SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN AZİL GÖRÜŞMELERİNDE GELİNEN AŞAMA VE 2020 SEÇİMİ ADAYLARI 

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN AZİL GÖRÜŞMELERİNDE GELİNEN AŞAMA VE 2020 SEÇİMİ ADAYLARI 

01.12.2019 - 9:24

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN AZİL GÖRÜŞMELERİNDE GELİNEN AŞAMA VE 2020 SEÇİMİ ADAYLARI 

 

 

Bilindiği gibi, geçtiğimiz eylül ayından bu yana ABD Başkanı Trump’ın başı, Kongre’nin ‘ House ‘ dedikleri Temsilciler Meclisi’nde açılan azil soruşturması nedeniyle bir hayli dertte.

Bir hafta öncesine kadar, iki hafta boyunca neredeyse her gün konu ile ilgili çok sayıda ABD kamu görevlisi, Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi önüne gelip, Adam Schiff adlı üyenin başkanlığındaki komitedeki parti temsilcileri ve danışman avukatların sorularına saatlerce ince detaylar üzerinden sorgulandılar.

Bu ifadelerle ortaya yeni bir bilgi çıktığında, tv muhabirlerinin hep peşinde olduğu Trump da, ayaküstü verdiği yanıtlarla yeni iddiaları savuşturmaya çalıştı.

Bazen bu yanıtlar arasında eğlenceli şeyler de söyledi. Mesela Komite Başkanı Adam Schiff’in soyadından türettiği ‘ kaypak ‘ anlamındaki ” schifty ” kelimesiyle, ondan sözederken ” Schifty Schiff “, yani ” Kaypak Schiff” diyerek, her fırsatta aklınca aşağıladı.

Ancak bu aşağılama Adam Schiff’in yönettiği komite üyesi Demokrat’ların etkin sorgulaması ile gerçeklerin gün ışığına çıkmasının önüne geçemedi.

Nihayet bir hafta önce, Temsilciler Meclisi daveti kabul edip ifade vermeye gelenleri dinleme sürecini tamamladı.

Şimdi herkesin sorduğu soru şu: Bundan sonra ne olacak?

Meclis Tüzüğüne göre Komite Başkanı’nın soruşturma sonuçlarını içeren bir raporu hazırlayıp Meclis’in Adalet Komitesine sunması gerekiyor. Trump’a yöneltilen suçlamaları inceleyip azil konusunun Meclis gündemine alınıp alınmayacağına karar yetkisi Adalet Komitesi’nin!

Bu aşamada artık yeni bir tanık dinlenmesi beklenmiyor. Ancak davet edilip gelmeyenlerden her hangi biri fikrini değiştirir de şimdiye kadar gündeme gelmeyen yeni bir bilgi vermek isterse, o kişinin dinlenmesinin gerektiği ifade ediliyor.

Bazı Demokratlar, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton gibi önemli bir tanığın dinlenmesi için bile beklenmesini uygun görmüyorlar. Kaldı ki, Bolton tanıklık davetini aldığında, ancak mahkeme tarafından talep edildiğinde ifade vereceğini belirtmişti.

Kongrenin şu andaki görüntüsüne bakılırsa, Adalet Komitesi’nin raporunu hazırlayıp Noel öncesi Temsilciler Komitesi’ne vermesi bekleniyor. Bazı Demokrat temsilcilerin yıl sonundan önce ‘ azil oylaması ‘ yapılmasını beklemelerine karşın henüz bir oylama takvimi de belirlenmiş değil.

Bu arada Washington Post’un bildirdiğine göre, Senato’da çoğunlukta olan Cumhuriyetçi Parti’liler Beyaz Saray ile yaptıkları görüşme doğrultusunda Senato’daki azil görüşmelerini iki hafta ile sınırlandırmaya karar vermişler. Bu durumda Senato’daki soruşturmanın en erken Ocak ayında başlaması bekleniyor.

Diğer yandan  Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ise, tanık dinlemeleri için her hangi bir son tarih vermekten kaçınmış olsa da, yeni tanıklar için kapının halen açık olduğunu söyledi.

Temsilciler Meclisi’nin İstihbarat Komitesi üyelerinden birinin yardımcısının Vox haber sitesine söylediğine göre, bazı Demokratlar yeterli bilgiye ulaşıldığını düşünüyor olsalar da, Komite üyelerinin bazılarına göre soruşturmayı biraz daha derinleştirmek gerekiyor. O yüzden içinde bulunulan Şükran Günü haftasını takiben önümüzdeki hafta görüşmelerin sürmesi bekleniyor.

Bu çerçevede Temsilciler Meclisi Başkan’ı Pelosi, İstihbarat Komitesi önünde yeminli ifade vermek üzere Trump’ı bir kez daha davet ettiğini bildirerek şöyle dedi: ” Başkan’a söylediğim gibi henüz bir karar almadık, ancak olgular tartışmasız bir şekilde açık. O yüzden, eğer aklanmasına yardımcı olmak üzere Komite üyelerini ikna edecek farklı belgeleri varsa, kendisini dinlemeye hazır olduğumuzu ifade ettim.”

Adalet Komitesi’nin Demokrat üyelerinden dördü de Vox habere verdikleri demeçlerinde; İstihbarat Komitesi’nin dosyayı tamamlamasına kadar her hangi bir işlem yapmayacaklarını, Başkan Trump dahil, ifade vermek isteyenler olursa, onları dinlemeye hazır olduklarını beyan ettiler.

Hatta bunlardan Demokrat Temsilci Madeleine Dean, soruşturmanın başlarında Trump’ın ifade vereceğini söylemesine karşın, şimdiye değin ne kendisinden, ne de Beyaz Saray’dan her hangi bir başvuruda bulunulmamış olmasının yadırgatıcı olduğunu söyledi.

Dean ayrıca, kanıtların  çok açık olmasına karşın, yönetimden Trump’ı temize çıkarıcı bir belgenin ulaşmamış olmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak; Amerikan halkı için tablonun çok açık ve net olduğuna dikkat çekti.

Azil Kararının Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesi halinde dosya Senato’ya gidecek. Senato’daki 100 üyenin her biri ‘ jüri üyesi ‘ olarak tarafları dinleyerek kararını verecek.

Yargılamayı ABD Yüksek Mahkemesinin Başkanı ( Chief Justice ) John Roberts yönetecek. Temsilciler Meclisi’nde azil kararı veren üyeler ve onların danışmanı avukatlar savcı görevini üstlenecekler. Trump’ın danışmanları da, onu savunacaklar.

Senatoda çoğunlukta olan Cumhuriyetçi gruptan sızan haberlere göre Senatörler, Trump’a yöneltilen suçlamalara karşılık vermekten çok, dikkatleri, Trump’ın Ukrayna Başkanı Zelensky’den soruşturulmasını istediği öne sürülen Demokrat başkan adaylarından Joe Biden ve oğlu Hunter Biden üzerine çekmeye çalışacaklar.

Ancak mevcut koşullar içinde Senato’dan Azil Kararı çıkması beklenmiyor. Çünkü karar için nitelikli çoğunluk aranmasından ötürü, Demokrat’ların mevcut 47 senatörüne ilaveten Cumhuriyetçilerden 20 senatörün de onlara katılması gerekiyor.

Bu durumda akıllara gelen soru şu.

Yaklaşık iki ayı aşan süre boyunca sadece ABD’nin  değil, neredeyse dünyanın birçok ülkesinin medya kanallarında ana haberler arasında yer bulan ve sonuçsuz kalacağı büyük ölçüde tahmin edilen Trump’ın azil konusu neden bu denli köpürtüldü?

Bu sorunun yanıtının, gelecek yılın Kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık seçimleri sürecine girerken Trump’ın yıpratılması olduğu ifade ediliyor. Demokrat’ların amacı doğrultusunda azil tartışmasının bunca gündemde tutulmuş olmasının Trump’ı yıpratıp yıpratmadığı belirsizliğini korurken , bugüne kadar Trump’ın en muhtemel rakibi olarak görülen Demokrat Joe Biden’ın Ukrayna’da oğluna sağladığı ayrıcalıklar yüzünden yıprandığına inananların çoğunlukta olduğu anlaşılıyor.

Demokrat adaylar arasında Biden’dan sonra en güçlü adayın partinin radikal sol ( ABD standartlarında) kanadının temsilcisi Elizabeth Warren olduğu giderek netleşiyor. Diğer radikal sol kanat adayı Bernie Sanders’ın ise kamuoyu yoklamalarında Warren’ın ardında kaldığı görülüyor.

Warren’ın aday olması halinde Biden ve Sanders taraftarları tarafından desteklenip desteklenmeyeceği henüz bilinmiyor. Ayrıca en önemlisi de ABD kamuoyunun bir kadın Başkan’a hazır olup olmadığı.

Bu arada aylar önce aday olmayacağını açıklamasına rağmen

77 yaşındaki Yahudi milyarder Michael Bloomberg’in 24 Kasım’da Demokrat Parti’den aday olabileceğini açıklaması, Demokratlar arasında kafaları iyice karıştırmışa benziyor.

Bu yazının sonucu olarak söylemek gerekirse; ABD’nin başkanlık seçim süreci şimdilik birçok sorunun yanıtsız kaldığı belirsizlikler içinde görünüyor.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :