MELİH GÖKÇEK’TEN MANSUR YAVAŞ’A, MEHMET ÖZHASEKİ’DEN MUSTAFA SARIGÜL’E UZANAN BİR SEÇİM ANALİZİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » MELİH GÖKÇEK’TEN MANSUR YAVAŞ’A, MEHMET ÖZHASEKİ’DEN MUSTAFA SARIGÜL’E UZANAN BİR SEÇİM ANALİZİ

03.02.2019 - 17:29

MELİH GÖKÇEK’TEN MANSUR YAVAŞ’A, MEHMET ÖZHASEKİ’DEN MUSTAFA SARIGÜL’E UZANAN BİR SEÇİM ANALİZİ

Ankara’nın eski büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek, CHP’nin Ankara adayı Mansur Yavaş aleyhine eleştirilerini “yoğunlaştırdı”. Peki Gökçek, Yavaş’ı eleştirirken AK Parti adayı Özhaseki’nin oylarını mı düşürüyor? AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım neden “Beni yıpratmayın” dedi? CHP’den istifa eden Sarıgül’e yandaş medyanın ilgisi neden?

Gazete Duvar’da yer alan analiz Ankara ve İstanbul’da yukarıdaki isimler bağlamında yaklaşan seçimin perde arkasına ışık tutuyor. Ankara’nın eski büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek’in CHP’nin Ankara adayı Mansur Yavaş aleyhinde yaptığı açıklamalar iktidar kanadında da tepkiyle karşılandı. Gökçek’in, ‘Yavaş, Makedonya kökenlidir’ açıklaması gibi pek çok sözünün, Yavaş’a puan kaybettirmek bir yana AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki’ye zarar verdiği yorumu yapılıyor. AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, adaylığının ilk gününden bu yana Melih Gökçek’le arasına mesafe koyan açıklamalarıyla dikkat çekiyor. Özhaseki Gökçek’in son çıkışına ilişkin de “Melih Bey benim kampanyamın parçası değil…üslubu benim üslubum değil” demişti. Peki Özhaseki bu kadar açık ifade etmesine rağmen Gökçek neden ısrarla konuşuyor?

Ankara kulislerinde birçok yorum yapılıyor. Bunlar arasında en uç ve dikkat çekeni şöyle: Deniyor ki, Gökçek, tutumunun Özhaseki’ye zarar verdiğinin farkında. Stratejisini, siyasi parti il başkanlıklarının büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına vermeleri için son gün olan 19 Şubat takvimine göre belirleyen Gökçek, bu süre zarfında Özhaseki’nin oy kaybettiğini göstererek AK Parti’ye, “Özhaseki yarışı kazanamaz, bırakın tekrar aday olayım” diyecek. Yıllardır Gökçek’le aynı saflarda siyaset yapan tecrübeli isimler, “Söz konusu olan Melih Gökçek ise hiçbir şey bizi şaşırtmaz” diyorlar.

‘BİNALİ YILDIRIM, BENİ YIPRATMAYIN DEDİ’ İDDİASI

Meclis Başkanı Binali Yıldırım, Anayasanın açık hükmü ortadayken AK Parti tarafından İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı olmasına rağmen görevinden istifa etmemesiyle epey tartışıldı. Geçtiğimiz hafta CNN Türk’te katıldığı programda şöyle dedi Yıldırım, “Adaylık başvurum yapıldığından itibaren istifa edeceğim, resmi başvuru tarihi 18 Şubat’ta bırakacağım”.

AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım’ın Meclis Başkanlığı görevinden istifa etmemesi, siyasi kulislerde farklı iddiaları da gündeme taşıdı. Konunun, AK Parti açısından iç dengeler boyutu, parti içi çekişmeler, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Yıldırım’ın arasının iyi olmadığı iddiası en çok konuşulanlar arasındaydı. Ancak bir konu daha var ki, hiç dillendirilmedi. Bu süreçte muhalefet partileri de Binali Yıldırım’ı yıpratacak bir tutum izlemediler. Yıldırım’ın uzunca bir süredir samimi sohbetlerde, farklı siyasetlerin temsilcilerine “Beni yıpratmayın. Beni koruyun” dediği konuşuluyordu. Bu nedenle şöyle bir yorum da yapılıyor, “Bu son krizde Yıldırım, istifa etmemesinin kendisine puan kaybettirdiğini görmese istifa etmezdi. Muhalefet partileri de konunun çok üstüne gitmeyecekti zaten. Ancak istifa, AK Parti’de de karşılık bulunca etmek zorunda kaldı”… Bütün bu tartışmalardan geriye ise Binali Yıldırım’ın neden “Beni yıpratmayın. Beni koruyun” dediği sorusu kalıyor.

‘YANDAŞ MEDYANIN İLGİSİ, SARIGÜL’E DESTEK DEĞİL CHP’YE KÖSTEK’

Şişli’nin eski belediye başkanı Mustafa Sarıgül geçtiğimiz hafta CHP’den istifa ederek DSP’ye geçti. Sarıgül, DSP’nin Şişli adayı oldu. Hükümete yakın medyada, Sarıgül’ün CHP’den ayrılırken yaptığı sert eleştirilerden DSP’ye geçişine kadar tüm açıklamalarına geniş yer verilmesi dikkatlerden kaçmadı. 31 Mart Yerel Seçimi öncesi iktidara yakın medya CHP’lilerin de yakın takibinde. Bazı CHP’liler bu durumu şöyle yorumluyor, “Yandaş medya, Mustafa Sarıgül haberlerinin yanı sıra CHP’deki parti içi tartışmalara ve küskün partililere o kadar geniş yer veriyor ki, bunun özellikle yapıldığı açıkça görülüyor. Bu yayın organlarında haberlerde genellikle bizi suçlayıcı, karalayıcı bir dil kullanılırken Sarıgül haberlerinde “tarafsız” yayıncılık yapıldığına tanık oluyoruz. Yandaş medyanın ilgisi, Sarıgül’e destek değil CHP’ye köstek olmak.” CHP kulislerinde bunun Sarıgül ile sınırlı olmayacağı, CHP oylarını bölmek için AK Parti’nin, diğer küskün CHP’lilere de farklı taktiklerle gizliden gizliye destek çıkarak bu seçim bölgelerini CHP’ye kaybettirmeyi amaçladığı konuşuluyor.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :