KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- DOKUNMUYORUM…SARILMIYORUM

Ana Sayfa » HAYATIN İÇİNDEN » KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- DOKUNMUYORUM…SARILMIYORUM

24.03.2020 - 21:25

KORONA GÜNLÜKLERİ

KORONA GÜNLÜKLERİ

yazarın tüm yazıları
KORONA GÜNLÜKLERİ…ÖZNUR EREN KANARYA YAZDI- DOKUNMUYORUM…SARILMIYORUM

 

 

Benzer bir başlık altında yazmıştım iki gün önce…

“Senin için çok zor olduğunu biliyorum ama lütfen artık kimseye dokunma ve sarılma.” demişti en sevdiklerimden biri…

O günden beri bir kerecik sarıldım bir insana…

Demiştim size, ben dokunmayı, sarılmayı severim…

Huyumu bilen sevdiklerimi üzmemek için, elimden geleni yapıyorum. Zorunlu olmadıkça çıkmıyorum dışarıya. Çok özlüyorum insanlarımı… “Gel” derlerse, seslerine dayanamam diye aramıyorum kimseyi… Korom ara verdi çalışmalara… Nihavend ve hicazdı salı akşamları bir kaç aydır, ne güzeldi… Şarkılar sustu belirsiz bir süre için… Hafta sonu seslendirme çalışmasında tek başımaydım… Sevdiklerimin itirazlarını dinlemeden girdim stüdyoya… Arkadaşlarım yazdı az önce… Bir süre gelmeyeceklermiş… Tek başıma sürdürebilir miyim? Bilmiyorum… Hafta sonu, hoş insanlarla sürdürdüğüm tiyatro çalışması da ertelenecek sanırım…Nisanda oyunu sahneleyerek öğrenciler için burs fonu oluşturmayı amaçlamıştık oysa…

Dışarı çıktığım ender zamanlarda insanları gözlemliyorum.

Dün kasabımızda, alışveriş için yarım saatten fazla sıra bekledim. Genç bir adam, kilolarca et aldı. Dört yüz lira ödedi. Kasabımız dedi ki: “İki gündür iki kilodan az et almıyor insanlar.” Sonra tezgahın üstündeki yığını göstererek :” Bak, biri yedi kilo ısmarladı. Onu hazırlayacağım şimdi…” Ben her zaman aldığım kadar aldım alacağımı… Benden sonra gelen ve dışarıda hava alan iki gence takıldım giderken :” Sıranıza sahip çıkınız. Sıra sizde.” dedim… Güldüler…

Bu, sesle sarılmaktı, yasaktan sayılmaz değil mi?

Karşı marketin makarna ve temizlik kağıdı raflarına rağbet fazlaymış. İnsanlardaki bu tüketme, stoklama telaşını aklım almıyor benim… Her dakika virüs odaklı öneri veya uyarı içeren mesajlar geliyor. Okumuyorum hiç birini.. Virüsü ciddiye almadığım için değil, uzayan yazışmalardaki bilgi kirliliğinden bunaldığımdan … Bütün haberleşme gruplardan çıkmak geliyor içimden… Sanal alemde yazıyor birileri  ” Bir musibet, bin nasihatten iyidir ” diye…

Yaşananlara bakılırsa, insanoğlu öyle kolayca değişmiyor. Herkes neyse o. Durup sorgulamıyor kimse. Aksine, başkalarının ihtiyaçlarını düşünmeden, ihtiyaçlarının çok üzerinde depolama yapıyorlar… Bencillik, doymak bilmezlik,” başkasından bana ne?” duygusu hakim ortalıkta… Herkeste yoğun bir karamsarlık, korku, hatta panik havası…Sakince ama üzülerek, bazen de kızarak izliyorum bu karmaşayı… Düşünmüyorlar ki, tek başına nasıl yaşar insan? Elindekiyle yetinmeyi bilmezse, başkalarıyla paylaşmayı öğrenmezse, kollarını kapattığında, kendi bedeni dışında sarılacak biri kalmadığında, yaşamanın nasıl tatsız tutsuz, amaçsız bir hal alacağını nasıl göremiyorlar? Oysa tüketmenin değil çoğaltmanın, bencilliğin değil paylaşmanın tadına birlikte varılsa, ne güzel yaşarız… Hepimize yeter bu dünya…

Başa dönersem : Bugünlerde kimseye dokunmuyorum, sarılmıyorum…

İyi ama, yaşıyor-muyum?

Öznur Eren Kanarya

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :