TEMEL KARAMOLLAOĞLU’NDAN NAZIM’LI, MADIMAK’LI, ROBOSKİ’Lİ, BERKİN ELVAN’LI KONGRE AÇILIŞ KONUŞMASI

Ana Sayfa » GÜNCEL » TEMEL KARAMOLLAOĞLU’NDAN NAZIM’LI, MADIMAK’LI, ROBOSKİ’Lİ, BERKİN ELVAN’LI KONGRE AÇILIŞ KONUŞMASI

03.11.2019 - 17:54

TEMEL KARAMOLLAOĞLU’NDAN NAZIM’LI, MADIMAK’LI, ROBOSKİ’Lİ, BERKİN ELVAN’LI KONGRE AÇILIŞ KONUŞMASI

 

Saadet Partisi, “Gelecek Saadet’le Gelecek” sloganı ile Ankara Spor Salonu’nda 7. Olağan Kongresi’ni düzenledi.

Kongrede konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu açılışı Nâzım Hikmet’in “Davet” şiiri ile yaptı. Karamollaoğlu, “Gelin canlar bir olalım, bu dünya kimseye kalmaz” dedi.

 

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, daha sonra Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Necip Fazıl Kısakürek’in “Zindandan Mehmede Mektup”, Aşık Veysel Şatıroğlu’nun, “Senlik Benlik Nedir, Bırak”, Nazım Hikmet’in “Bu davet bizim” şiirlerinden bölümler okuyan Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu dava, bu sevda, bu vatan bizimdir. Karacaoğlan bizim, Dadaloğlu bizim, Yunus Emre bizimdir. Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş, Mevlana bizimdir. ‘Kürdü, Türkü ve Çerkezi Hep Adem’in oğlu kızı beraberce şehit gazi’ diyen Aşık Veysel bizimdir.

Semah bizim, halay bizim, horon bizimdir…
Munzur bizim, Fırat bizim, Kaz Dağları bizimdir…
Madımak, Roboski, Başbağlar bizimdir…
Yasin Börü, Eren Bülbül, Berkin Elvan bizimdir…
Acısı bizim, sevinci bizim, kederi bizim türküsü bizimdir

 

ÇAĞRIMIZ DİNDARA, SOSYAL DEMOKRATA…

Bu çağrımız; Kürde, Türke, Aleviye, Sünniye, Laza, Çerkeze, Arnavuta, Boşnağadır. Bu çağrımız; dindara, muhafazakara, libarele sosyal demokratadır. Görüşü, düşüncesi, ne olursa olsun 82 milyon ülke evladınadır:
“Gelin canlar bir olalım.
İşi kolay kılalım
Sevelim, sevilelim
Bu dünya kimseye kalmaz.”

BU SALONDA GÜCE TESLİM OLMAYANLAR VAR: Bugün Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine çıkışının 50. yılındayız. 50 yıldır hak, adalet, üretim, kalkınma, düşmanlaştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik ve kucaklaşma diyoruz. 50 yıldır bu çizgimizden taviz vermedik. Rüzgâra, konjonktüre, makama, mevkiye göre yön değiştirmedik. O yüzden, istikrar görmek isteyen bu salona baksın. Bu salonda güce teslim olmayanlar var. İlk virajda veda edenler değil, ahde vefa gösterenler var. Aldatmayanlar var, aldatılamayanlar var.

AK PARTİ BİTKİNDİR, TÜRKİYE’Yİ DE BİTİRMEKTEDİR: 3 Kasım 2002 AK Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olmuştu. 3 Kasım 2019’da, iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçecektir. Çünkü AK Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Saadet Partisi hiçbir kimsenin, hiçbir partinin hasmı veya düşmanı değildir. Biz partileri değil politikaları eleştiririz. Biz kişileri değil zihniyetleri eleştiririz.

ÜLKEMİZİ RÖVANŞ CUMHİRİYETİ OLMAKTAN KURTARACAĞIZ: Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı var. Geçmişte herkesin hataları olmuştur. Önemli olan bu hatalara takılıp kalmak değil, bu hatalardan ders çıkarıp, elbirliğiyle mutlu ve müreffeh bir geleceği oluşturmaktır. Bütün partilere sesleniyorum; gelin bunun için yeni bir toplumsal mutabakat sağlayalım. Gelin ülkemizi bir rövanş cumhuriyeti olmaktan kurtaralım. İhtilaflarımızın, hırslarımızın kör karanlığında kaybolmak yerine, ittifaklarımız üzerinden yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım.

 

YENİ TOPLUM SÖZLEŞMESİ: Biz Saadet Partisi olarak milletimizin tüm farklılıklarıyla beraber, etrafında buluşabileceği yeni bir toplumsal sözleşme teklif ediyoruz. Ruhunu Birinci Meclis’in çeşitliliğinden, mayasını Mehmet Akif’in Çanakkale Destanı ile İstiklal Marşı’ndan, omurgasını 1921 Anayasası’ndan alan, ihtilaflarımızı ayrılık vesilesi görmeyen, farklı inanma ve düşünme imkanını Allah’ın lütfu bilen bir anlayış öneriyoruz. Adil bir düzeni en temel hedef olarak gören siyasal bir mekanizma, evrensel hukuk normları ve demokrasiyi, kendi kadim birikimi ile harmanlayarak içselleştirmiş ve bunları geliştirmeye kararlı yeni bir ortak anlayış, yeniden büyük Türkiye’yi kuracaktır.

TÜRK’ÜN KÜRT DİYE, KÜRDÜN TÜRK DİYE SORUNU YOKTUR: Kürt meselesini hak ve adalet ekseninde çözeceğiz. Bu topraklar farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, aynı çatı altında farklı inanışların, etnik ve mezhepsel yapıların bir arada yaşama erdemini insanlarına kazandırmıştır. Kürtler ve Türkler aynı dinin mensubu, ortak bir tarihin çocukları, aynı kültürün renkleri ve aynı vatanın evlatlarıdır. Bir vücudun azaları gibidirler. Türk’ün Kürt diye, Kürt’ün Türk diye bir sorunu yoktur. Sorun milletimizde değil, bu milleti bölmeye, ayrıştırmaya çalışan her türlü ırkçı yaklaşım ve politikalardadır.

BARIŞ KAN DÖKEREK DEĞİL, TER VE DİL DÖKEREK TESİS EDİLİR: Bugüne kadar meselenin çözülememiş olması hak, adalet, ahlak, ekonomi, eğitim, güvenlik gibi birçok alanda ortaya konan yanlış anlayış ve yapılan ihmallerin ortak sonucudur. Çözümü sadece güvenlik eksenli politikalarda aramak meseleyi anlamamaktır. Çözüm arayışları sosyal, siyasi, psikolojik, ekonomik ve benzeri alanlarda yapılacak güçlü reformları da içermelidir. İnanıyoruz ki; huzur ve barış, kan dökerek değil ter döker ve dil dökerek tesis edilebilir

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :