KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- BİR ÇOCUĞUN ÇİZDİĞİ RESİMLE MUTLU OLMAK

Ana Sayfa » HAYATIN İÇİNDEN » KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- BİR ÇOCUĞUN ÇİZDİĞİ RESİMLE MUTLU OLMAK

22.04.2020 - 21:24

KORONA GÜNLÜKLERİ

KORONA GÜNLÜKLERİ

yazarın tüm yazıları
KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- BİR ÇOCUĞUN ÇİZDİĞİ RESİMLE MUTLU OLMAK

 

 

“HALAAA!!! HAAALAAA !!! DİYE SESLENDİ, İBİŞ RESMİNİN ÇİZERİ… “

Az önce saydım, tam otuz dört gün olmuş dışarıya çıkmayalı… Evdeki ayrılmaz parçalarım ve apartman görevlimiz dışında, balkondan görebildiğim insan yüzleri var sadece… Hal böyle olunca ister istemez, virüsün yaşamımızın baş aktörü olmadığı günlerde yaşadığım güzel anları hatırlıyorum, yüreğime iyi gelsin diye….

Balkondan bakınca, mahallemizin kasabı Volkan Bey’in dükkanına doğru yürürken, küçük oğlu Samed’in uzaktan belirdiği, avaz avaz bağırarak koşup sarılarak beni şaşırttığı o günü hatırladım :
“Halaaaa!!! Halaaaaaa !!!”

A harflerinin tümünün üzerinde şapka vardı…

Samed, dört yaşında ve çok az konuşuyor, konuştuğunda da dedikleri anlaşılmıyor genellikle. Doktorlar, konuşma konusunda tembel olduğunu söylemişler. Anne, babasına “Ne dediğini anlamayıverin ki konuşmak zorunda kalsın…” demişler. Gerçi şimdilerde daha çok cümle kurma gayretinde.

Dükkana uğradığımda konuşuyorum onunla. Dinliyorum heyecanlı, kendince cümlelerini. Ama koşarak gelip sarıldığı güne dek, bana hiç hala dememişti. Hem şaşırmış, hem de çok sevinmiştim…

O günün ertesinde, dükkana gittiğimde, Samed yine” Halaaaa!!! ” diye bağırdı beni görünce ve yine bir şeyler anlattı kendi dilinde… Babasına :” Samed beni halalığa uygun gördü, ne kadar sevindim” dedim.

“Sormayın” dedi Volkan Bey “Bugün bir yere gittik birlikte, oradaki ilk kez gördüğü yaşlı amcanın da elini öptü kendiliğinden. İlginç çocuk bizim oğlan…” “Ah!!” dedim ” Sevgi dolu bir çocuk bu. Ne kadar güzel. Sakın karışmayın ona…”

İçimden, güzel çocuk yüreğinin hiç bozulmamasını diledim ama bir yandan da o yüreğin güzelliğini görecek insanlarla karşılaşmasını da dileğime ekledim.

Çocukçadan anlayan fazla insan yok… Hayal kırıklığına uğramak her yaştaki çocuk için kaçınılmaz o yüzden…

Kış henüz bitmemişken bir gün yine Samed’lerin dükkanına uğradım. Samed’in annesi güler yüzlü Şaziye Hanım’ın yüzündeki güllerin daha da bir açılmış olduğunu gördüm ve neşesine ortak olmak istedim. Şu asık yüzlü dünyada, neşe bulunca kaçırmadan katılmak gerek ne de olsa…

“Bizim kız, ilçenin İstiklal Marşı temalı resim yarışmasında derece aldı.Hiç beklemiyorduk. Ama onca çocuk arasında ilkokullar birincisi olmuş…” dedi. Söz konusu küçük kız, Samed’in altı yaşındaki ablası Ecrin. Resmin fotoğrafını çekmişler. Gerçekten çok güzeldi. Dünya kocaman bir kafes olmuş ve küçük bir kız kafesteki güvercinleri uçuruyor gökyüzüne… Dereceye girmeyi hak etmiş Ecrin’i kutladım büyük mutlulukla…

“Çizgilerin çok güzel. Sakın resim yapmaktan vazgeçme..” dedim. Sevinerek baktı yüzüme,başını salladı.

Alışveriş ve sohbet bitince dışarı çıktım. Kaldırımdan indiğimde, arkamdan dolaşıp bir top gibi hızla, önüm sıra caddeye fırlayıverdi Samed… Küçüçük yüzü bana dönük, yine bir şeyler anlatmanın derdinde… Arabaların hızla geçtiği bir cadde orası, bir felaket olması an meselesiydi. Kenara çektim ve ”Şimdi dinliyorum seni, kaldırımda kal ve anlat…” dedim.

Elindeki kağıdı uzattı heyecanla, kendi dilinde hızla konuşarak. Dediklerine odaklandım ama anlayamadım. O yine dediklerini tekrarlayarak ısrarla kağıdı işaret etti. Kağıdı aldım elinden… Bir çırpı adam çizmiş…Kaşı gözü birbirine girmiş. Acele çizildiği çok belli…

Resimdeki çizgi adamın adını söylediğini anladım birden… “Tekrar söyler misin lütfen ? Adı İbiş mi?” dedim.

Başını evet anlamında salladı en sonunda anlaşılmış olmanın mutluluğuyla aydınlandı küçük yüzü…

“Güzel olmuş İbiş resmi “dedim kağıdı ona geri uzatırken…Elimi itti. “İbiş resmini benim için mi yaptın? dedim.

Başını salladı bir kez daha.

“Hep saklayacağım İbiş’in resmini. Benim için bir resim çizdiğin için çok sevindim. Teşekkür ederim Samed…” dedim ayrılırken…

Komşu halasının, ablasının yaptığı resme övgüler düzmesi üzmüş onu belli ki… Hemen bir resim çizerek “Beni unuttun mu? Buradayım…” demek istediğini biraz gecikerek, ama çok geç olmadan anladım. Ablasının başarısını kutlarken onu unuttuğuma canı sıkılmış …

İbiş resmini hep görebileceğim bir yerde tutuyorum. Temiz, sevgiye dair adı konmamış bir şeyleri özlediğimde o resmi çıkarıyorum ortaya, o çırpı adama bakıyorum…

Samed de ablası da virüs tutuklusu nicedir, bizler gibi… Ne zaman görüşürüz, orası belli değil…

Giderek kirlenen şu dünyada, çocukları düşününce aydınlanıyor içim… İyi ki çocuklar var…İyi ki…

Öznur Eren Kanarya

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :