SİNEMA OKUMALARI: SOPHIE SCHOLL SON GÜNLER- DÜNÜ VE BUGÜNÜ DAHA İYİ KAVRAMANIN SİNEMASAL BOYUTU

Ana Sayfa » HAYATIN İÇİNDEN » SİNEMA OKUMALARI: SOPHIE SCHOLL SON GÜNLER- DÜNÜ VE BUGÜNÜ DAHA İYİ KAVRAMANIN SİNEMASAL BOYUTU

05.01.2019 - 16:01

SİNEMA OKUMALARI: SOPHIE SCHOLL SON GÜNLER- DÜNÜ VE BUGÜNÜ DAHA İYİ KAVRAMANIN SİNEMASAL BOYUTU

İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerinde 300 bine yakın Alman askerinin Doğu Cephesi’nde Stalingrad kuşatmasını sürdürdüğü bir sırada başlıyor SOPHIE SCHOLL SON GÜNLER adlı film.

Münih Üniversitesi öğrencileri Sophie Scholl, ağabeyi Hans Scholl, arkadaşları Robert Mohr’un da aralarından bulunduğu bir grup genç kurdukları Beyaz Gül örgütü aracılığıyla faşizmin gerçek yüzünü sergilemek amacıyla mücadele etmektedirler.

Örgüt üyeleri hazırladıkları binlerce bildiriyi posta yoluyla ya da elden dağıtarak, Hitler’in Almanya’yı, dünyayı savaşa sürüklemesinin nedenlerini, bunun olası sonuçlarını anlatmak için ölümü bile göze almışlardır. Soykırıma dönüşen bu savaşın yüz binlerce masum insanın ölümüne neden olduğunu, Hitler’in yalnız Almanya’yı değil, tüm Avrupa’yı hatta dünyayı geriye dönülmez bir felakete sürüklediğini hazırladıkları bildirilerle duyurmayı, kitlelerin korkularını, suskunluklarını kırmayı amaçlayan Beyaz Gül hareketi en kapsamlı eylemlerini Münih Üniversitesi’nde gerçekleştirmeye karar verir.

mIvRUPjJAyLRKMLb3fH2fU1VmI4

Bir bavul dolusu bildirinin üniversite de dağıtılması görevini Sophie Scholl ve ağabeyi Hans Scholl üstlenirler.

Öğrencilerin derste olduğu bir sırada bütün katlara bildirileri dağıtan Scholl kardeşler tam işlerini bitirdikleri sırada zil çalar. Sınıflardan dağılan yüzlerce öğrenciyle beraber merdivenlerden ana kapıya doğru ilerleyen Sophie ve Hans kendilerinden kuşkulanan okulun hademesi tarafından durdurulurlar.

Filmin bundan sonraki bölümü kardeşlerin Gestapo tarafından sorgulanmaları üzerine ilerler. Özelllikle Sophie’nin onu çözmeye, direncini kırmaya çalışan görevliyle diyalogları, günümüz Türkiye’sine yönelik öyle çağrışımlar uyandırır ki aradan geçen bunca zamana karşın benzer uygulamaların hâlâ sürdürüldüğüne tanık olursunuz.

rosabianca

Baskıcı rejimlerin kitleleri dizginlemek amacıyla kavramların içini nasıl boşalttıkları, insanların ortak düşünceler, ortak duygular besledikleri kimi hassas konuları nasıl çarpıttıkları, Sophie’nin Gestapo şefiyle karşılıklı  konuşmaları sırasında tüm çıplaklığıyla ortaya dökülür. Demokrasi, refah, insan hakları, özgürlük, şeref, ahlâk gibi kavramlar bugün nasıl gerçek anlamlarından koparılarak kullanılıyorsa, aynı kirli yöntemin Hitler Almanya’sında da ustaca uygulandığını görüyoruz.

Sophie’nin örgütle ilişkisini kabul etmeyerek, okulda bulunma nedenlerini tamamen rastlantılara bağlaması sonuçta pek bir işe yarama. Başka bir odada sorgusu devam eden ağabeyinin itirafları onun yalan söylediğini ortaya çıkarır. Bu defa diğerlerini kurtarmak amacıyla Beyaz Gül hareketinin tüm eylemlerini üstlenir. Kıza karşı acıma duyguları kabaran şef ona yardımcı olmaya çalışır. Suçu ağabeyinin üzerine atarsa ölüm cezasından kurtarabileceğini söyler. Sophie korksa da bunu kabul etmez. Aralarında o sırada geçen konuşmalar ders niteliğindedir. Kızın direncini anlatma zorlanan Gestapo şefi şunu sorar:

Sophie Scholl III

‘’Sizin gibi genç biri yanlış fikirler için neden böyle risk alıyor?’’

Sophie’nin yanıtı çok açıktır:

‘’Vicdanım yüzünden.’’

Şef yine de ısrar eder:

‘’Sizin gibi genç birinin neden nasyonal sosyalist düşünce ve duygulara sahip olmadığını anlayamıyorum. Özgürlük, şeref, refah, eksiksiz bir ahlak anlayışı, bizim anlayışımız bu işte.’’

Sophie korksa da uğrunda ölümü göze aldığı düşüncelerini söylemeye devam eder:

‘’Nazilerin özgürlük ve şeref adına tüm Avrupa da gerçekleştirdiği katliamlar, sizin gözünüzü açmaya yetmedi mi? Şayet Alman gençliği en kısa zamanda Hitler’i düşürmez, yeni ve vicdanlı bir Avrupa’nın kurulmasına yardım etmezse, Alman kimliği her zaman lanetle anılacaktır.’’

Şef kızın sözünü keser:

‘’Yeni Avrupa sadece Nasyonal Sosyalist olabilir.’’

Sophie’nin yanıtı dünyada gelmiş geçmiş bütün diktatörleri tanımlar:

‘’Peki ya führeriniz bir çılgınsa?’’

234182-Sophie-Scholl

 

Bir ülkede demokrasi yoksa ya da demokrasi kafanın arkasındaki hesaplar gerçekleşinceye kadar kullanılacak bir araç olarak görülüyorsa, adları değişse de işlevleri değişmeyen führerlerin ortaya çıkması rastlantı olabilir mi? İktidarı denetleyen mekanizmalar ortadan kalktıkça kendilerine yaşam alanı yaratan diktatörlerin yalnızca bulundukları ülkeye değil, sınırdaşlarına ve tüm dünyaya kötülük ettikleri gerçeği dün olduğu gibi bugün de tüm gücüyle ağırlığını koruyor.

Senaryosunu Fred Breinersdorfer’ın yazdığı, yönetmenliğini Marc Rothemund’ın yaptığı, başrollerini Julia Jentsch, Fabian Hinrichs ve Alexander Held’ın paylaştığı bu film gerçek olaylardan yola çıkarak çekilmiş.

SOPHIE SCHOLL SON GÜNLER geçmişi ve bugünü daha iyi kavramak adına mükemmel bir fırsat.

https://tamfilmizle.com/filmizle/sophie-scholl-son-gunler-2005-full-hd-altyazili-izle/

Kaynak- http://ferhansayliman.com/sinema-okumalari-sophie-scholl-son-gunler-dunu-ve-bugunu-daha-iyi-kavramanin-sinemasal-boyutu/

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :