ONUR ÖYMEN YAZDI- 1 MART TEZKERESİNİN MECLİS’TE REDDEDİLMESİNİN 16. YILDÖNÜMÜNDE GERÇEKLER

Ana Sayfa » GÜNCEL » ONUR ÖYMEN YAZDI- 1 MART TEZKERESİNİN MECLİS’TE REDDEDİLMESİNİN 16. YILDÖNÜMÜNDE GERÇEKLER

05.03.2019 - 18:33

ONUR ÖYMEN YAZDI- 1 MART TEZKERESİNİN MECLİS’TE REDDEDİLMESİNİN 16. YILDÖNÜMÜNDE GERÇEKLER

Hükümetin Meclise sunduğu ve Amerikan askerlerine Türkiye üzerinden yabancı bir ülkeye gönderilmesine olanak sağlayan 1 Mart tezkeresinin  TBMM tarafından reddedilmesinin 16. yıldönümü vesilesiyle o tarihte Mecliste görev yapan CHP milletvekilleri olarak Ankara’da Anadolu Kulübünde  buluştuk.
Bu toplantıda yaptığım konuşmada özetle şunları söyledim:

1 Mart tezkeresinin Meclis tarafından reddedilmesi bence Cumhuriyet tarihimizde Yüce Meclisin aldığı en önemli ve en şerefli kararlardan biridir. O zamanki Genel Başkan Deniz Baykal’ın öncülüğünde bütün CHP milletvekilleri Partinin  gurup kararı olmamasına rağmen hiçbir fire vermeden tezkereye ret oyu vereceklerini gurupta açıkladılar. İktidar partisine mensup çok sayıda milletvekili de tezkereye ret oyu vermişler veya çekimser kalmışlardır. Onları da kutluyoruz.

Bugün ülkemizde hala tezkerenin reddedilmesinin yanlış olduğunu savunanlar var. Onlara göre eğer tezkere kabul edilseydi Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK’yı Kuzey Irak’tan tasfiye etmesine olanak sağlanacaktı.  Amerika’yla imzalanan Mutabakat Muhtırası buna  imkan veriyordu. Bu yaklaşımın yanlış bir bilgiden kaynaklandığı anlaşılıyor. Zira, 1 Mart tarihinde Sayın Büyükelçi Şükrü Elekdağ’ın Sözcü Gazetesine verdiği mülakatta da açıkladığı gibi, Muhtıra Türk askerlerine Irak’ın Kuzeyinde PKK’yla mücadele yetkisi vermiyordu. Sadece PKK’lıların saldırması halinde kendilerini korumak için karşılık verebileceklerini belirtiyordu.Tam metni Fikret Bila’nın “Ankara’da Bağdat Savaşları” başlıklı kitabının ekleri arasında yayınlanan Mutabakat Muhtırasını başka türlü yorumlamak mümkün değildir. Kaldı ki, hangi bağımsız ülke başka ülkeden gelen terör saldırılarını önlemek için başka bir devletin iznine ihtiyaç duyabilir?

Meselenin siyasi boyutu da önemlidir. Zira Başkan Bush, İngiltere’nin o zamanki Başbakanı Tony Blair, ABD Dışişleri Bakanlarından Hillary Clinton, savaştan sonra verdikleri demeçlerde duydukları pişmanlığı dile getirmişlerdi.  Blair İstihbarat örgütlerinin kendilerini yanlıttığını söylemiş ve İngiliz halkından özür dilemişti.

Savaşın sorumluluğunu taşıyan ülkelerin en üst düzeydeki yetkililerinin bu ifadelerine rağmen ‘keşke bu savaşa katılacak Amerikan askerlerinin Türkiye’den geçişine izin verseydik’ demek, keşke o yanlışa biz de ortak olsaydık anlamına gelmez mi?

Kaldı ki, Sayın Baykal’ın o tarihte kamu oyuna açıkladığı gibi, yabancı askerlerin Türkiye üzerinden komşu bir ülkeye harekat yapması için Meclisin onay vermesini zorunlu kılan Anayasa’nın 92. maddesi bu onayın ancak uluslararası hukukun meşru kıldığı hallerde verilebileceğini amidir. Oysa Irak’a karşı askeri müdahaleye izin veren bir BM Güvenlik Konseyi kararı yoıktu. Yani Meclisin Tezkereyi kabulü anayasamızın açık bir ihlalini oluşturacaktı. Aynı zamanda siyasi ve insani açılardan da yanlış olacaktı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1974 tarihli ve 3314 sayılı kararında uluslararası meşruiyet olmadan bir saldırı eylemi için topraklarını açan ülkeler de bu saldırı eylemine katılmış sayılırlar’ denilmektedir. Yani Türkiye bu hukuksuz saldırının sorumlularından biri sayılacaktı.

Mutabakat Muhtırasına göre Amerikan askerleri Silopi’de bir üs kuracaklar ve 12 havaalanımızı kullanacaklardı. Bu askerilerden 23.784’ü Irak’a geçecek, 37.742’si Türkiye’de kalacaktı. Onlar ne zaman Türkiye’den ayrılacaktı? O zamanki bazı yetkililer Meclis her defasında uzatma kararı almadıkça ABD askerlerinin en çok 6 ay Türkiye’de kalabileceğini söylüyorlardı. Başka ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında Amerika’nın bu şekilde asker konuşlandırdığı ülkelerden çok uzun yıllar çekilmediği görülüyor. Örneğin 1953 yılında sona eren Kore Savaşı vesilesiyle o ükeye gönderilen Amerikan askerlerinden 23. 468’i 66 yıldan beri hala Kore’de bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşından sonra Japonya’ya gönderilen Amerikan askerlerinden 50.000’i hala o ülkededir. Almanya’ya gönderilenlerden 33.000’i hala Almanya’dadır. Türkiye’de konuşlandırılacak askerlerin büyük bir bölümü de muhtemelen uzun yıllar ülkemizin en hassas bölgelerinden birinde kalmaya devam edecekti.

Değerli arkadaşlar, bazlarının dediği gibi CHP tezkerenin reddi dolayısıyla büyük bir bedel ödemiş olabilir. Biz bu bedeli severek ödedik.  Sizler gibi ben de o tezkereyi reddeden Mecliste görev yaptığım için gurur duyuyorum. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli siyasi miras budur.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :