28 Eylül 2021 - Hoş geldiniz

NURAY BENSİMON GİTTİ, İZLEDİ VE YAZDI: 25. NÜRNBERG TÜRKİYE ALMANYA FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Ana Sayfa » GÜNCEL » NURAY BENSİMON GİTTİ, İZLEDİ VE YAZDI: 25. NÜRNBERG TÜRKİYE ALMANYA FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Eklenme : 28.07.2021 - 9:46

NURAY BENSİMON GİTTİ, İZLEDİ VE YAZDI: 25. NÜRNBERG TÜRKİYE ALMANYA FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Pandemiardı festivalin tadına doyum olmuyor.

25. Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu…

Nürnberg’den selamlar sevgiler..

Bir güzelim sinema festivali daha yaşandı bitti, hafıza ve gönül raflarımdaki yerini aldı bile.

25’inci defa gerçekleşti Nürnberg Türkiye-Almanya film festivali bu yıl. Dile kolay, çeyrek asır. Pandemi nedeniyle bir yıl ertelenmiş olarak, beklentinin üzerindeki bir katılımla, açık havada gerçekleştirilip sonuna gelindi ve ödüller sahiplerini buldu.

Üç ayrı kategoride, değerli isimlerden oluşmuş üç ayrı jüri, kararları oybirliğiyle alarak toplam 10 bin euroluk ödüllerin sahiplerini açıkladı.

Yazının sonunda kazanan yapım ve isimleri yazacağım, ama önce  biraz, bu pandemi sonrası ilk yurtdışı çıkışımdan konuşalım isterim.

Gerçi Almanya’da insan kendini pek bir yurtiçi gibi hissedebiliyor zaman zaman. Yine de, sınırlar geçtim elbet, ‘ay acaba kontroller çok kastırıyor mu’ gibi ön düşünceler, endişelerle…

Çok kastırmadı efenim, öncelikle onu belirteyim. İki aşı tamam, 72 saati geçmeyen PCR testi tamam ise geriye kalanı normal uçuş prosedürü. Hatta aşıyı sormadılar bile.

Ne uzun kapanmıştık değil mi? Hazırlanamadan, sanki ansızın bastıran küresel bir fırtınaydı başımıza gelen de sığınaklarda bitip gitmesini bekliyorduk tevekkülle. Tevekkül dediğimiz şey en çok da hayata olan inancımızdandı esasen.  Nasılsa geçecekti bu da geçip giden her durum gibi.

Bahar, yaz derken, güzelim güneşin davetkar ışığı kapılardan camlardan geçti, bizi kollarına alıp, sokaklara parklara bahçelere, en önemlisi birbirimize taşıdı. Bugün geldiğimiz bilgi ve ruh hali düzeyi ile bu işin kesinlikle henüz bitmediğini, bilinmeyen zamanlar kadar uzun sürebileceğini elbette idrak ediyor aklımız. Lakin ilk günlerdeki korkularımızı bir nebze de olsa unutmak istiyoruz.

Bayram seyran bahane açılma şahane diye kafelere restoranlara, kıyılara koştuk.  Evropalara gitmeyi de çok özlediydik ama, ‘dur şu aşı işi de bi olsun’, ‘dur şu rakamlar biraz daha düşsün’ diye diye erteleyerek bekledik. ‘Şahsım’ olarak büyük şikayetim yoktu sığınak şartlarımdan şükür. Hatta sızlanmaya bile dilim gitmedi  başka hayatlardaki şartların zorluklarını düşünerek. Gitmeme çok iyi bir motivasyon gerekiyordu sadece. O da ancak, bunca zaman sonra,  bir festival ortamında yeniden bulunmak, sevdiğim insanlarla buluşmak, ihtimal sevilesi yeni yüzlerle kaynaşmaktı elbette.

Vee, karardı, biletti vs derken, memleketin cümle kapısından geçtim sonunda…

Nürnberg Film Festivali’nin yapılma zamanı normalde mart ayıdır. Pandemi şartları zorunluluğundan bir tanesi atlanarak bu yıl bu tarih için, 18-25 Temmuz’da yapılması planlandı. Alışılagelen düzenin tamamen dışında bir organizasyon olması, festival direktörleri sevgili Adil Kaya ve Ayten Akyıldız ve tüm festival ekibi için iki misli yorucu ve titiz ön çalışmaları gerektirdi. Ama neyse ki sahneye yansıyan büyük aksilikler olmadan, katılımcıların bile neredeyse hiç şikayet etmediği (festival konukları nazlı olur epeyce )tıkır tıkır yürüdü gitti işler bir hafta boyunca.

Nürnberg Belediyesi’nin banliyöde bulunan kültür merkezi, Gemeinschaftshaus’ın bahçesindeki masalara yayılan sohbetler, yemeler içmeler müzikli ortamla, bu defaki festival çoğu zaman rahat bir chillout parti havasında idi.

Festival ödül töreninde bir konuşma yapan Nürnberg Belediyesi temsilcisi Michael Bader “Bu cesur organizasyon için teşekkür ederiz.  Öyle zamanlardayız ki; her yapılan yeni iş için ‘çok çok iyi’ de diyebiliriz, ‘çok kötü de’… Biz çok iyi yapıldı demeyi seçiyoruz” dedi.

Gerçekten de öyle değil mi? Hayatlarımız hızla dönüşürken, samimiyetle emekle yapılmış her girişime ‘çok iyi’ demek eminim sıradaki yapılacakların da çok daha iyiye doğru gitmesine yardım edecektir.

Biraz da asıl konumuz olan festival, filmler ve ödüllerden konuşalım dilerseniz…

Mahmut Fazıl Coşkun’un senaryosunu Ercan Kesel ile birlikte yazdığı, ANONS adlı filmi ile 18 Temmuz’da açılan 25. Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin Onur konukları, Türkiye’den Genco Erkal, Almanya’dan Senta Berger idi. Festival boyunca 34 film, yine 34 misafir sanatçının katılımıyla gösterimde idi.

Ödül töreninde,  Jüri, ödül alan filmleri anons ederken her birinin ödül kazanma gerekçesini zengin içerikli konuşmalarla açıkladı. Açıklamalar simültane olarak tiyatro ve seslendirme sanatçısı Recai Hallaç tarafından yapıldı.

Festivalin EN İYİ FİLMİ; bir edebiyat uyarlaması.  “Fabian veya Bok Yoluna Gitmek” adlı filmin yönetmeni Dominik Graf…

EN İYİ KADIN OYUNCU Ödülü “Gipsy Queen” adlı filmle Alina Şerban’ın oldu.

Evlilik dışı çocuğuyla dışlanarak Romanya’daki köyünden kovulan Ali adlı güzel çingene kadının Almanya’da temizlik işçiliğinin yanısıra boks yaparak hayata tutunmasının öyküsü olan filmin yönetmeni Hüseyin Tabak. Kendisi de bir Roman olan Alina Serban, törende yaptığı duygusal konuşmada bu sahnede olmanın rüya gibi olduğunu, hayatının kalanını kendi halkının acılarının sesi olmaya adayacağını söyledi.

EN İYİ ERKEK OYUNCU Ödülü, ‘Nuh Tepesi’ filmindeki performansıyla Ali Atay’a verildi.

‘Kız Kardeşler’ filminin yönetmeni Emin Alper, EN İYİ YÖNETMEN Ödülünü aldı.

ÖNGÖREN ÖDÜLÜ ise yönetmenliğini Lukas Nathrath’ın yaptığı ‘Kippa’ filmine gitti.

25. Nürnberg Türkiye-Almanya Film Festivali’nde, SEYİRCİ ödülü, Barış Atay’ın yönettiği ‘Aden’ filminin oldu. Filmde, distopik bir zamanda bir kadın ve bir erkeğin kıtlık ve savaşı arkalarında bırakarak cennetlerini ararken düştükleri yaşam mücadelesinin öyküsü anlatılıyor. Yönetmen Barış Atay bu hikaye ile, günümüzdeki göçe zorlanmış mültecilerin verdiği yaşam mücadelesinin içinde, esasen, kadının ezeli ve ebedi varoluş savaşına vurgu yapmayı amaçladığını anlattı.

Kısa film yarışma dalında verilen ödüller ise şöyle:

EN İYİ KISA FİLM

“Zweite Haut / İkinci yüz” / Kerem Ergün & İsmet Ergün, Almanya

İKİNCİLİK ÖDÜLÜ

“Barê Giran / Ağır Yük” / Yılmaz Özdil, Türkiye

Ödül gecesinin bir de sürpriz konuk ve ödülü vardı. 2015 yılında ‘Çekmeceler’ filmindeki rolü ile en iyi kadın sanatçı seçilen Ece Dizdar, aksaklıklar nedeniyle alamadığı ödülünü 6 yıl sonra festival yönetmeni Ayten Akyıldızın’ın elinden aldı.

Sayılı günler anın içinde iken uzunmuş gibi gelse de çabucak bitiyor işte böyle.

Yorgun festival ekibi biraz dinlenmenin ardından 26’ıncı festivalin hazırlıklarını düşünmeye başladı bile.

Bendeniz biraz da ev misafirliğiyle halen buralardayım. Hayat değişiyor olsa da, sinema büyüsünün hiç değişmemesi dileğiyle, sevgiler saygılar…

Festival ile ilgili daha geniş bilgi için; https://www.fftd.net/tr

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları