SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- HACIYATMAZ BİR SİYASETÇİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- HACIYATMAZ BİR SİYASETÇİ

23.05.2020 - 8:49

SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- HACIYATMAZ BİR SİYASETÇİ

 

HACIYATMAZ BİR SİYASETÇİ

 

Kimden söz ediyorum?

İsrail Başbakanı Bibi Netanyahu’dan!

Bilindiği gibi, biri geçen yılın nisan ayında, diğeri eylül ayında yapılan iki seçim sonucunda hükümet kurulamamıştı.

İsrail’li bazı fanatiklerin “siyaset sihirbazı” olarak adlandırdıkları Netanyahu, 5. Kez başbakan olmak için yarıştığı seçimde istediği sonucu elde edemediği için liderliği altında bir koalisyon oluşturma fırsatına sahip olamamıştı.

17 Eylül seçimlerinin sonuçlarının ardından, birçok uluslararası yorumcu gibi, İsrail’in  sol eğilimli gazetesi Haaretz’in eski yazarı, Al Monitor’un yorumcusu Akiva Eldar da, İsrail’in başına son on yıldır bir sürü dert açan Netanyahu’dan kurtulma zamanının artık  geldiğini yazmıştı.

İsrail Başsavcısı Avichai Mandelbilt’in rüşvet, sahtekarlık ve güveni kötüye kullanma suçlamaları yüzünden peşinde olduğu Netanyahu’nun tek kurtuluş yolu, başbakanlık kalkanıydı. İsrail yargısı geçmişte benzer suçlamalarla karşısına gelen cumhurbaşkanı, bakan vb. her kim olursa olsun, suçları sabit görülenler hakkında en ağır cezaları vermekten kaçınmamakla tanınıyordu. Yani, işin şakası yoktu.

Netanyahu, bir yorumcunun ifadesiyle,   “zamanı satın almak” zorundaydı. Nitekim öyle yaptı. Seçimde aynı sayıda milletvekili çıkaran Mavi ve Beyaz Partisi lideri Gantz’a kendi başbakanlığı altında koalisyon kurmayı önerdi. Gantz ancak kendi başbakanlığı altında kurulacak hükümete razı olabileceğini belirtince, yeni bir seçim kaçınılmaz oldu.

Üçüncü seçim mart ayının başında yapıldı. Likud Partisi’nin 36 milletvekiline karşılık, Mavi ve Beyaz Partisi 33 milletvekilinde kaldı. Bu sonuç, Netanyahu’nun başbakanlık  kalkanıyla savcının elinden kurtulma şansını arttırdı. Dünyanın her tarafına hızla yayılan Çin orijinli Covid-19’un   İsrail’de de ortaya çıkması ise, koalisyon kurma  çalışmalarında Netanyahu’nun elini güçlendirdi.

Hükümetin kurulamaması halinde 4. Seçim kaçınılmaz kaçınılmaz olacaktı.

4.Seçime iki hafta kala, kamuoyu baskısı  Gantz’a geri adım attırdı ve Netanyahu’nun koşullarını kabul ile yeni hükümete katılma kararı aldırdı.

İsrail parlamentosu Knesset,  Netanyahu tarafından kurulan hükümete güvenoyu vererek, yaklaşık 500 günlük hükümetsizliğe son verdi.

Yazının başında değinildiği gibi,  “siyaset sihirbazı” nitelendirmesini bu defa da boşa çıkarmayarak kurduğu hükümetin başbakanı olan Netanyahu, hakkındaki yolsuzluk iddialarını kovuşturan adli mekanizmaya karşı, şimdilik 18 aylık süreyi satın almayı başardı.

Koalisyon protokoluna göre, 18 aylık sürenin sonunda Netanyahu’nun başbakanlığı Gantz’a vermesi gerekiyor. Bunun gerçekleşeceğine inananların oranı % 30 dolayında. Gelecek yılın kasım ayında başbakanlığın Gantz’a geçmesi halinde bile, dinci ve ulusalcı blokların desteğine sahip Netanyahu’nun ülkenin en güçlü figürü olmaya devam edeceği düşüncesine sahip hatırı sayılır bir kesim var.

Gantz ile imzalanan Koalisyon Protokoluna göre, Adalet Bakanlığı’na Gantz’ın önerdiği bir siyasetçi getirilecek. Bu da Netanyahu hakkında açılan yolsuzluk davasının devamı anlamına gelmekte. Virüsten dolayı bir engel oluşmazsa, 24 Mayıs pazar ( yarın ) günü Netanyahu hakim karşısına çıkacak.

Haaretz gazetesi yazarı Akiva Eldar, geçen hafta Aljazeera tv’nun Inside Story programının konuğuydu. Kendisini “İsrail’in Kralı” gibi gören Netanyahu için; “eski asker yeni siyasetçi Gantz bir kahvaltıda yenecek kadar basit bir siyasi figürdür” diyordu. Eldar’a göre; “Netanyahu’nun bu konumunu sürdürmesi kasım ayında yapılacak seçimleri Trump’ın kazanmasına bağlı. Eğer korona salgınının ABD’de neden olduğu büyük krizin etkileri sürerse, kongrenin iki kanadı yanında başkanlığın da Demokrat’lara geçme olasılığı güç kazanır ve bu durum Netanyahu için beklediğinden kötü sonuçlara neden olabilir”.

Sabah Sanık Sandalyesinde, Öğleden Sonra Başbakanlık Koltuğunda

Dünya siyasi tarihinde pek kolay rastlanmayacak tuhaflıkta bir sahneye tanık olunacak gibi. Bu tuhaflığı Aljazeera tv’nun yukarıda söz edilen tartışma programının bir diğer konuğu +972 Dergisi yazarı Dahlia Scheidlin şöyle ortaya koymakta:

“İsrail, yakın zamanda sabahları rüşvet, sahtekarlık ve görevi kötüye kullanma suçlaması karşısında  sanık sandalyesinde kendini savunan, öğleden sonra ise başbakanlık makamındaki koltuğunda oturup devlet işlerini yöneten bir başbakan görecek”.

İngiliz The Guardian gazetesinin Kudüs’teki yazarı Oliver Holmes’a göre; “ en  az 18 ay daha başbakanlık yapacak Netanyahu’nun, 2018’in sonlarında bir polis ihbarı ile hakkında açılan davalara karşı, yargı üzerindeki  baskıyı daha da yoğunlaştırması beklenmelidir. Muhtelif şekillerde ortaya çıkabilecek bu baskı büyük bir olasılıkla en çok yargıç atamalarında olacaktır”.

Diğer bir önemli yayın organı İngiliz The Economist ise durumu şöyle değerlendirmekte; “ Netanyahu davayı sürüncemede bırakmak için bütün gücünü kullanacak. Yerel mahkemede aleyhinde karar çıkmasını engelleyemezse, dosyanın gideceği yüksek mahkeme yargıçları üzerinde her türlü baskıyı kurarak davayı düşürmek için, yargıç tayinlerinde başbakana tanınan “veto” hakkı dahil elindeki her türlü yetkiye baş vurmaktan kaçınmayacak”.

Pazar günü sanık sandalyesinde oturacak Netanyahu’nun bu durumu hakkında ülkede iki farklı görüş oluşmuş durumda. İsrail’deki sağcılara göre; hukuk sisteminin seçilmiş bir lideri yargılamaya hakkı yok; bu yargılama halkın iradesine Derin Devlet’in bir darbesinden öte değil. Solculara göre ise; bu yargılama ülkedeki yolsuzluğun endemik hale gelmiş olmasının tipik bir göstergesi.

Ancak bu iki görüşün dışında unutulmamalı ki, İsrail yargı  sistemi pek de uzak olmayan geçmişte, bir cumhurbaşkanını tecavüz suçundan, bir başbakanı da rüşvet almaktan yargılamış, suçları sabit görüldüğü için cezaevine göndermiş bir ülke.

Son olarak Haaretz gazetesi yazarı Anshel Pfeffer’in önemli bir değerlendirmesine yer verelim:

“Pazar günü İsrail demokrasisinin yargı ayağı için bir hesaplaşma günü olacak. Ancak ülkede yıllardır süren çok sayıda adaletsizlik, İsrail’in ahlak ve demokrasi standardını bir hayli yıpratmış durumda.  Netanyahu hakkında üç ayrı suç dolayısıyla açılan davaların sonuçlarının, bu yıpranmışlığı ortadan kaldırıp kaldırmayacağını bekleyip göreceğiz”.

En çok merak edilen konu da, Hacıyatmaz “siyaset sihirbazı” Netanyahu’nun, iki yıldan fazla süredir kaçmayı başardığı savcı ve yargıçlara “çekirge”  örneği gibi sonunda paçayı kaptırdığı bu süreçten sıyrılıp, sıyrılamayacağı!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaretçi Yorumları

Özer Balkaş23 Mayıs 2020

Sönmez Bey,
Netenyahu, özellikle son on yılda keşfedilip devreye alınan dev doğal gaz sahalarının geliştirilmesinde çok başarılı oldu. Başta ABD’li Noble olmak üzere uluslararası petrol şirketlerinin faaliyetlerdeki katkı ve katılımlarının devamlılığını sağladı. Doğal Gaz arama ve üretiminde tekelleşmeyi engelledi. Doğal Gaz ihracatında, ülkesi lehinde ve örnek alınan düzenlemeler ve sınırlamalar getirdi. Bu konulara ilişkin olarak Obama ve yabancı petrol şirketleri ile yaşadığı sıkıntıları başarı ile atlattı. Şu sıralarda dev Leviathan ve Karish doğal gaz sahalarının devreye alınmasında son aşamalara gelindi. Mısır’la ilişkilerini çok iyi bir seviyeye ulaştırdı. Yıllardır ihtilaflı ve atıl olan EM boru hattını Noble Oil ve Delek Group’la birlikte rehabilite etti. Bu boruhattından Mısır’a yılda 7 milyar metreküp doğal gaz ihraç edilecek. Bu bağlamda tesis edilen Doğu Akdeniz Gaz Pazarında, Türkiye ve Lübnan dışında kalan tüm Doğu Akdeniz ülkeleri (ayrıca Fransa ve Italya da üye) yanında ABD ve AB’nin de dahli ve desteğinde çok başarılı oldu. Velhasılı, Israil ekonomisi tüm zamanların en iyi dönemini yaşıyor ve Israil çok önemli bir doğal gaz tedarikçisi oldu. Ayrıca tartışma götürmeyecek politik etkinliği, ses getiren diyasforası ve lobisi, başta Kudüs ve işgal ettiği topraklardaki konumu ile de çok önemsenen bir siyasi güce sahip.
Israil’de ve Israil’in offshore’undaki doğal gaz projelerindeki geçmişim ve tecrübelerime dayanarak ifade etmeliyim ki; Israil ile ülkemiz arasındaki seviye farkı, ekonomik ve politik olarak Israil lehinde büyüyen bir uçurum halini aldı. Ayrıca Israil halkı, başta eğitim düzeyi olmak üzere tüm entellektüel profili ve kazanımları ile akıl ve bilim yolu ile hareket ediyor. Israillilerin, politik arenadaki sert ve eleştirel yaklaşımı yanında; Israil’in ali menfaatleri için doğru karar verme alışkanlığı olduğu görüşündeyim. Bana göre Netenyahu, rolünü çok iyi oynuyor ve kullanılma süresi bittiğinde yerini halefine devredecek. Israil’in Netenyahu’lu ya da Netenyahu’suz olmasının, yol haritasında ciddi sorunlar yaratmayacağını düşünüyorum…
Bilgileriniz için, lütfen.
Sağlık ve esenlik dileklerimle,
Özer BALKAŞ

İlgili Terimler :