SICAK ANALİZ: DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ: DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

18.05.2018 - 17:47

SICAK ANALİZ: DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

Siyasetçilerin, bilim insanlarının, gazetecilerin yani düşünce üretenlerin olayları analiz etme, gelişmelerin sonrasına ilişkin öngörülerde bulunma yetileri zamanla, bugünle, yarınla sınırlı değildir. O yeti koşular ne olursa olsun hep vardır. Bunun sonucunda ortaya çıkan düşüncelerin doğruluğu ya da yanlışlığıysa apayrı bir tartışma konusudur. Daha açık anlatımla doğru ya da yanlış düşünceyi belirleyen unsurlar başta siyasi tercihler, kişilik yapısı, beklentiler olmak üzere farklı bileşenlerin toplamından oluşur. Ülkeler, toplumlar açısından özellikle kritik süreçlerde büyük önem kazanan analizlerin, öngörülerin olayları yönlendirme, biçimlendirme, insanların kaderlerine yön verme güçleri bu açıdan bakıldığında günümüz dünyasının elle tutulmayan, gözle görülmeyen silahları gibidir. Hatta bazen güdümlü füzelerden, termal kameralardan bile daha tehlikelidir.

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in 6 yıl önce yaptığı Kudüs açıklamalarını da bu çerçevede değerlendirerek, başka bir noktaya varmak mümkün.  Şener’in 2012 yılında CNN Türk’te katıldığı Aykırı Sorular’da “İsrail Kudüs’ü başkent ilan edecek ve buna en çok Erdoğan yardım edecek. Başkent ilan edildiği gün de en çok o meydan okuyacak.” şeklindeki sözleri haklı olarak onu apayrı bir noktaya yükseltti. Bilgiye, birikime, deneyime dayalı olduğu apaçık görülen bu analiz ve öngörü yeteneği karşısında şapka çıkarmamak mümkün değil.

Ama girişte vurgulandığı üzere bu yetiler zamanla sınırlı değildir. Düşünce üretenler bunu her zaman ve her koşulda kullanırlar.

O halde şimdi Şener’e sormazlar mı:

2002’de beraber yola çıktığın, kurucusu olduğun bir hareketin ve şimdi en sert biçimde eleştirdiğin onun tartışılmaz lideri Erdoğan’ın ülkeyi nereye doğru sürükleyeceğini göremedin mi? 2002’lerde yollarına gül dökülenlerle, kader arkadaşlığı yapılanlarla nasıl oluyor da bugün taban tabana zıt bir noktaya geliniyor? Şener’in 2018’den 6 yıl önce söyledikleri hiç tartışmasız doğru bir öngörüyse,  2002’de aynı siyasi görüşün gemisiyle, arkasında Fethullah’ın ve ABD’nin olduğu, sivilleşiyoruz, özgürleşiyoruz, çağ atlıyoruz rüzgarı eşliğinde çıkılan yolculuk dibe vurmuş bir öngörüsüzlük değil midir?

 

SICAK ANALİZ’in tamamını aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :