TARİHE BİR KEZ DAHA NOT DÜŞMEK ADINA: İŞTE HAZİRAN DİRENİŞİ’NDEN GERİYE KALANLAR..

Ana Sayfa » GÜNCEL » TARİHE BİR KEZ DAHA NOT DÜŞMEK ADINA: İŞTE HAZİRAN DİRENİŞİ’NDEN GERİYE KALANLAR..

01.06.2019 - 21:33

TARİHE BİR KEZ DAHA NOT DÜŞMEK ADINA: İŞTE HAZİRAN DİRENİŞİ’NDEN GERİYE KALANLAR..

 

 

2013’te İstanbul’daki Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nı yeniden yapmak için başlayan inşaat çalışmalarını protesto etmek amacıyla düzenlenen ve daha sonra Türkiye’nin birçok noktasına yayılan eylemlerin altıncı yıldönümü.

İlk eylemler, iş makinelerinin Gezi Parkı’na girdiği ve çalışmalara başladığı bilgisinin sosyal medya üzerinden yayılmasıyla birlikte başladı.

Ancak daha sonra parkta nöbet tutan çevre aktivistlerinin çadırlarının yakılması büyük tepki topladı ve olayların Türkiye çapına yayılmasına ve hükümet karşıtı bir kimlik kazanmasına neden oldu.

Eylemciler, Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’nı iki haftaya yakın bir süre işgal etti. İşgal, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle son buldu

Üç haftaya yakın süren eylemlerde biri polis, sekiz kişi yaşamını yitirirken, 10 bine yakın insan da yaralandı. Onlarca kişi tutuklandı ancak açılan davaların çoğu beraatla sonuçlandı.

Hükümet zaman zaman Topçu Kışlası’nı inşa etme planını yinelemiş olsa da son beş yılda bu konuda somut bir adım atılmadı.

Dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerini dış kaynaklarca kışkırtılan kitlelerin sokaklara dökülmesiyle hükümetin değiştirilmesinin istendiği “bir darbe senaryosu” ve “darbe girişimi” olarak nitelendiriyor. Erdoğan, aradan geçen zaman içerisinde yaptığı farklı konuşmalarda “cesur olunması” gerektiğini belirterek, “o tarihi eserin Gezi Parkı’na inşa edileceğini” söylemeyi sürdürüyor.

Haftalarca sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gündemini oluşturan ve yakın tarihin en önemli olaylarından biri olarak gösterilen Gezi Parkı eylemlerinde gün gün neler yaşandı?

İşte BBC Türkçe’nin haberine göre Haziran Direnişi’nin günlüğü:

28 Mayıs 2013, Salı

Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece inşaat çalışmalarına başlamak üzere ilk dozerler parka girdi.

Çalışmalar, Park’ın Divan Otel tarafında yer alan duvarın yıkılmasıyla ve bazı ağaçların sökülmesiyle başladı.

O sırada parktaki çay bahçesinde toplantı halinde bulunan Taksim Gezi Parkı Derneği üyeleri dozerleri fark etti ve sosyal medya üzerinden eylem çağrısı yaparken, yıkım çalışmalarını durdurmak istedi.

Bir grup aktivist, yıkım çalışmalarını engellemek için çadır kurarak parkta beklemeye geçti.

Sabah saatlerinde toplanan kalabalık arttı. Kalabalığın artmasıyla birlikte Çevik Kuvvet polisleri de konuşlandırıldı.

Polis, toplanan kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

KIRMIZILI KADIN

 

 

Reuters haber ajansı foto muhabiri Osman Örsal’ın yakaladığı ve tüm dünyada ün kazanan “kırmızılı kadın” fotoğrafı da bu müdahale sırasında çekildi.

Kalabalığın uzaklaşmasının ardından yıkım ve ağaç söküm çalışmaları yeniden başladı.

Dönemin Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de eylemcilere destek vermek üzere Gezi Parkı’na geldi.

Önder, “Ben ağacın da vekiliyim” sözleriyle dozerlerin önüne oturarak, çalışmaların durmasını sağladı.

Aktivistler, akşam saatleri için eylem çağrısı yaptı ve yüzlerce kişi parkta toplanarak, yıkım planlarını protesto etti.

29 Mayıs 2013, Çarşamba

Çalışmalar durduruldu ancak yeniden başlama ihtimaline karşı eylemler devam etti.

Çoğunluğunu Taksim Dayanışması bileşenlerinin oluşturduğu parkta toplanan kalabalık, çadır kurarak çalışmaların devam etmesini engelledi.

