SOYGUN EKONOMİSİ DOYMUYOR: ŞEHİR HASTANELERİ BÜTÇENİN KARA DELİĞİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » SOYGUN EKONOMİSİ DOYMUYOR: ŞEHİR HASTANELERİ BÜTÇENİN KARA DELİĞİ

16.11.2019 - 10:12

SOYGUN EKONOMİSİ DOYMUYOR: ŞEHİR HASTANELERİ BÜTÇENİN KARA DELİĞİ

 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri süren 2020 bütçesinde en çok tartışılan konulardan birisi şehir hastaneleri. Komisyon üyesi, CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, şehir hastanelerine aktarılan payı “kara delik” olarak görüyor.

‘BU PARAYA 400 HASTANE YAPILABİLİRDİ’

1 trilyonluk bütçenin yüzde 70’inin dolaylı vergilerden oluştuğunu ancak toplanan bu kaynağın şehir hastanelerine, batan şirketlere aktarıldığını söyleyen Emecan, şehir hastaneleriyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Paralar; yap-işlet-devret modeliyle yapılan hastanelere, köprülere, yollara gidiyor. Sağlık Bakanlığı bütçesinin de hemen yarısı Şehir Hastanelerine gidiyor. Şehir Hastanelerini şirketler yapıyor, bu şirketlere kira ödeniyor. Hastane içindeki kafe, restoran gibi işletmeler, kemoterapi merkezleri, emar merkezleri vs şirketlere veriliyor. Böylece bu şirketlere çok ciddi kaynak aktarılıyor ve kaynak da vatandaştan çıkarılıyor. 25 yıl boyunca bu hastanelerin kamuya getireceği yük 142,4 milyar dolar. Bu para ile 30 şehir hastanesi yapmış olacağız. Normalde kamunun kaynakları ile bu paraya yaklaşık 400
hastane yapılabiliyor.

‘ŞEHİR HASTANELERİNİN SÖZLEŞMELERİ GİZLENİYOR’

“Şirketlerle yapılan sözleşmeler de gizli tutuluyor. Komisyonda tüm muhalefet partilerinin üyeleri olarak sözleşmeleri görmek istediğimizi söyledik, ama ‘ticari sır’ denilerek bizimle paylaşılmadı. Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği şehir hastaneleri, büyük bir fluluk var. “Bütçe sunumunda bakanlığın tekrar kamu kaynaklarıyla şehir hastanesi yapmaya döndüğünü de gördük. Umarız bakanlık artık bu yanlıştan dönüyordur.”

YATIRIMLARIN PAYI YARI YARIYA AZALDI

Artı Gerçek’ten Derya Okatan’a konuşan CHP Milletvekili Emecan, vatandaştan toplanan vergilerin nereye aktarılacağı konusunda ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: “Yatırımlara çok az gittiğini görüyoruz. Yatırımların genel bütçedeki payı 2018’de yüzde 8.36 iken, 2020 bütçesinde yüzde 4.65. Yani yarı yarıya düşürülmüş. Eğitime ayrılan pay düşmüş. Mesela Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi geçen yıla oranla yüzde 10 artmış gibi görünse de genel bütçedeki payı yüzde 17.66’dan yüzde 16.1’e düşmüş.”

‘YANDAŞ İNŞAAT VE ENERJİ ŞİRKETLERİNE 400 MİLYAR’

“Ama şirketleri kurtarıyoruz, batan şirketleri. Kaynağın nereye gittiği ortada” diyen Emecan, batan şirketlerin kurtarılmasına dair 4 ayrı örnek verdi. Temmuz ayında getirilen Gelir Vergisi Kanunu ile finansal güçlük içinde bulunan firmaların borçlarının yeniden yapılandırılacağını hatırlatan Emecan, bankalara kredi takan inşaat ve enerji sektöründeki
yandaş firmalara öncelik verileceğinin altını çizdi. Emecan, “400 milyar lirayı bulan sorunlu kredilerini çözmeye dönük bir önlem olarak getirildiği komisyonda tartışıldı” dedi.

AĞAOĞLU KURTARILANLAR ARASINDA

Bir diğer kurtarılan şirketin Ali Ağaoğlu’nun şirketleri olduğunu söyleyen Emecan, “Türkiye Varlık Fonu’nun İstanbul Finans Merkezi projesine ortak olmasının anlamı yandaş müteahhit kurtarmadır. Türkiye Varlık Fonu’nun, 1 milyar avro borçlanarak, 1,3 milyon metrekarelik kullanılabilir alanı olan İstanbul Finans Merkezi’nin yaklaşık 465 bin metrekarelik kısmını proje, hafriyat, arsa bedelleri ve bugüne kadar tamamlanan inşaat maliyetleri dâhil olmak üzere 1,67 milyar TL karşılığında devralması, Ağaoğlu’nu kurtarma operasyonudur” diye konuştu.

Emecan, enerji sektöründe de 13 termik santralin “kurtarıldığını” hatırlattı: “Halen TBMM’de görüşülen Dijital Hizmet Vergisi kanununa son dakika eklenen bir maddeyle 13 termik santral için bir daha uzatılmayacağı sözü verilen çevre yükümlülüğü muafiyeti üç yıl daha uzatılarak yandaş şirketler, vatandaşları zehirlemek pahasına da olsa korunmaktadır.”

Ayrıca Ağustos ayında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın istediği şirkete ortak olabileceğini hatırlatan Emecan, bu düzenlemeyi de yine “hükümete yakın batık şirketleri kurtarma operasyonu” olarak değerlendirdi.

ŞİRKETLERE AF, ÖĞRENCİYE İCRA

“Ama öğrencilerin borçları affedilmiyor” diye devam eden Emecan, yaklaşık 280 bin öğrencinin Kredi ve Yurtlar Kurumu’na kredi borcu olduğunu ve çok ciddi oranlarda haciz işlemi başlatıldığını hatırlattı. “Mezun oluyorlar, iş yok ve kredi borcunu ödeyemiyorlar” diyen Emecan, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi görüşülürken öğrencilerin borçlarının bir kereliğine affedilmesi ya da faizler silinerek yapılandırılmasını önerdiklerini aktardı. Emecan, “Şirketler için vergi affı çıkarıyoruz, şu kadar öğrencinin borcunu mu ödeyemeyeceğiz” diye ekledi.

70 MİLYAR DAHA BORÇLANMA YETKİSİ VERİLDİ

“Parayı iyi yönetemiyoruz” diyen CHP Milletvekili Emecan, 2019 bütçesinin en kötü yönetilmiş bütçe olduğunu söyledi. Emecan, şöyle devam etti:

“2019 bütçesindeki hedefler gerçekleştirilmedi. Mesela bütçe açığı çok arttı. Bütçede 80,6 milyar borçlanma  öngörülmüştü, fakat bunun çok üzerine çıkıldı; şu an 125 milyar TL borçlanma ile karşı karşıyayız. Aralık sonunda 130-135 milyarı bulacaktır diye düşünüyoruz. Ve yeni bir kanun teklifi ile devlete 70 milyar daha borçlanma yetkisi verildi.

Üstelik bütçe hazırlandıktan sonra, bir son dakika düzenlemesiyle yapıldı bu. Sürekli borçlanıyoruz, bu da hesapların hiç tutmadığını gösteriyor.” Vergi tahsilatının da çok düşük kaldığı bilgisini veren Emecan, “Üretim yok, satış yok, vergi de
ödenmiyor” dedi.

HALKIN ENFLASYONU BAŞKA DEVLETİN ENFLASYONU BAŞKA

Öte yandan vatandaştan alınan vergi oranlarında yüzde 27’lere kadar artışlar görüldüğünü aktaran Emecan, “Memura, işçiye yapılan zamlar maalesef ürünlere ve vergiye yapılan zam oranında olmadığı için insanların alım gücü sürekli düşüyor. Enflasyon rakamları zaten komedi gibi, TÜİK enflasyon verileri ile oynuyor. Halkın enflasyonu başka, devletin enflasyonu başka” diye konuştu.

Emecan, vatandaşın sırtına yük olarak binen dolaylı vergiler azaltılmadığı müddetçe adaletsizliğin devam edeceğinin altını çizdi. Emecan, Fatih’te 4 kardeşin intiharının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın “fakirlikten
değil” açıklamasına tepki göstererek, “Bu açıklamanın hiçbir dayanağı yok. İnanılmaz bir geçim sıkıntısı var ülkede” dedi

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :