SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MÜSTAKBEL  CUMHURBAŞKANI’NIN  EKONOMİ SEMİNERİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MÜSTAKBEL  CUMHURBAŞKANI’NIN  EKONOMİ SEMİNERİ

11.08.2018 - 9:07

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MÜSTAKBEL   CUMHURBAŞKANI’NIN   EKONOMİ SEMİNERİ

 

 

Baştan ifade edeyim ki; yazının bu başlığındaki “müstakbel” kelimesi, Sn. B.Albayrak’ın yaptığı toplantıdan edindiğim izlenimlerimin, öznel değerlendirilmesi sonucu oluşturduğum bir yaklaşımın sonucu.

 

 

Toplantı” yerine ” seminer ” sözcüğünü kullanmam da yine aynı yaklaşımın ürünü. Gerçekten, dinleyici profili yanında, sunum tarzı, sunum sırasındaki terlemeler, bana bir uzmanlık tezini sunan yüksek lisans öğrencisi görüntüsü verdi.

 

Dinleyiciler sırasının ön sırasındakilerin önemli bir kısmı da, sanki semineri notlayacak hocalara benzer konumdaki TUSİAD’ın ağır toplarıydı.

 

Bir başka önemli tesbitim de toplantının, önce 11.30 da başlayacağı, sonra 14.30’a ertelendiğinin bildirilmesine karşın, tam da o sırada devam etmekte olan ve çok sayıda TV’de yayımlanan AKP Gn.Bşk.Sn.CB’nın mitinginin bitmesinin beklenmesi nedeniyle yaklaşık bir saat geç başlamasıydı.

 

Sn.Albayrak’ın seminerde ne söylediğine geçmeden önce, sahne performansı hakkında bir iki ilginç hususa da dikkat çekilebilir. İlki, rahat görünmeye çalışmasına rağmen ilk anlardan itibaren heyecanından olsa gerek, terini silmeye başlamasıydı. İkincisi, yüksek lisans öğrencilerinin seminerlerinde genellikle yaptığı gibi, sürekli tekrarlara başvurması yanında, sözünü ettiği her başlığı defalarca “burası çok önemli!” sözleriyle vurgulayıp, bazen de dinleyici ön sırasındaki ağır top yüksek burjuvadan seçtiği bazılarına isimleriyle hitap edip, onlardan mimik ve jestlerle onay istemesiydi.

 

Bir başka ilginç husus da, konuşma bitip, Sn. Albayrak daha podyumdan inmeden, dinleyici ön sırasındaki zevatın birbirilerine işaret ederek, hep birlikte ayağa kalkıp önlerini ilikleyerek sahne önünde tebrik için hazır ol duruşunda beklemeleriydi. Bu tebrikler sırasında Sn.Bakan’ın gayet mutlu olduğu gözlerden kaçmadı. Yani semineri başarıyla tamamlamıştı.

 

Gelelim seminerin içeriğine. “Derde deva ne söyledi” diye bakılacak olursa; ” çok laf, az öz” olarak nitelendirmesi mümkün bir içerikti denilebilir. En önemli başlıklar olarak şu hususların öne çıktığına işaret edilebilir.

  • Anlattığı süreci, bankalar dahil, iş dünyası (TÜSİAD) ile birlikte götürme kararlılığı,
  • Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair, bana göre biraz muğlak bir yaklaşımı,
  • Hükümet Üyeleri’nin tamamına yakınının tecrübeli ve başarılı iş insanlarından seçilmiş olmasına dikkat edileceği,
  • Bakanlıkların uygulayıcı birimlerinde de özel sektörden uzman eleman kullanılacağı,
  • Tasarruf temelli ve disiplinli mali politikalar izleneceği,
  • Bu amaçla hızlı, etkin karar ve uygulama mekanizmaları için, çok başlılık yerine kısmen merkezi yönetim anlayışının benimseneceği, vb bir sürü ayrıntı.

 

Program sürerken bir ilginç haber de, aynı anda TV ekranlarında alt yazı olarak göründü. Bu haber, TL’nın aşırı değer kaybı nedeniyle ABD’ye satılan Türk çelik ve alüminyumu fiyatlarının $ cinsinden ucuzlayacağını dikkate aldığını söyleyen Trump’ın, bu mallar üzerindeki gümrük vergisini bir hayli arttırdığına dairdi. Trump’ın zamanlaması manidar bu twiti, Türkiye kamuoyuna doğrudan “Siyasetçilerinizin ABD ile anlaştık sözlerine inanmayın” anlamına gelebileceği gibi, aynı zamanda, Türkiye siyasetçilerinin İran konusundaki tutumlarına karşı gerilimi tırmandırma konusundaki kararlılığının göstergesi olarak da yorumlanabilir.

 

Yeni Rejim’in yol haritası ipuçlarının az da olsa sergilendiği, birçok açıdan çok hareketli geçen bu 10 Ağustos Cuma günü öğleden sonrasını, yukarıdaki gelişmeler ışığında değerlendirmek gerekirse, kısaca şunlar söylenebilir.

 

  • Öncelikle, müstakbel CB’ı adayı olarak hazırlanan siyasetçinin Sn. Berat Albayrak olduğu öngörülebilir. Bunu destekleyen unsurlar arasında ‘’seminer’’ performansı yanında, kayınpederi AKP Genel Bşk.Sn.CB’nın en güvendiği aile üyesi olması nedeniyle, icraatlarında bazen bağımsız hareket imkanına sahip olduğuna dair iş çevrelerindeki yaygın söylenti sayılabilir.
  • AKP Gn.Bşk.Sn.CB, Bayburt ve Gümüşhane mitinglerinde bilinen üslubuyla hamaset dozu yüksek retorikle bir taraftan ABD’yi hedef alırken, diğer taraftan Rusya ve İran ile işbirliği sinyali vererek seçmenini konsolidasyon çabası içine girmiş; Sn. Albayrak ise bu konulara hiç değinmeden, ekonomi-politik tutumu bilinen TÜSİAD’ın ağır topları önünde, tam da onları ve onlar aracılığıyla batı iş/finans çevrelerini kısmen de olsa tatmin edecek tarzda, disiplinli kamu yönetimi ve piyasa oyuncuları ile iş görme niyetini açık etmesinin, Yeni Rejim’in bilinçli bir “ikircikli” tutum izleyeceği izlenimi verdiği düşünülebilir. Bu yaklaşımı destekleyen unsurlar arasında, yine iş çevrelerinde, Sn.Albayrak’ın batı iş/finans çevreleriyle yakın temas arayışlarında olduğuna dair söylentiden söz edilebilir. Yani “siyaset ayrı, iş ayrı” modundaki bu yaklaşıma dair öngörünün doğru ve sürdürülebilir olup olmadığını zaman gösterecektir.
  • Bu model çerçevesindeki en önemli göstergelerden birinin, TÜSİAD’ın da desteğiyle batı iş/finans dünyasının Sn.Albayrak’a güveninin sağlanıp sağlanamayacağı olduğunu dikkatle not etmek gerekir. Bu konuda belirleyici olacak faktörlerden biri, söz konusu çevrelerin Türkiye’deki doğrudan yatırımları yanında, menkul yatırımlarını güvenceye alma konusundaki tutumları olacaktır. Bu noktada iki alternatif görünmektedir: Ya Türkiye’ye güvenip uzun dönemli yatırım yapmış fonlardan, “stop loss/ zarara rağmen çık” kararını halen vermemiş olan büyük bir yatırımcı grubu ikna edilerek, döviz tırmanışı dizginlenebilir, veya ikna edilemez de, çıkış kararlarında israrlı olurlarsa finans  dünyasının bokstan aldığı jargon ile, Türkiye “knock down” durumuna düşürülür ki; bunun ülkemiz ve toplumumuz üzerindeki etkilerini, bugünden düşünmenin olanaksızlığı yanında, dünya finans çevrelerinde sarsıntılara neden olması da kaçınılmazdır. Böyle bir durum ortaya çıkar mı? Tahmin etmek çok güç!
  • Şimdilik son, fakat en önemli değerlendirme olarak; girdiğimiz Yeni Rejim döneminin, ülkemiz ve toplumumuz için çok yeni ve bilinmezliklerle dolu olduğunu söylemek mümkündür. Ne yazık ki; AKP Gn.Bşk.Sn.CB’nın 16 yıllık iktidarı sonucu, ülkenin olağanüstü risklerle karşı karşıya geldiği bu aşamada, yaşanmakta olan büyük krizi ülkenin ve toplumun temel varoluş  sorunu olarak değerlendirmesi büyük tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Son Bayburt ve Gümüşhane mitinglerinde yüksek hamaset yüklü,diplomasi aklına sığmayan kışkırtıcı retoriği, seçmenini konsolide etmesinde belki yardımcı olabilir ama ülke ve toplumun bütününü, yakın gelecekte içinden çıkılmaz sorunlarla karşı karşıya bırakabilir.
  • Dileğimiz, kendisi üzerinde çok etkili olduğu söylenen Sn.B.Albayrak’ın, kayınpederini ikna ederek devlet yönetiminde aklı selimin bir an evvel hakim olmasını sağlamasıdır.

Evet Dostlar, ülke tarihine hangi nitelemelerle geçeceği tahmin edilemeyen  10 Ağustos 2018 Cuma günü öğleden sonrasının görünen öyküsü bu!

 

Ziyaretçi Yorumları

Enis Tütüncü11 Ağustos 2018

Tek kelime ile Harika bir yorum. Tebrik ve teşekkürler.

Aziz Ekşi11 Ağustos 2018

Yazınızı zevkle okudum Sönmez bey, ülke adına da üzüldüm.

İlgili Terimler :