SICAK ANALİZ- İKTİDARIN ARKA BAHÇESİ SAKAL BIRAKMA EYLEMİNE GİDİYOR. GEREKÇE KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ- İKTİDARIN ARKA BAHÇESİ SAKAL BIRAKMA EYLEMİNE GİDİYOR. GEREKÇE KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ

21.02.2019 - 10:24

SICAK ANALİZ- İKTİDARIN ARKA BAHÇESİ SAKAL BIRAKMA EYLEMİNE GİDİYOR. GEREKÇE KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ

AKP iktidarının 17 yılını özetleyecek cümlelerin başında demokrasinin olmazsa olmazını oluşturan örgütlü yapıyı çökertme operasyonları gelir.

Sendikal hareketi başta Türk İş olmak üzere etkisiz hale dönüştüren, onun yerine Hak İş başta olmak üzere Memur Sen gibi kendi kurdurduğu ya da yönetimini tümüyle kontrol ettiği sendikalarla iğdiş eden iktidar, kul zihniyetiyle hareket eden, sadaka KÜL bir toplum yarattı. Bunun en bariz sonucuysa yaratılan yeni anlayış biçimlerinin sandıkta oya dönüşmesiydi. İşsizliğin yüzde 20’lere tırmandığı, gıda enflasyonunun yüzde 200’lere fırladığı bir ülkede nasıl oluyor da bunun nedenini oluşturanlar hâlâ Meclis’te çoğunluktalar sorusu aslında altını çizdiğimiz gerçekle yakından ilintili. Kitlelerin hangi kaygılarla, hangi düşüncelerle sandığa gittiklerini gerçekçi bir araştırmayla yanıtlamadan bu bataktan kurtulmak olanaksız görünüyor.

Ekonomi ne kadar dibe vurursa vursun 2002 yılından çok önce başlayan devleti dinsel temeller üzerine yeniden inşa etme girişimi, son süreçte altın vuruşunu yaparak sonuca ulaşmış görünüyor. Bu sonucun yazılı ifadesi ise şöyle:

Toplum günlük yaşamda çektiği sıkıntıları, açlığı, yoksulluğu, işsizliği öteleyecek bir düşünce yapısına oturtuldu. Kutsal kabul edilen bütün değerler dini söylemler üzerinden öyle köpürtüldü, öyle sömürüldü ki ülkede milyonlarca insan artık afyonlanmış gibi yaşıyor. Afyonlama işleminin uygulayıcısı hiç kuşkusuz medya. Çamaşır makinesi gibi çalışan televizyonlar, gazeteler, sosyal medya, yerel medya unsurları iktidarın bütün kirlerini pürü pak edip tertemiz çıkarıyor izleyicilerin karşısına. Hazır asker konumundaki kitle örgütleri medyanın en büyük dayanakları. Her şeyin mükemmel gittiğini koro halinde yineleyen TOBB, TÜRK İŞ, TESK, HAK İŞ, MEMUR SEN, TZOB gibi kitle örgütleri iktidarın çizmeye çalıştığı pembe tablonun tartışmasız bir numaralı yaratıcıları.

Ekonomik alanda onca sorun varken sesini çıkarmayan, aksine pembe tabloya her türlü cezbedici renkleri taşıyan Memur Sen şimdi akla durgunluk verecek bir eyleme hazırlanıyor.

Halen yürürlükte olan kamudaki kılık kıyafet yönetmeliğine, kravat, sakal gibi sınırlamalara uymayacağını ilan eden sendika, üyelerinin kılık ve kıyafetlerini “inançları veya tercihleri” doğrultusunda belirleyeceklerini, eylemlerini ise yeni düzenleme yapılıncaya kadar sürdüreceklerini bildirdi.

Yani Memur Sen diyor ki, biz kamu kuruluşlarını daha da beter hale getirmekte kararlıyız. Yurttaşların devletle olan ilişkilerinde onların karşısına yaka paça bir yerde, saç sakal birbirine karışmış IŞID militanları gibi çıkmak için var gücümüzle bastıracağız.

Kamu çalışanlarının görevleri sırasında uyacakları kılık ve kıyafet şartları, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” ile düzenleniyor. Yönetmeliğe göre, kamu çalışanı erkeklerde şu şartlar aranıyor: “Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabii olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez. Üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olur, alt uçları dudak hizasından kesilir. Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri süveterler giyilmez.”

Memur-Sen’e bağlı Büro Memur-Sen yürürlükte olan bu yönetmeliğe uymayacağını ilan etti. Sendika aldığı kararda, yönetmeliğin meşruiyetini anayasa, uluslararası sözleşmeler, yasa ve tüzükten almadığını savundu. 2013 yılında Memur-Sen tarafından başlatılan “kılık kıyafet ile ilgili sivil itaatsizlik eylemi” sonucunda kadınlar için başörtüsü sorununun çözüldüğüne işaret edilen kararda, şöyle denildi:

“Erkek kamu görevlilerine yönelik, kravat takılması, favori, bıyık şekli, sakal bırakılması, pantolonun ütüsü, ayakkabının boyası, saçın şekli, kazak ve süveter giyilmemesi vs. şeklindeki yasak ve sınırlamalar devam etmektedir. Eylemin kılık kıyafet özgürlüğünü teminat altına alacak yasal ve yönetsel düzenleme yapılıncaya kadar devam ettirilmesi, kısıtlamaların dikkate alınmaması, söz konusu yönetmelikte belirtilen çağdışı yasaklara bağlı kalmaksızın kamu hizmetinin sunulmasına karar verilmiştir.”

Artık sözün bittiği yerdeyiz.
Akıl, mantık, vicdan, iyi niyet, paylaşım, insani değerlere saygı, çağdaş normlara bağlılık bu ülkeden çekip gitti.
Geriye kalansa bunlar yani Memur Sen ve diğerleri.

 

 

 

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :