SICAK ANALİZ- HER TÜKENEN İKTİDAR BİR GÜN CANLI YAYINDA KARŞILIKLI TARTIŞMAYI TADACAKTIR.

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ- HER TÜKENEN İKTİDAR BİR GÜN CANLI YAYINDA KARŞILIKLI TARTIŞMAYI TADACAKTIR.

15.06.2019 - 13:16

SICAK ANALİZ-  HER TÜKENEN İKTİDAR BİR GÜN CANLI YAYINDA KARŞILIKLI TARTIŞMAYI TADACAKTIR.

 

 

 

İslam’da öteki dünyanın önemini vurgulayan ‘’Her fani ölümü tadacaktır.’’ sözünü yarınki İmamoğlu- Yıldırım ortak yayınına uyarlamak mümkün:

Her tükenen iktidar canlı yayında eşit koşullarda karşılıklı tartışmayı tadacaktır.

Peki ne anlama geliyor bu?

İsterseniz açıklamaya Erdoğan’ın ortak yayına ilişkin dünkü sözleriyle başlayalım:

 “İstanbul gibi dünyanın örnek bir şehrini en ideal hangi yönetici yönetebilir, bunu bizzat o akşam ki müzakereden sonra çok daha net güzel bir şekilde değerlendirme fırsatını halkımız bulacak diye inanıyorum ve bunun gerçekten son kırılma noktası olan pazar günü, bir haftaya da çok ciddi bir ışık verecektir diye inanıyorum”

Yukarıdaki kısacık paragraf geride bıraktığımız 17 uzun yılın özeti niteliğinde.

Şimdi bunları söyleyene sormazlar mı:

23 Haziran’da yapılacak haksız, hukuksuz yeniden İstanbul seçimine benzer kaç seçim yaşadı Türkiye. O süreçte yandaş medya kuruluşlarını, iktidarın herhangi bir bakanlığının şube müdürlükleri gibi kullanarak, ısrarla sürdürülen tek taraflı yayınlarla kitleler adatılmadı mı, yanlış yönlendirilmedi mi?

Geçmişte sonuçları tartışmaya açık, kuşkularla dolu seçimlerde en ideal hangi yönetici Türkiye’yi yönetmeli sorusuna yanıt bulmak amacıyla, ekranlarda tüm siyasi görüşlere eşit biçimde niçin yer verilmedi?

Yine Erdoğan’ın tanımıyla 17 yılda kırılma noktası sayılabilecek siyasi kararlar ekranlarda en açık haliyle, tarafların ortak katılımıyla neden tartışılmadı?

Yarın ki ortak yayın İstanbul seçimi öncesi tabandaki kararsızlara ciddi bir ışık niteliği taşıyorsa, aynı ışığa geçmişte sayısız defalar gereksinme duyulduğu halde ekranlar hangi gerekçelerle tek taraflı olarak karartıldı, susturuldu?

İktidar artık çöküş sürecinde ve İstanbul bu çöküşün kırılma noktasını oluşturuyor.

Yani bitti.

Denize düşen yılana sarılır.

Ortak yayın aslında bu aşamada zehirli bir yılandan daha tehlikeli ama başka çareleri kalmadı. İyi de bunlar Binali Yıldırım’ı ne olursa olsun kaybettiği bir seçimi yeniden kazandırmaya çalışanların sorunu. Ya Ekrem İmamoğlu’na ne oluyor? YSK kararındaki haksızlığın, hukuksuzluğun simgesi görünümündeki Yıldırım’ı karşısına alarak onu temize çekmenin, sırtındaki yükü hafifletmenin, eşit koşullarda bir yarış yapılıyormuş izlenimi yaratmanın, başından beri önde götürdüğü koşuyu riske sokmanın sırası mıydı?

Bu soru için artık geç.

Ok yaydan çıktı.

AKP cephesinin İmamoğlu’nun yanlış yapmasına odaklı seçim stratejisi ikinci meyvesini verdi. Ordu’da yaşananlar ona yanlış yaptırmaya yönelik oyunların ilk basamağıydı. Ama ne olursa olsun İmamoğlu’da etten kemikten yaratılmış, duyguları olan bir varlık. Onca baskıyı, oyunu, tezgahı boşa çıkartarak; inadından, kararlılığından zerre kadar ödün vermeden koşuyu önde sürdürmek az şey değil.

Peki yarın?

Top ortada.

Ortak yayının moderatörünün evrensel gazetecilik ilkeleri, dürüst yayıncılık, rüştünü ispat etme gibi ısrarla vurguladığı mesleki ‘’niteliklerinin’’ her an mayınlı tarlaya dönüşebileceği bir program olacak yarın.

Kullanılacak sözcüklerden, sorulacak sorulardan, verilecek yanıtlardan oluşacak bir mayınlı tarlada önde moderatör, arkada İmamoğlu ve Yıldırım kameraların önünde iki saat boyunca çarpışacaklar.

Son söz: Bu çarpışmada (moderatör dahil) mayına basmayan kazanır, o kadar.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :