KILIÇDAROĞLU’NDAN ERDOĞAN’A: ‘İLACA, ŞEKERE ZAMMI KİM YAPTI, MERKEZ BANKASI BAŞKANI MI? YEMEZLER KARDEŞİM YEMEZLER. BUNLAR ÇİFTLİK BANK GİBİ DEVLET YÖNETİYORLAR.’

Ana Sayfa » GÜNCEL » KILIÇDAROĞLU’NDAN ERDOĞAN’A: ‘İLACA, ŞEKERE ZAMMI KİM YAPTI, MERKEZ BANKASI BAŞKANI MI? YEMEZLER KARDEŞİM YEMEZLER. BUNLAR ÇİFTLİK BANK GİBİ DEVLET YÖNETİYORLAR.’

09.07.2019 - 17:12

KILIÇDAROĞLU’NDAN ERDOĞAN’A: ‘İLACA, ŞEKERE ZAMMI KİM YAPTI, MERKEZ BANKASI BAŞKANI MI? YEMEZLER KARDEŞİM YEMEZLER. BUNLAR ÇİFTLİK BANK GİBİ DEVLET YÖNETİYORLAR.’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuştu.

“Türkiye’de değişimin adresi Cumhuriyet Halk Partisi’dir” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Hiç kimsenin inancı, kimliği, yaşam tarzı dolayısıyla ötekileştirilmesini istemedik” dedi.

“Birilerine değil, Saray’a değil, vatandaşa hizmet etmek istiyoruz” diyen CHP lideri, grup toplantısınde geçen hafta hayatını kaybeden şair ve yazar Küçük İskender’i anarak, “Uygarlığın temeli, kanıtı kültürel birikimdir. Geçen hafta Küçük İskender’i kaybettik, gönüllerimizde yaşayacak” ifadelerini kullandı.

SREBRENİTSA VE ÇORLU KATLİAMINDA YAŞAMINI YİTİRENLERİ ANDI

“İnsan Allahın yarattığı değerli varlıksa, dünyanın her yerinde insana saygıyla yanaşmamız lazım. Bir mucit çıkar bir icat yapar, herkes ondan yararlandır. Edison’un ampülü bulması gibi. Bu bağlamda insanları öldürmek, bir etnik kimliğe katliam yapmak insanlığa aykırıdır” diye konuşan CHP lideri, konuşmasında ayrıca 8 binden fazla sivilin hayatını kaybettiği Srebrenitsa Katliamı ve 25 kişinin hayatını kaybettiği Çorlu tren faciasında yaşamını yitirenleri andı.

ÇORLU DAVASINDA AİLELERE SALDIRI: COPLA, BİBER GAZIYLA ADALET ARAYIŞINDAN VAZGEÇİREMEZSİNİZ

“Aileler sadece bir şey istiyor; adalet istiyorlar” diyen CHP lideri, geçen hafta Çorlu tren faciasının duruşmasında ailelere yapılan polis saldırısını ve duruşmayı izlemelerinin engellemesini eleştirerek “Ya ne yapıyorsunuz siz? Adaleti istiyorlar. Biber gazlarını sıkarak, copları indirerek insanları adalet arayışından vazgeçiremezsiniz. Hangi anneyi çocuğunun ölümünü araştırmasını engelleyebilirsiniz. Adaleti isteyecektir. Aileler suçlu gibi muamele gördü. Biz CHP için bu olayın takipçisi olacağız. Neden? Hak arayan insanlara adalet için haklarını teslim edeceğiz. Benzer olaylar bir daha yaşanmasın diye araştırılmasını istedik ama kabul edilmedi ” dedi.

MEVSİMLİK İŞÇİLERİN SÜREKLİ İSTİHDAM SORUNU

“Aramızda mevsimlik orman işçileri var” diyen CHP lideri, işçilerin çalışma koşullarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bütçede para yok diyorsanız 2750 kişinin maaşını ben ödeyeceğim arkadaş. 2750 kişi çalışacak evine ekmek götürecek. Sarayın müdavimleri var ayda 18 bin lira. Bunlara bu para da ödenmiyor.”

ODTÜ’DE ÖĞRENCİLERE SALDIRI

“Bir ülkeyi büyüten, saygınlık kazandıran kurumların başında üniversiteler gelir” diyen ana muhalefet partisi lideri, ODTÜ’deki polis saldırısına ilişkin şunları dile getirdi:

“Üniversite kurmak daha nitelikli, kaliteli sorular sağlamasını sağlamaktır. ODTÜ de bizim gözbebeğimiz üniversitelerdendir. Hepimiz gençliğimizi yaşadık, onların taleplerini dinlemek lazım, “neden isyan etti”, “otur oturduğun yerde” yerine istediklerine kulak kabartmak lazım.

Üniversitenin  ortasında ağaç kesimine itiraz ediyorlar. Birini dövdüler mi, cam çerçeve kırdılar mı hayır! Bunlar bizim geleceğimiz, bunlar bizim evlatlarımız. Yarının kaymakamı, öğretmeni. Neden şiddet, neden baskı? Ne istediklerini konuşmamız lazım. Olay büyüyünce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı arkadaşımız Mansur Yavaş arıyor ODTÜ rektörünü “Yurda mı ihtiyacınız var, para harcamayacaksınız ben size yurt yapacağım” dedi.

ODTÜ rektörüne sesleniyorum; öğrenciler benden ve senden daha iyi sorgulayan evlatlarımızdır. Onlar bizim çocuklarımız. Mansur Başkanın sesine kulak verin. Öğrencilerin bütün istedikleri niteliklere sahip bir yurt yapıp verecek size. Öğrencinin burnu kanamasın istiyoruz. Orada o çocuk cop yediğinde o çocukların anne babaları, yurttaşlar üzülüyor. Onlar büyüyecekler mucit olacaklar, çok önemli başarılara imza atacaklar. Niye küstürüyoruz bu çocukları. Üniversite şiddet olmaz, tartışma olur uygarca. Dünya görüşlerini paylaşırlar. Gençler heyecanlıdır. İdare kavgaya zemin hazırlamamalıdır.”

SETANIN GAZETECİLERİ FİŞLEME RAPORU: MEDYA TARİHİNİN YÜZ KARASI!

Artı Gerçek’te yer alan habere göre Kılıçdaroğlu “Uluslararası Basın Kuruluşlarının Türkiye uzantıları” adı altında gazetecileri fişleyen SETA raporuna ilişkin ise şunları söyledi:

“Bu rapor medya tarihimizin yüz karasıdır. Gazetecileri fişlerseniz doğru haberi nereden alacağız? SETA iktidardan para alan bir kuruluştur, dünyanın parası veriliyor.

SETA, çocukları aç ailelerle niye ilgilenmiyor, dış politikayı niye araştırmıyor? Neden, çünkü Saray üzülür.  SETA dediğiniz kuruluş bir düşünce kuruluşu değil, iktidarın borazanlığını yapan, oradan para alan, cebini dolduran, iktidarın şakşakçısı bir kuruluştur. SETA rapor hazırlamış önemli değil, onları konuşmak da zaman kaybı. Gazeteciler Sendikası suç duyurusunda bulundu bunlar hakkında. Bütün baskılara rağmen kalemini satmayan gazeteciler var. Onların başımın üstünde yeri var, onların önünde şapkalarımızı çıkarıyoruz.”

MERKEZ BANKASI’NIN ‘KEFEN PARASI’NIN İSTENMESİ: YİYECEKLER, DOYMADILAR!

Kılıçdaroğlu konuşmasının devamını ekonomiye ayırdı:

“-Üreten bir ülke güçlü bir ülkedir. Hiç aklınıza gelir miydi bir gün patates ve soğan ithal edeceğimiz. Emin olun benim aklımın köşesinden geçmezdi. 32 milyon dolar ödendi mayıs ayına kadar. Bizim çiftçimize verilseydi o para bütün ülkeyi patatese boğarlardı. Türkiye’de toprak mı bitti, çiftçi mi yok, traktör mü kalmadı? Hepsi var, ama bir şey eksik… Namuslu siyaset eksik. İnsanını düşünen siyaset eksik. Ekonomiyi tefecilere teslime ettiler. Ne oldu da Türkiye 160 milyar faiz ödedi? Bu para Türkiye’de harcansaydı işsizlik ne olurdu? Evlerde huzur, bereket olurdu. Biz faize karşıyız diyorlardı, sen onu benim külahıma anlat. 160 milyar dolar faizi bu milletin 82 milyon vatandaşı ödedi. Su içerken, mama alırken, bulaşık yıkarken vergi ödüyorsunuz. Eliniz titremedi mi bu faizi öderken?

-Ne diyorlar ‘Biz faize karşıyız’. Sen onu benim külahıma anlat! Faizi bu ülkenin 82 milyonu ödedi, Bulaşık yıkarken, minibüse binerken 82 milyon faiz ödedi. Gidip borç aldı ödedi.

-Merkez Bankalarının ‘kefen parası’ dedikleri ihtiyat akçeleri oluyor. Eğer bir iktidar kefen parasına muhtaç hale geldiyse o memleket yönetemez. Nereye gidecek bu para? Yiyecekler, doymadılar. İnsaf, ne yapacaksınız kardeşim.”

MERKEZ BANKASI BAŞKANININ GÖREVDEN ALINMASI

“Merkez Bankası Başkanını görevden aldılar. Merkez Bankası Başkanı bağımsız değildi ki. Merkez Bankası kağıt üstünde bağımsız. Bilmeyen mi var? Bütün dünya biliyor. ‘Faizi indirin’ diyordu indiriyordu. Erdoğan sıkıştı, faizler yükselmiş… Kendi beceriksizliğini bir bürokratın üstüne yıkarak kurtulmak istiyor. Kurtulamazsın.

-İlk toplantıda faizi sıfırlayın, vallahi de billahi de alkışlayacağım. İndirin faizi, Erdoğan dünya tarihine girsin diye kampanya hazırlayacağım.

-Sorumlu Merkez Bankası değil. Bu memleketin kakınma planı yok. Söylediğin hedeflerin hiçbiri tutmadı. Beyefendinin hiçbir sorumluluğu yok. Bizim Merkez Bankası başkanının bağımsız olmadığını Mısır’daki sağır sultan bile biliyordu. İlaca, gübreye, şekere, ete, süte, patatese zammı kim yaptı? Merkez Bankası Başkanı mı? Hayır, sen yaptın. Pürü pak temiz misin? Yemezler kardeşim yemezler.

-Faizi indirmedi diye Merkez Bankası Başkanını görevden aldık diyor. Erdoğan’a herkesin anladığı dilden sormak istiyorum; gecikme faizini 10 ayda yüzde 78 arttırdın. Sen o koltukta hangi ahlakta, hangi yüzde oturacaksın.”

HÜKÜMETE ÇİFTLİK BANK BENZETMESİ: DEVLET 

“-Aile şirketi gibi devlet yönetiliyor deniliyor. Aile şirketleri ciddi kuruluşlardır. Hani şu tosuncuk, Çiftlik Bank var ya. Bunlar Tosuncuk gibi, çiftlik bank gibi devlet yönetiyorlar. Devlet böyle yönetilmez!”

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :