SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- KRİZİN YURTTAŞLARIMIZIN ÇOĞUNLUĞUNU ETKİLEYECEĞİ ŞU GÜNLERDE ”TASADA, SEVİNÇTE BİR OLMA” ÖZDEYİŞİMİZİ HATIRLAYIP GEREĞİNİ YAPALIM.

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- KRİZİN YURTTAŞLARIMIZIN ÇOĞUNLUĞUNU ETKİLEYECEĞİ ŞU GÜNLERDE ”TASADA, SEVİNÇTE BİR OLMA” ÖZDEYİŞİMİZİ HATIRLAYIP GEREĞİNİ YAPALIM.

13.08.2018 - 14:58

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- KRİZİN YURTTAŞLARIMIZIN ÇOĞUNLUĞUNU ETKİLEYECEĞİ ŞU GÜNLERDE ”TASADA, SEVİNÇTE BİR OLMA” ÖZDEYİŞİMİZİ HATIRLAYIP GEREĞİNİ YAPALIM.

 

 

Değerli Dostlar,

 

Baştan söyleyeyim!

Bu yazımın, bazı yurttaşlarımın hiç hoşuna gitmeyeceğini ve bana öfkeleneceklerini bilerek yazmak zorundayım.

 

“Döviz” dediğimiz yabancı para cinsinden tasarruf geri kalmış ülke yurttaşlarına özgü bir tutumdur. Bankalar, şirketler, hatta kişiler için bu tutumun elbette kabul edilebilir nedenleri vardır. Çünkü banka ve şirketlerin, aldıkları borçları yabancı para cinsinden ödemek için bu yola başvurmaları anlaşılabilir bir tutumdur. Ya yurttaşların ki; onlar ise yurtiçi tasarruflarının değerini korumak için bu yola başvururlar.

 

Bu yazımda banka ve döviz kazanan veya dövizle yatırım yaptıkları için döviz borcu olan şirketleri dışarıda tutarak, sade yurttaşların döviz ile ilişkisine değinmek istiyorum.

 

Tasarrufların kazandığı faizin üzerinde enflasyon beklenen ülkelerde, yurttaşların döviz tutmaları bir ölçüde anlaşılabilir. Ancak bir süredir içinde yaşadığımız günlerdeki gibi döviz kıtlığı yüzünden kurların milli para aleyhine hızla yükseldiği, ülkenin bilinmez bir sürece doğru hızla yol aldığı zamanlarda, döviz tutmakta ısrar doğru bir tutum mudur?

 

Ülke ve toplum olarak daha büyük belirsizliklere mahkum olacağımızın apaçık ortaya çıktığı bugünlerde yurttaşlar olarak ne yapabiliriz veya ne yapmalıyız?

Yaşamsal soru bu!

Bana göre son derece olumsuz bu noktaya kimin tarafından sürüklenmiş olursak olalım, günlük siyasi mülahazaların dışında, aynı gemide olduğumuzu düşünerek yaklaşmamız gerekir diye düşünüyorum.

 

Bu noktada aklıma, solcu gençlik günlerimden hoş bir anekdot geldi. Paylaşayım! 68’lerde bazı solcular arasında, devrimin hızlanması için ” çelişkilerin keskinleşmesi” diye bir kavram vardı. Anlamı da ‘’Bırakın her şey daha kötüye gitsin, devrim süreci hızlansın!” idi. Muhalif siyasetçiler arasında muhtemelen, hala böyle düşünenler vardır. Ama hayatın bu çerçevede ilerlemediğini, büyük acılar çekerek öğrendik. O çocuksu söylem de, hoş bir anı olarak kaldı.

Demem o ki; iktidar ile siyasi hesaplaşmayı sonraya erteleyerek, her birimizin ” yurtseverlik bilinci” ile katkı koymamız gereken günlerden geçtiğimizi düşünüyorum. Hem de gecikmeden!

” Olur mu canım? İktidarın işine gelir! vb” gibi karşı çıkışların olacağını biliyorum. Onlara şunu hatırlatmak isterim. Eğer ülke ve toplum, altından kalkılması olanaksız bir sürece doğru gidiyorsa, yakın gelecekte elinizde döviz kalır mı, kalırsa bile başına ne gelir, bunu bir düşünün derim.

Ayrıca yüksek döviz sahiplerinin sayısının, toplumun bütününe göre çok ama çok az olduğunu tahmin ediyorum.

Elinde üç beş kuruş döviz bulunduran sokaktaki yurttaş da değil kastettiklerim. Ayrıca bu sözlerim, yurtdışında alın teri ile çalışan veya içeriden yurtdışına iş yapıp döviz kazananlar için değil. Türkiye’deki servet ve rant kazançlarından elde ettikleri yerli parayı, dövizde depo edenler asıl hedefimdekiler.

Şu da açık ki bu kişiler ellerindeki dövizleri muhtelif zamanlarda düşük kurlarla toplayıp istif ettiler. Bugünlerdeki tarihi rekor kurla ile hesaplandığında, beklediklerinin çok üzerinde servet sahibi oldular. Daha ne bekliyorlar?

Hadi, Cumhuriyet’in Kadro Dergisi’nin benimsetmek istediği ” Sınıfsız, imtiyazsız kaynaşmış bir toplum” olma idealini benimsemek işimize gelmedi. Ancak içinde bulunduğumuz gündem de gecikmeden!

Son söz: Bu dileğimin, bütün siyasi mülahazaların dışında algılanmasını özellikle rica ederim.

Ziyaretçi Yorumları

Enis Tütüncü15 Ağustos 2018

Bravo Sn. Çetinkaya 👍👏🇹🇷

İlgili Terimler :