SUSTURULAN BASIN- ŞAHİN MENGÜ

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » SUSTURULAN BASIN- ŞAHİN MENGÜ

22.05.2018 - 10:59

SUSTURULAN BASIN- ŞAHİN MENGÜ

SUSTURULAN BASIN

İktidarı hasbel kader eline geçiren bir siyaset adamı, yönettiği ülkenin geleceğini elinde tutmak isterse, saldırılarını önce tüm özgürlüklerin teminatı olan yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmaya yöneltir, bunda da başarılı olunca saldırılarını basın özgürlüğüne yöneltir.

Nerede yargının bağımsız olduğu gerçek bir demokrasi varsa, orada özgür basın vardır.

Özgür basın, halkın doğruları öğrenmesi ve bu nedenle de siyasal tercihlerini sağlıklı yapabilmesi nedeniyle 4. Kuvvet olarak nitelenmektedir.

Bir İngiliz siyaset adamı basın özgürlüğünün önemini “Lordlar Kamarası’da, Avam Kamarası’ da sizin olsun, siz bana özgür basını verin.” diyerek vurgulamıştır.

Basın hürriyeti olmayan bir ülkede demokrasi olmaz.

16 Yıllık AKP iktidarı daha doğru bir söylemle Recep Tayyip Erdoğan’ın tek adam yönetimi, bu 16 yıl içinde adım adım ülkenin geleceğini dilediği gibi elinde tutabilmek için önce yargı bağımsızlığını yok etmiş ve sonra da çeşitli baskı yöntemleriyle yazılı ve görsel basının büyük bir çoğunluğunu kendisine bağlamıştır.

Böylece Recep Tayyip Erdoğan etkisi altına aldığı basını, toplumu Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştırmak, yapabildiği kadar değiştirmek ve kontrol etmek için bir araç  olarak kullanmaktadır.

Dürüst kalemlerini ve ruhlarını satmayan bazı basın mensupları ya iktidarın isteği üzerine işlerinden olmuşlar ya da hapse atılarak susturulmak istenmişlerdir. İktidar bunda da büyük oranda başarılı olmuştur.

Demokrasilerin ortak noktası, idare edenlerin ancak kontrol ve sorumluluk sayesinde doğru yolda kalabilecekleri inancıdır. Bu da özgür basın ve bağımsız yargıyla gerçekleşir.

Ülke çok önemli bir seçime giderken yazılı ve görsel basının büyük bir kısmı Recep Tayyip Erdoğan’ın borazanlığını yapmaktadır.

Muhalefet sözcülerinin, adaylarının hiçbir propaganda faaliyet ve konuşmaları iktidarın emrindeki basın yayın organlarında yer almamaktadır. Hatta tarafsızlığı yasa ile düzenlenmiş olan devletin televizyon kanalı TRT iktidarın borazanı haline getirilmiştir.

Ülkemizde basının içinde bulunduğu şartlar son derece vahimdir.

Baskı ile susturulan yazılı basının dışında kalabilen birkaç yazılı basın organı da, Basın İlan Kurumu Resmi İlan yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle de susturulmak istenmişti, ancak iktidarın bu oyunu hala yargıda kalan hukukun üstünlüğüne inan yargıçlar tarafından önlendi.

Özgür basın, bağımsız yargı, idare edenleri önce rezil olma, sonra da mahkûm olma korkusuyla dürüst kalmaya zorlar.

Eğer siyasi liderin, kendisinin ve yakın çevresinin böyle korkuları yok ise yargı bağımsızlığı ve özgür basınla hiçbir sorunu olmaması gerekir.

Okuma alışkanlığının okur yazarlar arasında bile düşük olduğu bizim gibi ülkelerde görsel basın çok önemlidir. TRT’nin tarafsızlığı kanunla bu nedenle düzenlenmiştir.

Yani TRT yöneticileri tek taraflı iktidar borazanlığı yaparak görevlerini kötüye kullanmaktadırlar. İktidar değişikliğinde bunlardan, uygulamalarının hesabını yargı önünde sormak gerekir.

Önümüzdeki hayati seçim sonucunda iktidar olacağı artık açıkça görülen Millet İttifak’ının yapacağı ilk şey, hem de ilk yüz gün içinde, sahiplerinden gasp edilen medya kuruluşlarını, sahiplerine iade etmek ve bundan böyle medya patronlarının başka hiçbir ticari faaliyet içinde bulunamayacağı konusunda yasal düzenlemeler yapmaktır.

Bu yapılmadığı takdirde medya patronları iktidarların baskısı ile istediklerini halkın gözünde hain, yalancı ilan etmeye, layık olmayan birilerine de kahramanlık sıfatı yüklemeye devam edeceklerdir.

 

ŞAHİN MENGÜ

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :