TARIMDA NELER OLUYOR?SAMİ DOĞAN ZİRAAT MÜHENDİSLERİ OD. ÖNCEKİ GN. BAŞK.

Ana Sayfa » GÜNCEL » TARIMDA NELER OLUYOR?SAMİ DOĞAN ZİRAAT MÜHENDİSLERİ OD. ÖNCEKİ GN. BAŞK.

23.04.2018 - 8:27

TARIMDA NELER OLUYOR?SAMİ DOĞAN ZİRAAT MÜHENDİSLERİ OD. ÖNCEKİ GN. BAŞK.

 

Giriş

 

Sanayileşerek gelişen toplumların ekonomilerinde bilindiği gibi tarım sektörünün payı diğer sektörlerin gelişmesine paralel olarak giderek düşmektedir.

 

Tarım sektörü, Cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze kadar, ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişmesinde çok önemli görevler üstlenmiş ve bu görevini günümüze kadar sürdürmüştür.

 

Tarım sektörünün önemi ve Desteklenme Gereği:

 

  • Ülke nüfusunun beslenmesini sağlaması,
  • Milli gelire ve istihdama katkı sağlaması,
  • Sanayi sektörünün hammadde ihtiyacını karşılaması,
  • Sanayiye sermaye aktarması,
  • İhracata doğrudan ve dolaylı katkıda bulunması,

 

Bu gibi nedenlerden dolayı ekonomimizde vazgeçilmez bir sektördür.

 

Milli ekonomiye olan yukarıda belirtilen katkıları yanında tarım sektörü:

 

  • Stratejik bir silah olan gıda ürünlerini üretmesi,
  • Giyinme,
  • Beslenme,
  • Sağlıklı çevrenin oluşması ve korunması,ekolojik dengenin kurulması ve sürdürülebilirliği, gibi nedenlerden dolayı tüm ülke halkını ilgilendirmesi sektörün ne derece önemli ve etkili bir sektör olduğunu  ortaya çıkarmaktadır.

 

  • Gelişmiş ülkeler tarım sektörlerini gelişmekte olan ülkelere karşı her zaman daha fazla oranda korumuştur.

 

  • Bunun nedeni, tarımsal nüfusa diğer sektörlerdekine yakın bir tutarda gelir sağlayarak, tarımsal nüfustaki düşüşü engellemek olarak açıklanmaktadır.

 

  • Bu doğrultuda gelişmiş ülkelerdeki desteklemeler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarım anlaşmasıyla, tarımsal ürünler üzerindeki ticareti bozucu etkisi olan doğrudan desteklemelerin kaldırılmasına kadar, ürün fiyatlarına müdahaleler yoluyla sağlanmıştır.

 

 

 

 

Tarım Sektörü Neden Desteklenmelidr?

 

  • Tarımsal üretim doğa koşullarına bağlı olduğu için risk ve belirsizlik yüksektir,
  • Tarımsal ürünlerin arz ve talep esneklikleri düşüktür. Bu ürünlerin arzında ya da talebinde artış ya da azalış şeklindeki küçük bir değişiklik, fiyatlarında büyük dalgalanmalara neden olmaktadır.
  • Tarımsal üretim dönemleri diğer sektörlere kıyasla daha uzundur ve belirli zamanlarda yoğunlaşmaktadır.
  • Tarımsal üretim uzun sürdüğü için sermaye üretim döngüsü yavaştır. Buna paralel olarak, diğer sektörlere göre kullanılan birim kaynak başına getiri de düşük kalmaktadır.
  • Tarımsal üretim zaman aldığı için sermaye üretim hızı düşük kalmaktadır.
  • Diğer sektörlere göre kullanılan birim kaynak başına getirisi çok düşüktür.
  • Tarımsal ürünlerin depolanması ve muhafazası ancak belirli şartlarda ve koşullarda yapılabilmektedir.
  • Tarım toplumun beslenmesi için stratejik öneme sahiptir.

 

         Gıda Güvenliği: Sağlıklı ve kusursuz gıda üretimini sağlamak için gıdaların, üretim, işleme ve dağıtımları sırasında gerekli kurallara uyulması ve önlemlerin alınması.

 

Gıda Güvencesi: Tarımsal üretime ilişkin çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürebilirliğin sağlanması.

 

  • Diğer bir destek nedeni de üreticilerin gelir düzeyinin artırılmasına ilişkin politikalardır.

 

 

Bizim gibi gelişme yolundaki ülkelerde ise önemi bir kat daha fazladır. Tarım sadece sektörü değil, ürettiği temel ürünler nedeniyle tüm ülkeyi doğrudan etkilemektedir. Bugün 80 milyonu aşan nüfusumuzun beslenme ihtiyacını karşılayarak nesillerin devam etmesini sağlaması nedeniyle çok önemli bir  konumdadır. Diğer yandan ülke ekonomisine ve istihdama da büyük katkı sağlamaktadır.

Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de genel olarak tarım politikasının amacı;

– artan nüfusun beslenme ihtiyacının karşılanması,

– üretim düzeyi ve verimin artırılması,

– üretimde doğal etkenlerin etkisinin azaltılması,

– tarımsal ürünlerde kendine yeterlilik seviyesinin yükseltilmesi,

– tarımsal gelirlerin artırılarak süreklilik kazandırılması,

– tarım ürünleri ihracatının artırılması ve,

– kırsal kesimin kalkınmasıdır.

 

Günümüzde, tarım sektörünün ekonomik kalkınmaya katkı sağlamasından çok, gıda güvenliği ve güvenirliğinin sağlanması, tarımsal gelirin iyileştirilmesi ve süreklilik kazandırılması, tarım ürünleri arzı ve fiyatlarında istikrar sağlanması konuları önem kazanmıştır.

 

Ülkemiz tarım politikalarının hedefi;

 

Yeterli Besin Düzeyinin Sağlanması, Üretimin Artırılması, Üretimde Doğal Faktörlerin Olumsuz Etkisinin Azaltılması, Yeterli ve Düzenli Tarımsal Gelir Temini ,İhracatın Artırılması, Kırsal Kalkınmanın sağlanması olarak özetlenmektedir.

 

Ülkemizde de belirlenen bu amaçlara ulaşabilmek için önemli çalışmalar yapılarak tarıma ve çiftçiye özel ilgi gösterilmiştir. Özellikle cumhuriyetin ilk on yılında devletin köylü yanlısı olduğu uygulamalar bilinmektedir. Ünlü “ Köylü Milletin Efendisidir” sözcüğü bu dönemin en önemli sloganıdır.

1950-1960 yılları arasında liberal ekonomi yaklaşımları benimsenmiş olmakla birlikte, tarıma dönük devlet desteği ve korumacılık devam etmiştir. Planlı dönemde de bazı politika değişikliklerine rağmen tarıma yönelik destekler sürdürülmüştür.

Tarım Politikalarındaki önemli değişme 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarıyla uygulamaya konularak, destekleme alımı kapsamına alınan tarımsal ürünlerin sayısı (30 üründen 20 ürüne)  azaltılmıştır.

Diğer bir müdahale 5 Nisan 1994 tarihinde Tansu Çiller Hükümeti tarafından yapılmış, destekleme kapsamına alınan ürün sayısı önce 10’a daha sonra 8 ürüne indirilmiştir.

Son olarak 1999 yılı  Aralık ayındaki IMF ve Dünya Bankasına ile yapılan anlaşma çerçevesinde tarımsal ürünlerin devlet alımlarına son verilmiş ve özellikle bu tarihten itibaren tarım ürünlerinde ithalat serüveni başlamıştır.

Aralık 1999 tarihinde T.C. Hükümeti ile IMF arasında imzalanan Stand- by anlaşması kapsamında sunulan Niyet Mektubunda yer alan  tarımla ilgili bölüm özet olarak;

 

  1. a) Uygulanmakta olan mevcut destekleme politikalarından vazgeçilerek yerine küçük üreticiyi hedef alan araziye dayalı Doğrudan Gelir Desteği Sistemine geçilecektir. 2000 yılında pilot uygulama yapılacak, 2001 yılında ülkenin yarısında uygulama yapılacak ve 2002 yılında tüm Türkiye’yi kapsayacaktır.

        

  1. b) 2000 yılı hububat destekleme fiyatları, tahmin edilen dünya piyasa fiyatlarının (C.İ.F piyasa fiyatının)  % 35 inden fazla olmayacak şekilde belirlenecek ve 2001 yılında bu fark daha da azaltılacaktır.

 

c)-    2000 yılında şekerpancarı destekleme fiyatı hedeflenen enflasyon oranına  göre artırılacak, tüm destekleme alımlarına 2002 yılında son verilecektir.

 

  1. d) Hükümet adına bazı tarımsal ürünlerde (sanayi) destekleme alımı yapan Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerinin özerk yapıya kavuşturulması doğrultusunda yasa çıkartılacaktır.

 

e-  Hükümet çiftçilere verilen kredi sübvansiyonunu aşamalı olarak ortadan kaldıracaktır.

 

  1. f) Gübre ve diğer girdi sübvansiyonları 2000 ve 2001 yıllarında nominal olarak sabit tutulacaktır. 2002 yılında kredi desteği dahil bütün girdi desteği  kaldırılacaktır.

Günümüzde tarımsal destekleme politikaları yetersiz de olsa; fiyat müdahaleleri, Alan bazlı ödemeler, telafi edici ödemeler, fark ödemesi, arz açığı olan ürünlere ödenen ödemeler, hayvancılık destekleri, kırsal kalkınma amaçlı ödemeler, tarım sigortası destekleme ödemeleri, girdi destekleri, zirai kredi faiz sübvansiyonları, doğal afet ödemeleri gibi nakdi desteklerle; araştırma, eğitim, yayım ve kontrol gibi genel hizmetler ve büyük ölçüde kamu tarafından sürdürülen tarımsal alt yapı yatırımları ve ithalatta uygulanan korumalar ve ihracat teşvikleri ile sürdürülmektedir. Genelde, koordine yapılamayan ve birbirinden kopuk yürütülen bu uygulama, destek ve teşvikleri verimli kılmamaktadır.

I-TARIMIN ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

MİLLİ GELİR, İSTİHDAM, NÜFUS

I923 yılında Gayri Safi Milli Hasıla’nın % 40’ını oluşturan tarım sektörü bu oranını çok küçük değişikliklerle 1970 li yıllara kadar getirmiştir. Sabit fiyatlarla 1980 yılında %25’e 1990 yılında % 17′ ye ve 2016 yılında yaklaşık %6,4 olmuştur. Doksan üç  yıllık dönemde tarımın GSMH içindeki payı yaklaşık %84 oranında düşmüştür. Bu düşmeye rağmen bugün bile ülkemiz ekonomisinde tarımın payı diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında çok yüksek oranda bulunmaktadır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarımsal üretim büyük ölçüde doğa koşullarına bağlı, risk ve belirsizliği oldukça yüksek bir ekonomik faaliyettir.  Bu özelliğinden dolayı tüm ülkeler tarıma özel ilgi göstererek tarım politikalarını  belirlemişlerdir.

Özellikle Gelişmiş ülkeler gıda güvencelerini garanti altına almak için tarım sektörünü öncelikli sektörler arasına alarak bu sektörü desteklemiş ve hiç bir zaman kendi insanlarının beslenmesini başka ülkelerin inisiyatifine bırakmamışlardır. Bundan dolayı gelişmiş ülkelerin tamamının tarımı gelişmiştir. Diğer bir anlatımla tarımı gelişmemiş kalkınmış ülke yoktur.

GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILADAKİ GELİŞME VE TARIMIN PAYI

TARIM

(1000 TL)

Tarımdaki büyüme (%) GSYH

(1000 TL)

GSYH TARIMIN PAYI (%)
1998      70 538 635      710 091 469 9,9
1999      67 321 179 -4,56      686 024 304 -3,39 9,8
2000      71 635 947 6,41      731 576 737 6,64 9,8
2001      65 268 477 -8,89      687 957 859 -5,96 9,5
2002      70 933 969 8,68      732 195 466 6,43 9,7
2003      69 851 232 -1,53      773 258 855 5,61 9,0
2004      72 612 426 3,95      847 834 434 9,64 8,6
2005      78 370 970 7,93      924 223 073 9,01 8,5
2006      79 585 310 1,55      989 932 592 7,11 8,0
2007      74 636 413 -6,22     1 039 730 731 5,03 7,2
2008      78 013 732 4,53     1 048 519 070 0,85 7,4
2009      81 234 274 4,13      999 191 848 -4,70 8,1
2010      87 464 906 7,67     1 083 996 979 8,49 8,1
2011      90 473 489 3,44     1 204 466 935 11,11 7,5
2012      92 459 744 2,20     1 262 160 182 4,79 7,3
2013      94 603 925 2,32     1 369 334 107 8,49 6,9
2014      95 164 941 0,59     1 440 083 365 5,17 6,6
2015      104 084 510 9,12     1 527 725 206 6,06 6,8
2016      101 399 804 -2,60     1 576 365 403 3,20 6,4

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)

KIRSAL NÜFUSTAKİ DEĞİŞMELER

Toplam Nüfus Şehir Nüfusu Kırsal Alan Nüfusu Kırsal Nüfus Oranı(%)
1927 13 648 270 3 305 879 10 342 391 75,78
1950 20 947 188 5 244 337 15 702 851 74,96
1970 35 605 176 13 691 101 21 914 075 61,55
1980 44 736 957 19 645 007 25 091 950 56,09
1990 56 473 035 33 326 351 23 146 684 40,99
2000 67 803 927 44 006 274 23 797 653 35,10
2007 70 586 256 49 747 859 20 838 397 29,52
2010 73 722 988 56 222 356 17 500 632 23,74
2011 74 724 269 57 385 706 17 338 563 23,20
2012 75 627 384 58 448 431 17 178 953 22,72
2013 76 667 864 70 034 413 6 633 451 8,65
2014 77 695 904 71 286 182 6 409 722 8,25
2015 78 741 053 72 523 134 6 217 919 7,90
2016 79 814 871 73 671 748 6 143 123 7,70
2017 80 810 525 74 761 132 6 049 393 7,49

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)

1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında %75.6 olan kırsal alan nüfusu 2017 yılı sonunda %7,49 a düşmüş gözükmesine rağmen halen yaklaşık %20 nüfusun kırsal alanda yaşadığı bilinmektedir.

 

 

 

 

TARIM SEKTÖRÜNÜN  TOPLAM İSTİHDAMDAKİ PAYI

 

Yıllar Toplam İstihdam içinde Tarım sektörünün Payı % Tarım Sektörü istihdamı

(1000 kişi)

1995 46,6 9538
1996 42,8 8736
1997 40,8 8299
1998 40,5 8461
1999 41,4 8872
2000 36,0 7769
2001 37,6 8089
2002 35,4 7558
2003 33,9 7165
2004 29,1 7400
2005 25,7 5154
2010 25,2 5683
2011 25,5 6143
2012 24,6 6097
2013 23,6 6015
2014 21,1 5470
2015 20,6 5483
2016 19,5 5305
2017 19,3 5534

Kaynak: TUİK

 

Doksanlı yılların başında toplam istihdamda yaklaşık %50 olan tarımın payı 2017 yılında %20 nin altına düşmüştür (%19,3).

 

 

 

 

TARIM ÜRÜNLERİNDE DIŞ TİCARET

 

GENEL İTHALAT VE TARIM ÜRÜNLERİ İTHALATI (Milyar ABD Doları)
2005 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017
Toplam İthalat 116,8 185,5 240,8 236,5 251,7 242,2 207,2 198,6 210,7
Tarım Ürünleri  İthalatı 6,4 11,9 15,8 14,2 15,3 16,3 14,1 13,8 14,6
Tarım Ürün. İthalatının Top. İthalata Oranı (%) 5,53 6,44 6,56 6,02 6,07 6,75 6,82 6,97 6,92

Kaynak:TUİK

 

12 yıllık dönemde toplam ithalat değerindeki artış %80,6 iken, tarım ürünleri ithalatındaki atış %128,1 olmuştur. Bu dönemde tarım ürünleri ithalatındaki artış, genel ithalat artışından yaklaşık %50  daha fazla olmuştur.

 

Tarım ürünleri ithalatında önde gelen ürünler; hububat (1,2-2,3 milyar dolar), yağlı tohumlu bitkiler ve diğer bitkiler (1,5-2,2 milyar dolar), pamuk ve pamuklu mensucat (2,1-3,6 milyar dolar), hayvansal ve bitkiler katı sıvı yağlar(0,9-2,1 milyar dolar), hayvan yemleri(0,8-1,4 milyar dolar), tütün ve sigara (0,4-0,6 milyar dolar) dır.

 

 

GENEL İHRACAT VE TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI (Milyar ABD Doları)
2005 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017
Toplam İhracat 73,5 113,9 134,9 152,5 151,8 157,6 143,8 143,2 142,5
Tarım Ürünleri İhracatı 9,3 13,8 16,7 17,4 19,3 20,3 18,8 17,1 18,3
Tarım Ür. İhracatının Toplam İhracatta               Payı (%) 12,63 12,1 12,4 11,4 12,7 12,9 13,1 11,9 12,8

 

12 yıllık dönemde toplam ihracat değerindeki artış %93,9 iken, tarım ürünleri ihracatındaki atış %96,8 olmuştur. Bu dönemde genel ihracattaki artış ile tarım ürünleri ihracatındaki artış hemen hemen aynı düzeydedir..

 

Ele alınan 12 yıllık dönemde toplam ihracat içinde tarımın payı %12,6 den, %1,5 artışla %12,8 e yükselmiştir. Aynı dönemde tarım ürünleri ithalatı toplam ithalat içinde %5,5 iken, %25,45 artışla %6,9 a çıkmıştır.

 

Sonuç olarak, AKP iktidarı döneminde tarım sektörü dış ticaret açısından büyük kayba uğramıştır.

 

Diğer taraftan 25 Nisan 2006 tarihinde yasalaşan 5488 sayılı Tarım Kanununda, tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak toplam kaynağın GSMH’nin %1’inden az olamayacağı hükme bağlanmıştır.

 

Kanuna rağmen;   12 yılda tarım sektörüne 102 milyar TL az ödeme yapılmıştır. Diğer bir anlatımla Türk çiftçisi devletten 102 milyar TL alacaklıdır.

YILLAR GSYH          (Milyon TL) GSYH      (Dolar) Tarımsal Destekler     (Milyon TL) Tarımsal             Destekler               (Bin Dolar) Tarımsal Desteğin GSYH Oranı(%) Milli Gelirin %1’i Fark       (Milyon TL)
2002 359.359 236.338 2.276 1.589.385 0,63 3.594
2003 468.015 313.776 3.015 2.020.777 0,64 4.680
2004 577.023 402.952 3.084 2.153.631 0,53 5.770
2005 673.703 499.874 3.708 2.750.742 0,55 6.737
2006 789.228 547.832 4.747 3.294.240 0,60 7.892 -3.145
2007 880.461 677.438 5.643 4.340.769 0,64 8.805 -3.162
2008 994.783 776.643 5.864 4.577.674 0,59 9.948 -4.084
2009 999.192 646.893 4.749 3.075.777 0,48 9.992 -5.243
2010 1.160.014 772.365 5.947 3.959.387 0,51 11.600 -5.653
2011 1.394.477 831.696 7.085 4.224.806 0,51 13.945 -6.860
2012 1.569.672 871.125 7.673 4.258.047 0,49 15.697 -8.024
2013 1.809.713 950.355 9.047 4.751.576 0,50 18.097 -9.050
2014 2.044.466 934.857 9.208 4.210.334 0,45 20.445 -11.237
2015 2.338.647 861.879 9.971 3.675.267 0,43 23.386 -13.415
2016 2.608.526 862.746 11.489 3.799.272 0,44 26.085 -14.596
2017 3.035.450 831.630 12.770 3.498.630 0,42 30.355 -17.585
2006-2017 Yılları Arasında Tarım Kanununa göre Tarım sektörünün Kaybı -102.053

 

 

 

 

  • Ülkemizde son 15 yılda, işlenen tarım alanlarında önemli sayılacak miktarda (2.7 milyon hektar) azalma meydana gelmiştir. Baklagil ekim alanları yaklaşık %50, hububat ekim alanları yaklaşık %20 azalmıştır.

 

 

 

  • Olabildiğince ithalat artmıştır. 2007-2016 yılları arasında toplam 41 milyon ton buğday ithal edilerek, 12,3 milyar Dolar ödenmiştir. Aynı dönemde 9.4 milyon ton mısır ithal edilerek, 2,6 milyar dolar ödenmiştir. 2010-2017 yılları arasında sığır ithalatına 4,2 milyar dolar ödenmiştir.

 

  • Üretici örgütlenmesini etkisizleştirilmiştir.

 

  • Büyük işletmeyi her şeyin çözümü görülerek aile işletmeciliğine büyük darbe vurulmuştur.
  • Sermaye ağırlıklı tarımsal üretim ön plana çıkarılmıştır.

 

  • Verimli tarım arazileri, meralar şirketlere peşkeş çekilerek üretim dışına çıkarılmıştır.

 

 

Ne yapılmalı ?

  • Çiftçimizin ve halkımızın önceliklerini içeren politikalar uygulamaya konulmalı,

 

  • Türkiye’nin tarım konusundaki uluslararası taahhütleri gözden geçirilerek tavizlerin lehimize çevrilmesinin yolları zorlanmalı,

 

  • Gerçek üreten bir sektör olan tarım sektörü tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gereği gibi desteklenmeli,

 

  • Üretim teşvik edilmeli,

 

  • Özelleştirmeler durdurularak, özellikle Kiralanan TİGEM işletmeleri yeniden gözden geçirilmelidir.

 

  • Üreticiler ve köylüler kooperatif, tarım işçileri sendika çatıları altında örgütlenmeli,

 

  • Gıda sanayine önem verilmeli, işlenmiş tarım ürünlerinin ihracatına ağırlık verilmeli,

 

  • Tutarlı politikalar izlenerek, özellikle ithalattan kaçınılması gerekmektedir.

 

  • Tarımsal Desteklemelerde seçici davranılacak kalite, verimlilik, insan sağlığı, çevre koruma, hayvan refahı, AR-GE ve kırsal kalkınma konuları öncelikli ve daha fazla desteklenecektir.

 

  • Dış piyasalarda rekabet üstünlüğümüz olan meyve, sebze ve kesme çiçek ile istihdama katkıda bulunacak katma değeri yüksek ürünlerin üretimi teşvik edilecektir.

 

  • Tarım Sektöre verilecek destek ve teşvikler 5 yıllık dönemleri kapsayacak olup, destek ve teşvik miktarları üreticinin planlama yapabilmesi için ekim öncesi açıklanması gerekmektedir.

 

  • Aile çiftçiliği desteklenerek köyden göç önlenecek, boş bırakılan araziler işlenerek ailenin gelirinin artması sağlanacaktır.
  • Büyükşehir Belediye Kanunu Hayvancılığın geliştirilmesine engel teşkil etmekte ve meraların yok olmasına neden olmaktadır. Büyükşehir Belediye Kanunu  mutlaka yeniden düzenlenerek, kırsal alanlarda tarımsal üretim ve tarımsal sanayi yatırımları mevzuatı basitleştirilmelidir.

 

  • Tarım sektöründe uzun vadeli politika ve stratejilerin belirlenerek sürdürülebilir üretimin yapılabilmesi için başta parsel tanıtım bilgileri olmak üzere, toprakların verim kabiliyetlerini, hangi ürünlerin ekildiğini, kullanılan girdileri ve diğer bilgilerin bulunduğu ve kayıt altına alındığı Tarım Bilgi Sistemi (Tarım Sektörü Entegre Yönetim Bilgi Sistemi) oluşturulmalı.

 

  • Şeker kanununda değişiklik yapılarak Nişasta Bazlı Şeker üretim kotası gelişmiş Avrupa ülkeleri (%2) düzeyine indirilecektir. Şeker pancarı üretimi artırılarak Türkiye’nin şeker talebi yerli üretimden karşılanmalı, Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi derhal gündemden çıkarılmalıdır.

 

  • Sulama amaçlı baraj ve gölet yapımına ağırlık verilerek, basınçlı sulama sistemleri (damla ve yağmurlama) desteklenmelidir.

 

  • Demokratik üretici örgütlenmesi desteklenerek, hem üretici hem tüketici kazanmalıdır.

 

  • Standart ve kaliteli ürün temini için Lisanslı depoculuk faaliyetleri desteklenmelidir.

 

SAMİ DOĞAN- ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ÖNCEKİ GENEL BAŞKANI

Ziyaretçi Yorumları

Adrasan koop üretici örgütü baş öcal tuncer18 Aralık 2019

Sayın Sami bey Tarıma verdiğiniz desteğe teşekkür ederek sorunumuzu şöyle özetliyeyim bizler Antalya kumlcada faaliyet gösteren bir kooperatifiz Türkiyede İstanbul İzmir gibi büyük şehirlerde sebze ve meyve hallerinde yerler alıp aracısız satış yapabilen ilk ve tek üretici örgütü olarak başımıza gelenleri anlatabilmek sesimizi duyurabilmek tarımın ve üreticilerin en büyük sorunu olan aracı ve tefecileri ortadan kaldırmak için neler yapılması gerektiğini 8 yıllık tecrübelerimizi aktarmak için bizlere poroğramlarınızda yer vermenizi rica ediyoruz lütfen yardımcı olunuz 0535 339 28 47 saygılarımızla öcal Tuncer

İlgili Terimler :