TAHRAN’DAKİ KRİTİK İDLİB ZİRVESİNİN ARDINDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Ana Sayfa » GÜNCEL » TAHRAN’DAKİ KRİTİK İDLİB ZİRVESİNİN ARDINDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

07.09.2018 - 21:22

TAHRAN’DAKİ KRİTİK İDLİB ZİRVESİNİN ARDINDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Cumhuriyet Gazetesi- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zirvenin ardından düzenlenen basın toplantısında, Türk ve İranlı mevkidaşlarıyla görüşmesini yapıcı olarak niteledi.

Sputnik’in aktardığına göre Tahran zirvesinde Suriye‘deki gerilimi azaltma bölgelerinde aşamalı olarak istikrar kazanmasını ele aldıklarını söyleyen Vladimir Putin , “Koşulsuz önceliğimiz, Suriye‘de terörizmin bitirilmesi. Şu anda en önemli olansa, İdlib’deki militanların buradan kovulması” diyerek ekledi:

”İdlib’de diyalog kurmak isteyenlerle barış anlaşması yapılması imkanı değerlendiriliyor.”

İdlib’deki duruma ilişkin olarak ismini vermeden ABD ile müttefiklerine yüklenen Rusya lideri, “Sivilleri korumak bahanesiyle teröristleri saldırılardan kurtarmak istemeleri, bizim için kabul edilemez” vurgusunu yaptı.

‘UMALIM DA SİLAH BIRAKACAK KADAR SAĞDUYULU OLSUNLAR’

İdlib’deki militanların silahlarını bırakıp teslim olacak kadar sağduyuya sahip olduklarını umduğunu ifade eden Putin, İdlib’de çok sayıda militan olduğunu ve bu yerleşim yeri hakkındaki herhangi bir çözümde sivillerin varlığının da hesaba katılması gerektiğini belirtti.

‘SİLAHLI MUHALİFLERİN TERÖRLE MÜCADELEYE DAHİL EDİLMESİ’

”Silahlı muhaliflerin teröristlerle mücadeleye dahil edilmesi, Suriye‘deki çatışmanın tarafları arasında güven seviyesinin artmasına yardımcı olacak” diye konuşan Putin, şöyle devam etti:

” Suriye‘de 1 milyon göçmenin ülkelerine geri dönmesi için gereken koşullar oluşturuldu. Suriye hükümeti de evlerine geri dönenler arasında ayrımcılık yapmayacağının garantisini verdi.”

Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran’da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği Üçlü Zirve’nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir… İdlib’de ateşkes ilanı olursa önemli bir adım olacak” dedi.

 Erdoğan’dan ateşkes vurgusu

Erdoğan, Ruhani ve Putin konuşmalarının ardından şu şekilde konuştu:

“Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibarıyla çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz.

“Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır.

“İdlib’de ortak kaygılarımızı dikkate alan makul bir çıkış yolu bulmalıyız.

Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin, kendi halkına yönelik katliamları hala hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz.”

“PYD/YPG dahil Suriye’den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne kasteden girişimlere ortak tavır almalıyız.

“Biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder.

“Bizler İdlib’e odaklanırken ve dünya gözlerini buraya çevirmişken Fırat’ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ’la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yöneldiği gizlenemez bir gerçektir.”

“Kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koyuyoruz, doğrudur, yerindedir”

Geri dönüş sürecinin Birleşmiş Milletler gözetiminde olması önemlidir. Kimyasal silahların yasaklanması 1915 yılında imzalandı. Bununla ilgili tavırlar koyuyoruz. Fakat kimyasal silahla öldürülenlerin sayısını da 2 bin 3 bin görüyoruz. Konvensiyonel silahlarda 10 binleri, yüzbinleri görüyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra silahın hangisi olduğu ne farkeder?

Bu zirveden çıkacak sonuçların Suriye halkı için güzel olacağını düşünüyorum.

Bundan sonraki görüşme Rusya’da olacak. Oradan daha da olumlu sonuçlarla döneceğimi umuyorum.

Ruhani’nin kapanış konuşması şöyle oldu;

Masada barış ve güvenlik sağlanması öne çıkmıtır. Bu önemli amaçtır. Suriye milleti ve ordusu için çok önemli adımlar atıldı. Terörist ve bu gurupları yaratan ülkeler bugün onları yönetme kabiliyetlerini kaybetmişler. Terörist grupları destekleyerek amaçlarına ulaşamayacaklar. Bölgemizde halkın tamamı umutlu ve problemleri aşabileceklerini düşünüyorlar. Uçurumun kenarında olan ülke umut bekliyor.

İki önemli sorunumuz var. Suriye’deki diğer amaçlarımıza yönelmemiz lazım. Huzur ve demokrasiyi sağlamamız lazım. Her zirveden sonra umarım görüşmelerimiz sonrası huzurumuz devam eder. İdlib ve Fırat’ın doğusu sorununu çözebiliriz.

Erdoğan ve Putin’in eklemek istediği bir şey yoksa bildiriyi yayınlayacağız.

Erdoğan’dan ateşkes önerisi- Putin geri adım atmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede onaylanan 12 maddelik Tahran Sonuç Bildirgesi’nin 3. maddesine “Ateşkes” ifadesinin eklenmesi talebinde bulundu.

Erdoğan ve Putin’in ‘ateşkes’ polemiği görüşmeye damga vurdu.

İşte o diyalog:

Erdoğan: İdlib’deki bombardımanların artık bir ateşkese adım atılmasında fayda var. Halk korku içinde. Göç, iltica başladı. Bizim sınırlara doğru geliyorlar. Ateşkes yapılması bu zirvenin de zaferi olacaktır diye düşünüyorum. Sözlerimi noklamış oldum.

Putin: Esad kendi görevlerini yerine getirdi. Muhalefetin kendi payına düşeni yerine getirmesi gerekiyor. Listelerini verdiler. Askerler arasın koordinasyonların arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Biz İdlib bölgesinde durumu ele aldık. Şu anda masada silahlı muhalifler yok. Mevcut ilkeleri esas alarak bu şekilde hareket ediyoruz. Bu iyi olurdu, fakat biz onların yerine konuşamıyoruz. DEAŞ’ın teröristlerine saldırıları keseceklerine, silahları bırakacaklarına da onlar adına konuşamayız. Elbette haklısınız, bazı formüller muğlak. Üçümüz bunları yapmalıyız.

Tahran Zirvesinin sonuç bildirisi başkanlar tarafından onaylandı.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :