerisinde bulunduk, ‘biz yapacağız ama siz de yapın’ dedik. Sayın Erdoğan’a ‘siz bunun hayır duasını alın’ dedik. Nesli kaybediyoruz. 3-4 yaşındaki çocukların kemikleri sayılıyor. 15 yaşındakilerin çoğu obez protein almadıkları için! Buna kulak tıkadılar! Demre Belediyesi, pilot olarak başladı bu uygulamaya. Kaymakamlık, Demre Belediyesi’nin bu yemek yardımını ortadan kaldırdı, yasaklandı bu! Kimsesizlerin kimiydiniz öyle mi, hadi be!

“ZEHİR ZIKKIM OLSUN!”

* Yoksullukla mücadele için gelmiştiniz değil mi! Ayrımcılık yapmayacaktınız, yasaklarla mücadele edecektiniz! Siz bugün ayrıcalıklı bir sınıf yarattınız! Enesler, Furkanlar, Haticeler ağlarken, siz ‘pudra şekerleri’ çeken, acayip arabalara binen, tuhaf pantolonlar giyen, tuhaf ceketler giyen, kocaman zevksiz kolyeler takan, tuhaf tıraşlı gençler yarattınız! Yazıklar olsun size, haram olsun, zıkkım olsun, zehir olsun!

“SANA NE OLDU ERDOĞAN!?”

* Adı Enes, Furkan, Ecrin… Bu dönemde doğmuş ama kemikleri sayılan çocuklar… Beslenme çantası olmayan ama iyi kötü bir şey çıkaran diğer arkadaşlarına imrenerek bakan, çeşmeden su içip açlığını gideren çocuklar! Sayın Erdoğan ne yapıyorsun! Sen aç yatmanın ne olduğunu bilirdin, unuttun! Sen gece sofraya tek çeşit yemek koyup kendi çatal-kaşık uzatamamış bir annenin hassasiyetini bilirdin Sayın Erdoğan! Sana ne oldu, sen ne oldun! Saray seni ne hale getirdi! Çocukların yemeğini nasıl iptal ettirirsin! Biz kaç tane ilde söyledik bunu! Oyları sen al, artısını sen al, o çocuklar açlıktan kurtulsun. Bodurluk başladı çocuklarda. Boyları uzamıyor. Anlatamam o girdiğim o evlerdeki durumları. Günahtır ya. Bir tarafta zenginliklen, şımarıklıktan gözümüzün içine sokar gibi davrananlar, diğer tarafta açlık çeken çocuklar…

“İKTİDAR HEDEFİNDEN BAŞKA BİR ALTERNATİF YOKTUR”

* Ama; üzerine basarak vurgulamak isterim ki; bu hassasiyete, İYİ’ler ailesinin, bu temel şiarına, uymak istemeyenlerin ve bu ağır yükü taşımaktan, imtina eden yufka yüreklilerin de kutlu yolculuğumuzda yeri yoktur, asla da olmayacaktır. Çünkü;  milletimizin geleceği bizlerin omuzlarındadır. Çünkü; Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi,  “1-2-3 yetmez, 4-5-6 olsun” diyenlerin, koltuk sevdasına kurban edilen memleketimizin İYİ’lerin güneşi dışında, bir alternatifi yoktur.

* İşte o nedenle; bizim için de, milletimizi hak ettiği gibi bir Türkiye’ye kavuşturmak için iktidar hedefinden başka bir alternatif yoktur! Sezai Karakoç ne diyor? “Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için, muhakkak bir Nuh’un Gemisi vardır” İşte İYİ Parti; O, Nuh’un Gemisidir! İYİ Parti; ülkemizi güzel yarınlara ulaştıracak olan inancın, ta kendisidir! İYİ Parti; gönülleri huzura kavuşturacak olan umudun, yılmaz bekçisidir!

“BENİMLE, BU KUTLU MÜCADELEYE, VAR MISINIZ?”

“Asla durmayacağız. Asla yorulmayacağız. Asla yılmayacağız. İyileri, dün yıldırabildiler mi?  Bugün de başaramayacaklar! Cesurları, dün korkutabildiler mi? Bugün de başaramayacaklar! Bizleri, dün yolumuzdan döndürebildiler mi? Bugün de başaramayacaklar! O halde şimdi, bir kez daha sizlere sormak istiyorum: Benimle, bu kutlu mücadeleye, var mısınız? Nice engelleri aştığımız gibi, bugün de, önümüze dikecekleri her türlü duvarı, yıkıp geçmeye var mısınız? Benimle omuz omuza iktidara yürümeye hazır mısınız? Allah sizlerden razı olsun.

* Asla unutmayın: bizim yolumuz, hak yolu, bizim yolumuz, hakikat yoludur. Bizim yolumuz, millet yoludur! Bizim yolumuz, Türkiye’nin kurtuluş yoludur! Ve Cumhuriyetimizin kurtuluşu, Bilge Kağan’ın, Sultan Alparslan’ın, Fatih Sultan Mehmet’in, Hoca Ahmet Yesevi’nin ve Atatürk’ümüzün manevi izinden giden İYİLERİN, yani sizlerin eseri olacaktır! Yolumuz, bahtımız açık olsun! Yüce Allah bizleri milletimize karşı utandırmasın.

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları