2022’nin ilk gününde yağmur gibi yağan zamlarla ilgili AKP MKYK Üyesi Şamil Tayyar yaptığı açıklama ile dikkat çekti.

Şamil Tayyar, yapılan zamların “sürpriz” olmadığını belirtip Avrupa’nın daha pahalı olduğunu ileri sürmüştü.

“Bu kriz, tüm dünyanın ortak sorunu. Kısa vadede çözümü zor, etkisi zayıflatılabilir” diyen Tayyar, “giderleri azaltamıyorlarsa gelirleri artırmaları” önerisinde bulunup “Gelir, fiyat artışından fazlaysa hayat kolaylaşır” değerlendirmesi yaptı.

HABERTÜRK YAYININA BAĞLANDI

Günün en fazla tartışılan isimleri arasında yer alan AKP’li Şamil Tayyar, Habertürk TV’de Mehmet Akif Ersoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen Nedir Ne Değildir? programına telefonla bağlandı.

Zamlara ilişkin kısa değerlendirmesi olduğunu ifade eden Tayyar, hayat pahalılığı ve enflasyonun farklı olduğunu iddia etti. Gelirin yüksek olması ile hayat artışından etkilenme oranının düştüğünü ileri süren Tayyar, fiyat artışının tüm dünya için sorun olduğunu söyledi.

Tayyar, gider artışı önerisinin vatandaşa değil iktidara olduğunu da sözlerine ekledi.

Şamil Tayyar açıklamasında AKP’li yöneticilerin zamlar hakkında açıklamalarını da eleştirdi. Tayyar’ın açıklamaları da şöyle oldu:

Ne yazık ki olup bitenleri okumakta zorlanan, mevcut pozisyonunu tabiri caizse fazla fazla sevimli ya da şirin gözükerek koruyacağını zanneden arkadaşların partimize yanlış istikamet verme çabalarına karşı böyle bir kamuoyu baskısının da faydalı olacağını düşünüyorum.

Sosyal medya paylaşımlarında, televizyon konuşmalarında olsun kendini partinin sahibi gibi gören hatta kimi zaman partinin üzerinde bir akılmış gibi hareket eden arkadaşlarımız oluyor.

Bunların kişisel ikbal kaygısıyla partiye zarar veren açıklamalarından rahatsızlık duyduğum için sosyal medya üzerinden de ifade etmek istiyorum.

Ne olacak Kurtuluş Savaşı veriyoruz, gerekirse kuru soğan yiyelim, gerekirse domates sayısını azaltırız, gerekirse bir ekmek eksik yeriz gibi söylemlerin yanlış olduğunu ifade etmiş birisiyim.

Milletin aklıyla dalga geçecek açıklamalardan hepimizin uzak durması gerektiğini söylüyorum. Milletin canı yanarken biz bunun edebiyatını yapmaya kalkarsak hem insani hem vicdani olarak hem de siyasi olarak doğru yapmış olmayız.