SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN GOLAN KARARINDA GÖZDEN KAÇAN AYRINTILAR

Ana Sayfa » GÜNCEL » SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN GOLAN KARARINDA GÖZDEN KAÇAN AYRINTILAR

26.03.2019 - 8:03

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
SÖNMEZ ÇETİNKAYA YAZDI- TRUMP’IN GOLAN KARARINDA GÖZDEN KAÇAN AYRINTILAR

Meraklı okuyucularım hatırlayacaktır. 

Trump, ABD, Kanada ve Meksika arasında yıllardır yürürlükte olan NAFTA ticaret anlaşmasını ortadan kaldırıp, ABD lehine değişikler içeren yeni anlaşmayı taraflara dayatmış ve sonunda kabul ettirmişti. O günlerde bu yazımın başlığından daha kısa ama aynı anlamdaki başlıkla bir yazı yazmıştım.

Aradan geçen sürede, dünyanın birçok yerinde çok sayıda önemli olaya karşın, Trump dünya siyaset sahnesinde, yine en çok konuşulan adam olmayı başardı. Daha önce benzerine pek rastlanmamış öyle ilginç bir siyasetçi ki; her an, bırakın herhangi bir ABD’liyi, kendi bakanlarını bile şaşırtan çıkışlar yapabiliyor. 

İki gün önce yine beklenmedik bir ‘ twit ‘ ile, 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan bu yana İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nin, İsrail’in hükümranlık alanı içinde olduğunu ilan ediverdi. Üstelik yıllar önce alınmış çok sayıda BM kararlarını ve uluslararası hukuku hiçe sayarak!

Yetmedi! Hızla Washington’a davet ettiği İsrail Başbakan’ı Netenyahu ile kameraların önüne geçip, birbirlerine neredeyse “ilan’ı aşk” eden sözlerin ardından, önceki gün twit ile bildirdiği kararını “başkanlık bildirisi” haline getirdiğini ilan edip imzalayarak kameralara poz verdi.

Bendeniz süreci, haber programını Doha ve Londra stüdyolarından yapan Aljazeera’da izledim. Bizim saatle 19.00’daki haber programı yarıda kesilerek, kameralar Washington’a çevrildi. 

Görüntüyü aktarmak isterim. Trump ve Netenyahu mikrofon başında; arka planda, Trump’ın adamlarından, biri damadı Kushner olmak üzere üç siyonist Yahudi ve Başkan yardımcısı Pence dahil diğer ikisinin Evangelist siyonist olduğu bildirilen toplam beş kişi el pençe divan durumunda!

Trump’ın konuşmasının ardından mikrofonu alan Netanyahu, bunun İsrail ve ABD tarihinde eşi benzeri bulunmayan tarihi bir an olduğunu bildirerek başladığı coşkulu konuşmasında Trump’ı adeta yere göğe koyamadı.

Daha sonra kanalın günlük akış programında yer alan yarım saatlik Inside Story adlı tartışma programında konu üç katılımcıyla değerlendirildi. Tarafsız iki uzmanın görüşü, Trump’ın bu bildirisinin hukuki anlamda geçerliliği olmamasına karşın, başta Rusya olmak üzere birçok bölge ülkesinin haklı tepkilerine neden olacağı şeklindeydi.

Bu bildirinin bugün ele alınmasının iki nedeni daha gündeme getirildi. Birincisi Trump’ın, 2016 seçimlerini Rusya ile birlikte yapılan bir planla etkilemesi ve yargılamayı engellemesi hakkında uzunca bir süredir yapılan soruşturma dosyasının Adalet Bakanı’na teslim edildiği gün olması; ikincisi de Netanyahu’nun Nisan ayında ülkesinde yapılacak seçimler öncesinde, hakkındaki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının engellenmesi ihtiyacıydı! 

İki günlük bu tuhaf sürecin öyküsünü, muhabir üslubu ile neden anlatma ihtiyacı duyduğum sorusu akla gelebilir.

Şundan: Gerek yurtiçindeki, gerekse yurtdışındaki bu tür siyasi enstantaneleri öteden beri, fırsat buldukça izlemeye meraklıyım. Bu tür sahnelerden, kendime göre elbette diplomatça değil ama kendi analitik düşünme tarzımla uluslararası siyasi sonuçları hakkında ipuçları çıkarmaya çalışırım. Merak işte!

Sürecin daha ötesi nasıl gelişir? Hemen tahminde bulunmak güç ama, en azından, Trump’ın hakkındaki rapor konusunda elini bir süreliğine de olsa rahatlatacağı kesin. Netanyahu açısından da seçimler öncesinde sağladığı bu sonuçla, hakkındaki soruşturmayı en azından erteleteceği kesin!

Her iki siyasetçi için de; “Win-Win” ; yani ” Kazan-Kazan” durumu! 

Uluslararası  siyasette tepkiler doğacakmış; benzer durumlarda diğer ülkelere kötü örnek olacakmış; Gazze’ye yeni saldırılar olacak ve insanlar ölecekmiş! Kimin umurunda!

Bu konuyla ilgili, evvelki günkü tartışma programına Kudüs’ten katılan bir yorumcunun; ” Kasabada artık Trump adında yeni bir Şerif var, onun adı da Trump!” sözleri aklıma geliyor; hayretler içinde kalıyorum 

Dedim ya; meraklıyım bu sahnelere! Yaklaşık yarım asır boyunca böyle bir şeye tanık olmadığımı söyleyebilirim. 

Nitekim, ABD diplomasisinin 1970’lerdeki mekanizması hakkında,  ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’in, 1973 İsrail/Arap Çatışması sırasında ve 1975 Çin Hindi’nin Son Ayı’ndaki yorucu ve yıpratıcı çalışmalarını anlattığı ‘ Kriz ‘ kitabını hatırlıyorum. 

Üstelik savaş anlarında Kissinger’in anlattıkları ile, günümüz Trump’ının, Suriye, K.Kore, Irak, İran, Çin, Venezuela,biz, hatta birçok konuda AB ile ilişkilerindeki söylem ve tavırlarını karşılaştırarak düşünüyorum;  tarz açısından aradaki farka inanamıyorum.

Yukarıda değindiğim İsrail’li yorumcunun keyifle söylediği 

” Şerif ” benzetmesinin bizdeki karşılığı olan ” mahallenin kabadayısı” sözleri aklıma geliyor. Gülsem mi? Ürksem mi?

Doğrusu bilemiyorum.

Ama tahmin ettiğim bir şey var. Eğer ABD seçmenleri 2020 seçimlerinde bu adama bir şans daha verirlerse, çevresindeki Yahudi ve Evangelist siyonistlerden kurulu çete, Trump’a dünyanın altını üstüne getirecek kim bilir daha neler yaptırırlar? Düşünmesi bile akla zarar!

Gel de şimdi bu Trump’u; “Gerçekten Fenomen ( Olay ) Adam” olarak adlandırma!

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :