SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MUTLU ÇOCUKLAR ÜLKESİ: ALMANYA

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MUTLU ÇOCUKLAR ÜLKESİ: ALMANYA

19.09.2018 - 13:01

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- MUTLU ÇOCUKLAR ÜLKESİ: ALMANYA

 

Son 16 yıldır ülkemizi yöneten iktidar, eğitim/öğretim politikası üzerinde, “yap/boz/yap/boz” tarzındaki baş döndürücü uygulamalarını sürdürüyor. Bitmek tükenmek bilmeyen bu denemelerin galiba esas amacı da, İslamcı ideoloji doğrultusunda, sonuçta Ortaçağın skolastik eğitim biçimine dönmek.

 

Ülkemizde bunlar olurken, Almanya’da yaşayan üç milyonun üzerindeki yurttaşımızın çocukları, nasıl bir eğitim/öğretim sisteminde yaşama hazırlanıyorlar.

 

Yurtdışında doğup büyüyen, şimdilerde biri sekiz, diğeri on üç yaşındaki torunlarımın, kreş yaşlarından bu yana eğitim/öğretim süreci Berlin’de devam ediyor. Onları yıllardır izleyerek edindiğim gözlemlere, bu gelişimde yaptığım bir iki incelemeyi de ekleyerek, yukarıdaki sorunun yanıtlarını okuyucularımın dikkatlerine sunmanın yararlı olacağını düşündüm.

Bu çabamın, çocuklarımızın erken yaşlarından itibaren içine sürüklenmek istendiği “dindar/kindar nesiller” oksimoron kavram temelli eğitim/öğretim süreci üzerinde düşünülmesinde, küçük de olsa bir katkısı olmasını umuyorum.

 

Berlin’in bu incelemeler için en uygun yer olmasının özelliklerinden en önemlisi de, burada bir Alman-Türk Avrupa Devlet Okulu’nun olması. Adı da AZİZ NESİN İLKOKULU.

Bu okulu ayrıntılı olarak sonraki yazımda anlatacağım.

Şimdi gelin, bu yazıda Almanya’nın ilk eğitim/öğretim sistemi ile devam edelim

 

Kreşler (Kindergaerten)

 

Irk, din, dil, cinsiyet, milliyet farkı olmaksızın, Berlin’de ikamet eden her ailenin çocuklarının üç yaşından itibaren kabul edildiği kreşlerin çoğu, Berlin eyalet devletinin kurup yönettiği kurumlar.

Genel kural üç yaş olmasına karşın, anne ve babanın ikisinin çalıştığı çocuklar da altıncı aydan itibaren kabul ediliyorlar.

 

Tam zamanlı olan kreşlerde, klasik okul öncesi eğitimin yanında, kanımca en ayırt edici unsur, çocukların yaz kış doğa ile içiçe olmalarına özen gösterilmesi. Genellikle büyük oyun

bahçelerine sahip bu kurumların, bahçesi olmayanların da bu gereksinim, kentin her yerinde olan tertemiz ve düzenli parklarda sağlanıyor. Yani çocukların çok erken dönemlerinden itibaren bitki, börtü böcek ile tanışarak, doğayla bütünleşmesi ve merakının geliştirilmesi amaçlanıyor.

 

Üç yaş öncesi çocuklar için, ailenin gelir durumuna göre ücretlendirilen veya ücretsiz olan kreş süreci, üç yaşından ilkokula kadar, yerli yabancı ayırmaksızın ücretsiz. Ayrıca ülkede doğan çocuk başına, yine yerli yabancı ayırmaksızın, ilk çocuğa yaklaşık 200 €’dan başlamak ve sonraki çocuklara artan miktarlarda olmak üzere, eyalet devlet bütçesinden çocuk parası verildiğini de hatırlatmak gerek.

 

İlkokullar ( Grundschulen)

 

Kreş dönemini tamamlayan 6 yaşındaki çocuklar, merkezi yönetim tarafından evlerine en yakın bir okula yerleştiriliyor.

Çocuğun yerleştirildiği okulu beğenmeyen velilere, yine yakın yerlerden tercih ettikleri bir başka okulda boş yer olduğunda, oraya yerleştirme fırsatı tanınıyor.

 

  1. ve 2. sınıflar aynı derslikte bulunmakta ve yıl boyunca her yeni öğrenciye, ikinci sınıftan bir öğrenci rehberlik etmekte. Böylece yeni gelen öğrencilerin okula ve arkadaşlarına alışma süreci kolaylaştırılırken, ikinci sınıf öğrencisi de önemli bir sorumluluk almayı erken yaşta öğrenmeye başlıyor.

 

Ayrıca yetenekli 1. sınıf öğrencilerine 2.sınıfı okumadan, doğrudan 3.sınıfa geçme olanağı tanınıyor.

 

En Önemli Ders: Almanca

 

İlköğretimin her aşamasında en önem verilen ders Almanca.    Bu derste, okuma, yazma, anlama ve anlatma yetilerinin geliştirilmesine odaklanılıyor. 1.sınıftan itibaren çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılmasına büyük önem veriliyor. Bunun için çocukların her semtte bulunan kütüphanelerde araştırma yapması teşvik ediliyor

 

3.sınıfta İngilizce ile tanıştırılan çocuklar, 6.sınıf sonunda bu dilde kendilerini ifade edecek düzeye eriştiriliyor. 1.sınıftan itibaren çocuklara, hazırlamaları öğretilen görsel unsurların eşliğinde, farklı konularda sunum yapma alışkanlığı kazandırılmasına da büyük önem veriliyor.

 

Din Dersi

 

“Peki; din dersi yok mu?” sorusu akla gelebilir. Elbette var! Ancak anne babanın tercihine bağlı! Bu dersi aldırtmak isteyenlerin çocuklarına, “Religion/Din” adı altındaki derslerde, esas olarak ahlak, yoksullara yardım vb konular yanında, masallarla, İsa Peygamber’in körlerin gözünü açma, hastaları iyileştirme vb gibi masallar anlatılıyor. Bu dersi aldırtmayan anne babaların çocuklarına ise Hayat Bilgisi tadında, yine dürüstlük, yalan söylememek, insanları aldatmamak, yoksullara yardım, insan severlik konularında öğütler veriliyor.

 

Okulda Şiddet

 

En önemli bir diğer unsur ise;  dayak, tokat vb şiddet bir yana, çocukları ağır strese sokacak öğretmen davranışlarının bile yasalarla engellenmiş olması. Anne babanın böyle bir olumsuzluğu doktor raporu ile tespit edip yetkililere başvurması durumunda, derhal öğretmenin işine son verildiği gibi, cezai kovuşturma başlatılıyor. Çok az rastlanan öğrenciler arasındaki çocuk kavgaları sorunu, aileleri sorunun içine sokmadan okul yönetimleri tarafından çözümleniyor.

 

Kitap Temini

 

Kitaplar iki şekilde temin ediliyor. İsteyen anne babalar bedelini ödeyerek çocukları için yeni kitap alma yoluna gidebiliyorlar. Diğerleri ise, her yıl okul kitaplığına yapacakları küçük bir katkı karşılığında, çocuklarının kullanılmış ama az yıpranmış kitaplarını, dönem sonunda iade etmek üzere kullanabiliyor.

 

Eğitsel Faaliyetler ve Spor

 

Spor, müzik, tiyatro, bale, dans, seramik vb eğitsel faaliyetler ilkokullarda olmazsa olmaz unsurlar. Her ilkokulun sahip olduğu, tesislerle donatılmış geniş bahçeleri ve spor salonlarında çocuklara ilgi duydukları sporu yapma olanağı sağlanmakta. Ayrıca okul dışında çok sayıda spor kulübüne düşük bir ücret karşılığı üye olmak suretiyle, aileler hem kendilerine, hem de çocuklarına düzenli spor yapma olanağı bulabilmekteler.

 

Berlin’de sportif faaliyet, başta çocuklar olmak üzere, isteyen herkes için yaşamın ayrılmaz bir parçası. Bütün okulların spor tesisleri, hafta içinde antrenmanlar, hafta sonlarında da sabahın erken saatlerinden akşama kadar süren maçlar için spor kulüplerine tahsis ediliyor. Çocukların maçlarına, veliler gösterdikleri yüksek ilgi ile destek olmaktalar. Maçlar boyunca, kulüp üyesi anne babaların hazırlayıp getirdiği yiyecek içecek satışından kulüplere gelir sağlanıyor.

 

Çocukların sportif faaliyetleri, her dalın eyalet federasyonları yetkilileri tarafından, erken yaşlarından başlamak üzere izlenerek, yetenekli olanlar 10 yaşından itibaren, resmi federasyon kadrolarına davet ediliyor.

 

Oyuncusu oldukları kulüp takımları yanında, burada da yoğun antrenman ve kamplara alınan sporcu çocuklar, 15 yaşında yapılan seçmeler sonucunda, U16 Almanya Milli Takımı kadrolarına alınarak yetiştiriliyor.

 

Bu süreç boyunca çocuklar devam ettikleri okul yanında, hafta içinde en az dört gün antrenman, hafta sonunda da en az bir maç günü olmak üzere, haftada en az beş günün bir bölümünü sportif faaliyetle geçiriyorlar. Türk asıllı çok sayıda genç sporcunun, farklı dallardaki yerli yabancı Alman uyruklu arkadaşlarıyla, Almanya milli takımlarına seçilmeleri de böylesi zorlu bir süreç sonunda gerçekleşiyor.

 

Böylece, yaklaşık 5/6 yaşlarında başladıkları sportif faaliyetlerini, uluslararası kamp ve karşılaşmalar dahil yaklaşık 10 yıl boyunca sürdüren çocuklar, milli takımlarda yer alsın almasın, sportif faaliyeti, yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası haline getiriyorlar.

 

İlkokulu Bitirme ve Sonrası

 

Berlin dahil üç eyalette ilkokul dönemi 4. veya 6.sınıfın sonunda bitiyor. Sınıf Öğretmeni tarafından 4.yılın sonunda başarılı bulunan öğrencilerin, velileri isterlerse, çocuklarını bir üst okula gönderebiliyor. Diğerleri için ilkokul dönemi 6.sınıf sonunda tamamlanıyor. Bu çocukların bir üst okula devamını sağlayan yegane belge, sınıf öğretmenlerinin ” uygundur” şeklinde düzenlediği tavsiye belgesi oluyor.

 

Üst Okullar

 

Çocuklar ilkokulu bitirdikten sonra, bizdeki ortaokul ve liselerin karşılığı olan ve Gymnasium adı verilen okullara devam ederek 12/13 yıllık zorunlu öğretim sürelerini tamamlıyorlar.

 

Bir sonraki yazımda, yukarıda söz ettiğim üzere, Berlin’deki Türk-Alman Devlet Okulu olan AZİZ NESİN İlkokulu’nu okuyuculara tanıtmaya çalışacağım.

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :