SICAK ANALİZ- KARLOV SUİKASTININ İDDİANAMESİNDE İZLER FETHULLAH’A ÇIKIYOR. PEKİ ONU PENSİLVANYA’DA BESLEYEN GÜÇ BU İZLERİN NERESİNDE?

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ- KARLOV SUİKASTININ İDDİANAMESİNDE İZLER FETHULLAH’A ÇIKIYOR. PEKİ ONU PENSİLVANYA’DA BESLEYEN GÜÇ BU İZLERİN NERESİNDE?

23.11.2018 - 18:42

SICAK ANALİZ- KARLOV SUİKASTININ  İDDİANAMESİNDE İZLER FETHULLAH’A ÇIKIYOR. PEKİ ONU PENSİLVANYA’DA BESLEYEN GÜÇ BU İZLERİN NERESİNDE?

Fethullah’ın aynı PKK gibi bir ABD projesi olduğu gerçeği, Türkiye’nin içine çekilmeye çalışıldığı tuzaklar bir bir ortaya çıktıkça daha iyi anlaşılıyor. Amerika emir eri gibi gördüğü Kenan Evren ve takım arkadaşlarına 1980 darbesini yaptırdığında Türkiye faşizmin karanlık batağına öyle bir sürüklendi ki, o süreçte ülkenin bütün demokratik kuruluşları başta üniversiteler olmak üzere bir daha toparlanamadılar. Demokratik yaşamın yapı taşları olan sivil toplum kuruluşlarının iğdiş edilmeleri bugünkü tabloyu hazırladı.

Ülkede işsizliğin yüzde 20’lere dayandığı yani her beş kişiden birinin işsiz olduğu, günlük yaşamdaki gerçek enflasyonun yüzde yüzlere tırmandığı, 22 milyon insanın yoksulluk yardımı aldığı, akaryakıtın, doğalgazın, elektriğin lüks tüketime dönüştüğü bir aşamada Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu TÜRK İŞ’in utanç veren suskunluğu neyin nesidir? Ya da başta şeker pancarı olmak üzere tarımın bel kemiğini oluşturan alanlarda üreticinin ekemez, biçemez ve satamaz hale geldiği bir aşamada Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin insanın yüzünü kızartırcasına tepkisizliğe gömülmesi açıklanmaya muhtaç bir durum değil midir? Sağlıkta, eğitimde, yargıda çığırından çıkmış uygulamalar karşısında toplumun dağılmışlığı, onca sıkıntıya karşın içine kapanmışlığı doğal mıdır?

1980’lerden 2002’ye uzanan süreçte Türkiye’nin demokratik kurumları birer birer etkisizleştirilirken onların boşalttıkları alanlara Fethullah’ın kanser gibi sızdığını bugün karşı karşıya bulunduğumuz karanlık tabloya baktıkça daha iyi anlıyoruz. Fethullan Amerika’nın ülkemiz için öngördüğü Ilımlı İslam modelinin koçbaşıydı. 15 Temmuz darbe girişimi ile altın vuruşu hedefleyen ABD istediği sonucu tam olarak elde edemedi.

Darbe girişimi sonrası Amerika ile  ilişkilerin kopma noktasına gelmesi ve aynı süreçte Rusya’yla yakınlaşmanın gözle görülür biçimde artması Karlov suikastının bir nedeni olamaz mı?

Bugün basında yer alan Rus Büyükelçi Karlov suikastine ilişkin iddianame haberinde, aralarında Fethullah Gülen’in de bulunduğu 28 şüpheliye yer verilmesi önemli bir ipucu. İddianamede, FETÖ tarafından düzenlenen suikastin, “Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilere yönelik, provokasyon türünde bir eylem” olduğu vurgulanıyor.

Şimdi çok basit bir mantıkla şu soruları sormanın zamanı:

Fethullah bir Amerikan projesi değil miydi?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması ABD’yi rahatsız etmemiş miydi?

Karlov suikastı iddianamesinde bütün izler eğer Cemaat’e çıkıyorsa onun başındaki isim hangi ülke tarafından yönlendiriliyordu?

Üç soruyla dünya savaşı elbette çıkmaz ama onlara verilecek adam gibi yanıtlarla birilerin foyası fena halde dökülebilir.

 

 

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :