25 Haziran 2021 - Hoş geldiniz

ÖZLEM TANRIVERDİ YAZDI- COOL BİR YAZAR OLMAK

Ana Sayfa » GÜNCEL » ÖZLEM TANRIVERDİ YAZDI- COOL BİR YAZAR OLMAK

Eklenme : 09.05.2021 - 20:52

ÖZLEM TANRIVERDİ YAZDI- COOL BİR YAZAR OLMAK

 

 

“Sana bir sır vereceğim. Bir son bul ama sakın başka bir yerden kopyalama. Son sahne bir filmi başarılı yapar. Kusurlar ve sorunlar olabilir. Ama sonunu iyi bağlarsan… Bunu yaparsan her şey yoluna girer.”

Bu diyalog “Adaptation” filminde geçmektedir?

Başkarakter Charlie Kaufman’dan, bir kitabı senaryo hâline getirmesi istenince çalışmalara başlar ancak içine sinmeyen noktalar olur. Seminerine katıldığı bir senaristten yardım istemesi üzerine işte aralarında o diyalog geçer.

Sizce senarist neden böyle söylüyor olabilir? Kitap yazarken de bu taktiği kullanabilir miyiz? Gelin biraz düşünelim.

Film izlerken aynı zamanda başka şeylerle meşgul olabilirsiniz, kötü başlasa bile bir şans verebilirsiniz. O esnada kareler akıp giderken önünüzdeki patlamış mısırların şekillerine odaklanabilir, gözlüğünüzün camını silebilir hatta kafanızda yeni bir senaryo canlandırabilirsiniz. Ancak bunların hiçbirini kitap okurken yapamazsınız! Tüm duyularınız ve algınızla o an o satırlar arasında olmalısınız.

Başarılı ya da başarısız bulmaya karar vermek için filme ayrılan iki saatin iki dakikası çoğu zaman kitaplar için tanınmaz.  Demem o ki bir film belki iyi bir sonla tüm kusurlarını kapatabilir fakat bir kitap daha ilk sayfada kaybedebilir. Bunda hemfikirsek etkili bir giriş nasıl sağlanır biraz da buna kafa yoralım.

Öncelikle etkileyici kelimesinden büyük kelimeler kullanma düşüncesi çıkmasın. İşte size güzel bir örnek. Albert Camus’un “Yabancı” kitabını okuduysanız giriş cümlesini hatırlıyor olmalısınız.

“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum. Bakımevinden bir telgraf aldım. ‘Anneniz öldü. Cenazesi yarın kaldırılacak. Saygılar…’ Bundan pek bir şey anlaşılmıyor. Belki de dün ölmüştür.”

En sıradışı durumlardan birini, (en yakınının ölümünü) o kadar sıradan anlatmış ki! Şimdi zaten yabancılaşmayı anlatıyor tabii ki öyle işlemesi gerekiyordu, diyebilirsiniz. Hayır! Birçoğumuzun düştüğü hatayı yaparak duygularını tarif etme çabası içerisine girebilirdi. Yani hissizliğini anlatma telaşına düşmek yerine bunu hissettirmiş. Tam da olması gerektiği gibi “Anlatma göster” tekniğini kullanmış. Bu sayede daha ilk cümlelerde merak uyandırarak okuyucuyu metnin devamına yönlendirmiş. Bir nevi etkileyiciliği, zıtlıkların gücünü kullanarak sağlamış. Buradan da etkileyicilik daima zıtlıklarda gizlidir gibi bir anlam çıkarılmasın lütfen.

Benim de size bir sır vermem gerekirse şunu söyleyebilirim. Ne zaman etkileyici olmaya çalışmazsak o zaman gerçekten etkileyici bir giriş yapabiliriz. Tıpkı flört aşamasında daima cool görünen tarafın bu endişeyi gütmeyen taraf olduğu gibi…

Dikkate almamız gereken bir diğer nokta ise içimizden geldiği gibi yazarken çoğu zaman okuduklarımızın etkisi altında olduğumuzu unutmamamız gerektiğidir. Bu nedenle her defasında farklı olup olmadığımızı da kontrol etmemiz gerekiyor. Bazen dilimize hiç istemediğimiz şarkılar da takılıp kalıyor öyle değil mi? Tıpkı bu şarkılar gibi kalemimizin ucuna da takılıp kalan bir şey var.  Nedir bu? Mevsim betimlemeleri ile başlamak!.. Bir an önce bırakmamız gereken kötü bir alışkanlık. Evet, aşılması zor olabilir. Ama ben yanınızdayım. Keyifli olduğu kadar zor da olan yazma süreciniz boyunca, kelimelerimle birlikte çalışma masanızın diğer ucunda olacağım.

 

Editör Özlem Tanrıverdi

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları