M.ZİYA YERGÖK YAZDI- ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA BÜYÜK ŞAİR TEVFİK FİKRET

Ana Sayfa » GÜNCEL » M.ZİYA YERGÖK YAZDI- ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA BÜYÜK ŞAİR TEVFİK FİKRET

19.08.2018 - 8:29

M.ZİYA YERGÖK YAZDI- ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA BÜYÜK ŞAİR TEVFİK FİKRET

           

2005 Yılında,TBMM Genel Kurulu´nda,”Gündem Dışı Konuşmalar”bölümünde söz almış ve Aydınlanma devrimimizin öncüsü büyük şairimiz Tevfik Fikret´in 90. ölüm yıldönümü nedeniyle bir anma konuşması yapmıştım.Şairimizin edebi kişiliğine ve toplumcu yönüne değindikten sonra,o dönem sadece iki partinin olduğu ve üçte ikisini AKP´lilerin oluşturduğu Genel Kuruldaki konuşmamı,şairin ünlü Han-ı Yağma (Yağma Sofrası) şiirinden bir bölüm okuyarak tamamlamıştım. 

          On yıl sonra, değerli şairimizin 100.Ölüm yıldönümünde Aşiyan’daki mezarı başında Galatasaraylılar Derneği’nce düzenlenen anma toplantısında da bulunmuş, sevgili Galatasaray’lı dostum Prof.Dr.Tolga Yarman’ın önerisiyle burada da kısa bir konuşmam olmuştu.24 Aralık 1867 yılında doğan,19 Ağustos 1915 yılında henüz 48 yaşında iken vefat eden şairimiz Tevfik Fikret 12 yaşında annesini kaybetmiş, memur olan babası Saraya jurnal edilerek Arabistana sürgüne gönderilmiş,19 yıl sürgünde kalmış ve orada ölmüştür.Bu iki olay da şairi duygusal olarak çok etkilemiş daha da karamsar yapmıştır.

          Servet-i Fünün Edebiyatının kurucusu ve Edebiyat-ı Cedide´nin şiir alanındaki en önemli temsilcisi olan şair bu dönemde daha çok sanat için şiirler yazmış,1901´den itibaren ise toplumcu şiirlere ağırlık vermiş,hürriyet,millet ve vatan konularını işlemiştir. Devleti yağmalayan ve milleti soyanlara ağır eleştiriler getirmiş,aklın ve bilimin yol göstericiliğine ve gelecek günlerin aydınlığına inanmış,bunu şiirlerine de yansıtmıştır.Öyle ki;unutulmaz milli eğitim bakanlarımızdan Hasan Ali Yücel,Tevfik Fikret’in bu savaşımını “Bağnazlığa karşı savaş, baskı yönetimlerinden nefret ve ahlaksızlığa karşı savaş” olarak nitelemiştir.

Tevfik Fikret II.Abdülhamid´in istibdat yönetimine de onu deviren II. Meşrutiyetin parti diktasına da meydan okumuş,otoriteye boyun eğmemiş,biat etmemiştir.Bu nedenle,onaylamadığı ve karşı olduğu bir rejime hizmet etmemek amacıyla ittihatçıların Maarif Nazırlığı (Milli Eğitim Bakanlığı) önerisini reddetmiştir.Mensubu olmaktan hep onur duyduğu,öğrenim gördüğü ve birincilikle mezun olduğu Galatasaray Lisesi müdürlüğü ile yetinmiştir.Öğretmen maaşlarındaki haksız bir kesintiyi protesto ederek bu görevinden de ayrılmıştır.Günümüzde makam ve mevki için renkten renge girenleri,koltuk uğruna birbirini ezenleri gördükçe Fikret´in ilkeli ve soylu davranışına saygı ve hayranlık duymamak mümkün değildir.Diğer taraftan,yüz yıl öncesinden”Kızlarını okutmayan bir millet,oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir.Hüsranına ağlasın!”diyen de Tevfik Fikret’tir.

           Öğretmenlik yaptığı Robert Kolej´in yanında,mimari çizimlerini,planlarını ve uygulamasını kendisinin yaptığı ve Aşiyan (Kuş yuvası) adını verdiği bir ev yaptırmış ve ölünceye kadar burada yaşamış,ölünce de evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etmiştir.Aşiyan,şairin ölümünün ardından ziyarete açılmış,hemen her yıl anma toplantıları yapılmıştır. Aşiyan´ın 1918 yılındaki ziyaretçilerinden biri de “Ben inkılap ruhunu Fikret’den aldım” diyen Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal olmuştur. ”Fikret kimdir biliyor musunuz? O’nu tanıyanlar,benim ne yapmak istediğimi kavrayacak kimselerdir” sözü de Atatürk’e aittir.2010-2012 yıllarında onarımdan geçerek yeniden düzenlenen Aşiyan günümüzde Tevfik Fikret Müzesi olarak hizmet vermektedir.Mutlaka gezilip görülmelidir.

          Tevfik Fikret,Çağdaş ve müsbet ilim tahsili için büyük umutlarla yurt dışına, İskoçya´ya gönderdiği oğlu Haluk için yazdığı “Haluk´un Vedaı” şiirinde oğluna şöyle seslenir:

                   “Bize bol bol ziya kucakla getir,

                     Düşmek etrafı görmemektendir.”

 

         Şair “Doksanbeşe Doğru” şiirinde yine yürekli bir çıkış yaparak otoriteye adeta meydan okur;

                   “Ey halkıma bir şamar gibi inen paslı yasak!

                     Ey kanuna saygıyı tepen kara zulüm!

                     Halkı ve kanuna saygıyı kutsal tanıyan her yürek

                     Yarın seni yerin dibine soka soka anacak.

                      Düşsün,zorbalık için,sana eğilen başlar birer birer!

                      Kopsun,seni bir hak diye alkışlayan eller!” der.

 

          Tevfik Fikret´in “Millet Şarkısı” da günümüz için geçerli mesajlar taşır ;

                     “Çiğnendi yeter, varlığımız cehalet ve kahırla;

                       Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz.

                       Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare.

                       Can kardeşi,kan kardeşi,şan kardeşiyiz biz.

                       Millet yoludur,hak yoludur tuttuğumuz yol;

                       Ey hak,yaşa,ey sevgili millet,yaşa.. Var ol!”

 

          Tevfik Fikret,”Haluk´un Amentüsü (İnancı) şiirinde ise;

                      “Yer yüzü vatanım, insan soyu milletimdir benim,

                        Ancak böyle düşünenin insan olacağına inandım.

                        Kan şiddeti besler, şiddet kanı… Bu düşmanlık

                        Kan ateşidir, kanla sönmez inandım.

                        Bir gün fen,şu kara toprağı altın yapacak

                        Ne olacaksa bilim gücüyle olacak… inandım” diyecektir.

         Tevfik Fikret gibi çok tartışılan bir şairle ilgili yazılmış çok sayıda yazı,kitap, araştırma ve inceleme bulunmaktadır. Benim Fikret´le ilgili okuduğum ve beğendiğim değerli kitaplardan biri de yazarıyla tanışmamıza ve dostluğumuza  vesile olan,”Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği” isimli kitaptır.Değerli gazeteci-yazar Orhan Karaveli´nin bu kitabı halen Kırmızı Kedi tarafından yayınlanmaktadır.Digeri de yine kıdemli gazeteci-yazar Hıfzı Topuz´un Remzi Kitabevi´nden çıkan “Elbet Sabah Olacaktır” adlı kitabıdır.Yazar,eleştirmen Hikmet Altınkaynak’ın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından yeni çıkan “Edebiyatımızdan Portreler” adlı eserinde de Tevfik Fikret’le ilgili yeni bilgilere yer verildiğini görüyoruz.

         Bu anma yazısı nedeniyle anımsatmak isterim ki,Gürsel Göncü yönetimindeki ”#tarih dergisi”nin,Ağustos 2015 sayısı da ölümünün 100.yılı vesilesiyle kapak resmiyle birlikte adeta Tevfik Fikret özel sayısı gibi yayınlanmış ve bu ‘özel’ sayıda önemli şair,tarihçi-yazarlar Enis Batur,Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Emin Nedret İşli’nin Tevfik Fikret’le ilgili çok değerli görüşleri yer almıştı.

          Şair Enis Batur, “Fikret,şairden fazladır, fazlasıdır,çünkü bir simgeye dönüşmüştür”dedikten sonra devamla “Türk şiirine apaçık ve doğrudan ilk siyasal duruşu taşıyan başkası değildir.Ve sözkonusu duruşun ana niteliğinin ‘fikri ve vicdanı hür’olma özelliğinde billurlaştığını belirtmek gerekir”diyor.

           Tarihçi Ahmet Kuyaş´a göre de,”Tevfik Fikret gerçek bir geç 19.yüz yıl Osmanlısıdır.Tanzimat döneminin meyvesidir ve Tanzimatı Cumhuriyet´e bağlayan öncü bir aydın”dır.

           Tarihçi Necdet Sakaoğlu ise,”kısa ömrünün 10 yaşından 42 yaşına kadarki 32 yılını mizacına aykırı istibdat rejiminde; ölümünden önceki bir kaç yılı da Kayalar´daki Aşiyan´ında münzevi geçiren Fikret, en çok II.Abdülhamid´e ve II.Meşrutiyet´in parti diktasına kin duymuştu”der.

           Son olarak,sahafların piri Emin Nedret İşli´de “Meyve veren hiçbir ağaç bu kadar taşlanmamıştı” başlıklı yazısında “Hayat tarzı,mücadelesi,yazdıklarıyla edebiyatımızın en önemli kişilerinden Tevfik Fikret kadar,dikkatleri ve şimşekleri üstüne çeken bir başka şair yoktur.Hakkındaki tartışmalar,20.yüz yılın edebi ve siyasal noktalarıyla kesişir” demektedir.

           “Evet, sabah olacaktır,sabah olursa geceler geçer,kıyamete dek sürmez” diyen “Aydınlanma Devriminin” öncüsü büyük şairimiz Tevfik Fikret’i ölümünün 103. yılında saygı ve özlemle anıyoruz

Ziyaretçi Yorumları

Aziz Ekşi19 Ağustos 2018

Çok güzel bir yazı Ziya bey.Aydınlığa giden yorucu yolda tonik etkisi yapıyor.SAygı ve sevgi ile..

İlgili Terimler :