Bir gün önce sökülen ağaçların yerine yeni fidanlar dikildi.

Bazı sanatçılar, toplananlara destek olmak için konserler verilirken, film gösterimi ve müzik dinletisi gibi etkinlikler düzenlendi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul’da üçüncü köprünün temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İşte birileri geliyor, Taksim Meydanı’nda yok Gezi Parkı şöyle olmuş, böyle olmuş, gösteri yapacaklar şudur budur vesaire. Ne yaparsanız yapın. Biz kararı verdik. Verdiğimiz gibi bunu işleyeceğiz” dedi.

GEZI PARKI

30 Mayıs 2013, Perşembe

Polis sabah saatlerinde, parkta çadır kurarak geceleyen eylemcilere müdahale etti, yaklaşık 150 kişilik kalabalığın üzerine biber gazı attı.

Kalabalığın uzaklaştırılmasının ardından yıkım çalışmaları yeniden başladı.

BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, bir kez daha Park’a gelerek, dozerlerin önüne geçti ve çalışmaları durdurdu. Polisin müdahalesinde bir kişi de yaralandı.

Çalışmalar durduruldu ve toplanan kalabalık parkta sabahlamaya devam etti.

GEZI PARKI

 

31 Mayıs 2013, Cuma

Sabah saat 05:00’te parkta uyuyan eylemcilere bu kez polis daha sert müdahalede bulundu. Polis önce biber gazıyla müdahale etti, ardından da eylemcilerin içinde uyudukları çadırları ateşe verdi.

Polis çadırları kendisinin yakmadığını, eylemciler tarafından yakıldığını açıkladı. Ancak çekilen görüntülerde yakma işlemini yapanların polis ve zabıta olduğu anlaşıldı.

Dönemin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Emekli ise daha sonra çadırların yakılması talimatı verdiği iddiasıyla yargılandı. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ihraç edilen Emekli, çadırların yakılmasından dolayı “görevi kötüye kullanmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hükümete yakın bazı isimler arasında, çadırla yakılmasının olayların daha da büyümesini sağlamak için Fethullah Gülen Cemaati’nin bir provokasyonu olduğunu iddia edenler de oldu.

Çadırların yakılma görüntüleri sosyal medyada yayınlanınca büyük bir infiale yol açtı. Yapılan eylem çağrıları sonunda gün boyunca Gezi Parkı ile Taksim Meydanı’nda toplanan binlerce kişi ile polis arasında sert çatışmalar yaşandı.

Gün içerisinde Taksim’de eylemler devam ederken, İstanbul Altıncı İdare Mahkemesi, Topçu Kışlası’nın yapımına onay veren kararı iptal etti.

Dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da bir basın toplantısı düzenledi. Mutlu, bir doğa katliamının söz konusu olmadığını ve olaylarda istismar çabası olduğunu söyledi.

gezi parkı

 

 

Akşam saatlerinde Taksim’e ulaşan füniküler, metro ve otobüs gibi toplu taşımanın kapatılmasına rağmen kalabalık daha da büyüdü. Polis, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı kapattı ve yaklaşmaya çalışan kalabalığa biber gazıyla sert müdahalede bulundu.

On binlerce kişi İstiklal Caddesi, Osmanbey, Sıraselviler ve Tarlabaşı yönlerinden Taksim Meydanı’na çıkmaya çalışırken, polis de biber gazı ve plastik mermi kullandı. İstiklal Caddesi’ni binlerce gaz kapsülü kapladı.

Eylemciler, bazı noktalarda barikatlar kurdu, topladıkları atık ve eşyaları ateşe verdi ve söktükleri kaldırım taşlarını güvenlik güçlerine attı.

İstanbul Tabip Odası, olaylarda 100’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralananlar arasında milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Sezgin Tanrıkulu ile gazeteciler Ahmet Şık, Reuters’tan Osman Örsal ve Hürriyet’ten Selçuk Şamiloğlu da vardı.

İstanbul’un başka yerlerinde de sokağa dökülenler olduğu görülürken, evlerinin pencerelerinden eylemlere destek vermek amacıyla tencere ve tavalara vurarak ses çıkaranlar oldu.

Eylemler, başta Ankara, İzmir ve Adana gibi büyük kentler olmak üzere başka şehirlere yayıldı. Ülke genelinde Gezi Parkı’na destek eylemleri düzenlendi ve birçoğunda eylemciler ile polis arasında çatışmalar çıktı.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :