MÜZİSYENLERİN İSYANI: FABRİKALAR AÇIK AMA BİZ ENGELLENİYORUZ

Ana Sayfa » HAYATIN İÇİNDEN » MÜZİSYENLERİN İSYANI: FABRİKALAR AÇIK AMA BİZ ENGELLENİYORUZ

20.11.2020 - 8:10

MÜZİSYENLERİN İSYANI: FABRİKALAR AÇIK AMA BİZ ENGELLENİYORUZ

 

Coronavirus’un bulaşıcılığına karşı sahne aldıkları mekanlara getirilen kısıtlamalar müzisyenleri eve ekmek götüremeyecek duruma getirdi. Müzisyen Selçuk Beltan, 2 ay önce sokakta Beyoğlu Balediyesi zabıtalarının müdahalesiyle karşılaştığını belirterek, müzik yapamaz hale geldiklerini belirtirken, 32 yıllık müzisyen 2 çocuk babası Ayhan Ak ise, “Sadece müzisyenleri susturarak, müzik yapan işletmeleri kapatarak çözüm bulmaya çalışıyorsunuz” dedi.

Müzisyenler, Coronavirus (Covid-19) salgınıyla birlikte kafe ve restoran dahil birçok işyerine getirilen sınırlama nedeniyle geçinemeyecek duruma geldi. “Sessizlik eylemi” ve basın açıklamaları ile geçinemediklerini duyurmaya çalışan müzisyenler, müzik icra ettikleri mekanlara yeniden kısıtlama getirilmesiyle birlikte yetkililerin sorunlarına çare olacak adımlar atmak yerine, sorunlarını görmezden geldiğini söylüyor.

Artı Gerçek’ten Yağmur Kaya’nın haberine göre yıllardır insanlara sesli bir şekilde taleplerini ve sorunlarını anlatmaya çalıştıklarını ifade eden müzisyen Selçuk Beltan, çözümü bu kez “Sessizlik eylemi” yaparak bulmaya çalıştıklarını ifade etti. “Virüs yaptığımız müzik üzerinden yayılıyorsa o zaman susuyoruz. Ses çözüm olmadı, bir de sessizliği deneyelim’ dedik” diyen Beltan, suskunluklarının ses getirmesini temenni ediyor. Beltan müzikte sessizliğin bir işareti, anlamı, özel bir yeri olduğunu ifade ederek, kamuoyunun sessiz çığlıklarını duymadığı gibi hükümetin de virüsün yayılımını engellemek adına eğlence yerlerine yeni bir kısıtlama getirmesiyle, yetkililerin sorunlarına çözüm bulmak yerine, var olan sorunu bu yeni kısıtlamayla daha da derinleştirdiğini söyledi.

“Biz sustuk, yetkililer konuşsun” diyen Beltan, müzik sektörünün ülkedeki herhangi bir ekonomik, sosyolojik, siyasi bir dalgalanmadan etkilenen bir alan olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

‘DERTLERİMİZ AYYUKA ÇIKTI’

“Bu tip dalgalanmadan futbol sektörü etkilenmez, maçlar oynanmaya devam eder, milyonlarca lira para akışı orada olur ama müzik sektörü direkt olarak bu değişimlerden etkilenir. Pandemi öncesi süreçte de var olan ekonomik kriz bizi de direkt olarak etkiliyordu. Yevmiyelerimize yansıyordu, ücretlerimizde artış olmuyordu, mekanlar kadrolarını azaltıyorlardı. Var olan sorunlarımız pandemiyle birlikte ayyuka çıktı ve son 8 aydır birçok müzisyen arkadaşımız bu konunun muhatabı olarak mağduru olmaya başladılar.

250 MÜZİSYENİN İNTİHARINDAN BAHSEDİLİYOR

“Son aldığımız bilgilere göre; 250 müzisyen intiharından bahsediliyor. 100 müzisyenin intihar etmesi 2 ay kadar öncesine varıyor şimdi duyumlarımıza göre 250 müzisyenin intihar ettiği ifade ediliyor.”

İki ay önce bir arkadaşıyla birlikte sokak müziği yaptıklarını ancak Beyoğlu Belediyesi zabıtalarının müdahalesiyle karşılaştıklarını vurgulayan Beltan, “Bir taraftan 15 yıllık bir sokak müzisyenliği pratiğim söz konusu. Ve sokak müzisyenliği benim için esas olan bir alan. 2 ay öncesine kadar sokakta müzik yapıyorduk. Sokakta müzik yapmanın yasak olduğunu söyledi zabıtalar. Beyoğlu Belediyesi zabıtalarının orantısız güç kullanımına maruz kaldık. Elektronik ekipmanımız, amfimiz elimizden zorla alınıp kasti bir şekilde yere vurulup parçalandı. Müdahale edildiği zaman sürekli aynı cümle kullanılıyor, ‘yasak kardeşim, yapamazsın’ deniyor. Bir alternatif gösterilmiyor. “Belediyeden izin alabilirsiniz” denilmiyor hiçbir zaman. Direkt üslupsuz tavırlarla bize müdahale ediyorlar. Davamızı açtık. Henüz tarafımıza ulaşan bir tutanak ya da dava metni ulaşmadı. Bir yapabildiğimiz sokakta müzikti, oda engelleniyor” diye belirtti.

Müzisyen Ayhan Ak da Mart ayından bu yana eve ekmek götüremeyecek duruma geldiklerini ifade ederek, “Mekânlar kapatılınca insanlar çalışamadı. Bu insanlar takır takır fatura gönderdiler. Demediler ki, ‘biz işletmeleri kapattık, en azından 3 ay müzisyenlerden fatura parası almayacağız’. E bu insanların kiraları var. Bin 500 2 bin lira kira ödüyorlar. 7 ay oldu. Kimi enstrümanını sattı, hadi bir ay, iki ay geçindi. Kimi banka kredisi çekti. Daha işler açılmadan, krediyi ödeyemeden tekrar işletmeler kapandı. Kimi müzisyen tefeciden para aldı. İnsanlar ne yapsın?

‘İNSANLAR NE YESİN?’

Kimisi eşinden ayılmak zorunda kaldı. Huzursuzluklar, ayrılıklar yaşandı.  İntiharlar oldu. Devlet sadece vatandaşından vergi almak adına devlet değildir. Devlet, böyle durumlarda devlet olduğunu belli eder. Ülke genelinde bir kapatmaya gidin. Ekonomi müsait değil anladık ama sadece bizim sektörü mü kapatıyorsunuz? İnsanların mağduriyetini gidermek zorundasınız. Bu insanlar ne yiyecek, ne içecek? 80 milyonu eve kapatırsanız bakamazsınız belki ama sadece müzisyenleri susturarak, müzik yapan işletmeleri kapatarak çözüm bulmaya çalışıyorsunuz. Bir çare bulun o zaman.” diye konuştu.

Ayhan Ak, konservatuvar okumak için güzel sanatlar lisesine gitmek isteyen oğluna engel olduğunu ve oğlunun kendisiyle uzun bir süre konuşmadığını belirtti. Ak, sanatın ve müzisyenlerin içinde bulundukları zor koşulları oğluna gösterebilmek için “Sessizlik eylemi”ne götürdüğünü belirtti. Ak şöyle devam etti: “Yaptığımız işten soğumaya başladık. 16 yaşındaki oğlum güzel sanatlar lisesine gidecekti. Göndermedim. Bir sene konuşmadı benimle. Türkiye’de sanatın ne halde olduğunu görsün diye Şirinevler’deki basın açıklamasına götürdüm oğlumu. Yeri gelir çocuğumuzla ilgilenecek vakit bulamıyoruz. Çocuğumuzla ilgileneceğimiz zamandan çalıp enstrümana yöneliyoruz. Niye biliyor musunuz? Sahneye çıktığımız zaman insanlara mahcup olmayalım diye. Böyle fedakarlık yapıyoruz.

‘BİR CENDERENİN İÇİNDEYİZ’

Bin kişilik tekstil fabrikası var, fabrikayı kapatmıyor, ilk yasağı müzisyenlere uyguluyor. Virüs, ‘fabrikada ben yayılmıyorum’ mu diyor? Virüsten kurtulmak mı istiyoruz. Gelin beraber 15 gün hep beraber kapanalım evlere, çifte standart da yok! Bu beladan da kurtulalım gitsin. Herkes de işine baksın sonra. Ben bu yaşıma kadar devletten bir şey istemedim. Gider işimi yapar, o gün ne kazanmışsam ‘Allah bereket versin’ der evime gelirdim.

TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI: ÇÖZÜM BULUN!

“Bu ülkeye, tek yük olmayan topluluk müzisyenlerdir. Yük olmadık kimseye. Böyle bir cenderenin içindeyiz. Bakın kış geldi, doğalgaz faturaları arttı. Bu insanlar faturaları nasıl ödeyecek, bu insanlar ne yiyecek?”

Ayhan Ak, tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak sorunlarına çözüm bulmalarını istedi.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :