SICAK ANALİZ- ZONGULDAK’TAKİ İŞ BULMA İZDİHAMI VARLIKTAN, KEYİFTEN VE BOLLUKTAN

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ- ZONGULDAK’TAKİ İŞ BULMA İZDİHAMI VARLIKTAN, KEYİFTEN VE BOLLUKTAN

03.03.2019 - 11:17

SICAK ANALİZ- ZONGULDAK’TAKİ İŞ BULMA İZDİHAMI VARLIKTAN, KEYİFTEN VE BOLLUKTAN

 

 

Kavramları tersyüz ederek siyasetin malzemesi haline dönüştürme başarısını gösteren Erdoğan’ın son icadı, tanzim satış kuyruklarında patates, soğan, ıspanak almak için kuyruğa giren kalabalıkları tanımlama biçimiydi: Varlık kuyrukları.

Ispanağı yani bildiğimiz ot cinsinden olan bir sebzeyi almak için kuyruğa girenlerin, bunu bolluktan, zevkten, refahtan dolayı yaptıklarına yönelik getirilen yorum, kitlelere hangi gözle bakıldığının da somut göstergesi. Küçücük bir akıl kırıntısı bile tanzim satışlardaki kuyrukların varlıktan kaynaklanmadığını bilir, görür, değerlendirir ya da bilmeli, görmeli, değerlendirmeli.

İşte bu varlık kuyruklarına önceki gün Zonguldak’ta bir yenisi eklendi ki unutulacak gibi değil.

Zonguldak’ta, Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na (TTK) alınacak 1000 işçi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımıyla kura çekimi gerçekleştirildi. İş-Kur aracılığıyla 12-18 Şubat arasında başvurular alınırken, Zonguldak, Bartın ve Karabük’te çalışacak maden işçileri için toplam 35 bin 770 iş başvurusu yapıldı. Kura çekişini yapan noter vekilinin Ak Partili Belediye meclis üyesi adayı, Birkan Hamarat olması konunun diğer vahim noktası.

 

 

Bunu bir daha vurgulayalım: Zonguldak’ta 35 bin 770 yurttaşımız madenlerde çalışmak için başvurmuş.

Fotoğrafta birbirini ezen o mahşeri kalabalığa lütfen dikkatle bakın.

Hiç varlık içinde yüzen birisini görebiliyor musunuz?

Bu meydanı iş için hıncahınç dolduran kalabalıktaki gençlerin kim olduklarını biraz düşünelim mi?

Yerin yüzlerce metre altında ölümü göze alarak çalışmak isteyenlerin hemen hemen hepsinin geçmişlerini araştıracak olursak babasının, kardeşinin ya da bir akrabasının maden kazalarında hayatlarını kaybettiklerini öğrenebiliriz.

O halde bu tehlikeyi bile bile niye varlık kuyruklarına giriyor bizim gencecik çocuklarımız?

Bolluktan mı, refahtan mı, zevkten mi?

Üstelik çok kötü koşularda, sendikasız, güvencesiz bir ortamda köle niyetine, karın tokluğuna çalışacaklarını bilerek; taşerona, madenlerdeki mafyanın dayıbaşlarına teslim olmaya can atan bu insanların dertleri nedir ki?

İnsan varlık içinde yüzerken ölüme koşar mı?

Son söz: Varlık ve yokluk kavramları süreç sona erdiğinde dil bilimciler tarafından yeniden tanımlanmazsa, bu ülkede bir yanımız hep kanayıp duracak sonsuza kadar.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :