TEVFİK KIZGINKAYA YAZDI- GENÇLİK UMUTSUZSA, GELECEK KARANLIKTIR

Ana Sayfa » EĞİTİM KADIN GENÇLİK » TEVFİK KIZGINKAYA YAZDI- GENÇLİK UMUTSUZSA, GELECEK KARANLIKTIR

26.09.2020 - 4:49

Tevfik Kızgınkaya

Tevfik Kızgınkaya

yazarın tüm yazıları
TEVFİK KIZGINKAYA YAZDI- GENÇLİK UMUTSUZSA, GELECEK KARANLIKTIR

 

 

18 yaşındaki bir gencin mektup bırakarak yaşamına son vermesi kamuoyunda sadece bir günlük haber olarak yer aldı ve unutuldu. Kimilerine göre başkalarına örnek olmaması için bu olayın konuşulmaması gerekiyormuş.

Bir genç, yaşama olan umudunu ve heyecanını neden yitirir?

Bir genç neden yaşamına son verir?

Bu ve benzeri sorulara yanıt arayarak böylesi acı olayları önlemek yerine üstünü örtmeyi çözüm olarak görmek, yaşanan olaydan daha büyük bir acıdır.

Z kuşağı olarak tanımlanan 20’li yaşlardaki birçok gencimizi, benzeri nedenlerle yaşamlarına son verdikleri için yitirdik. Hepsi de bir günlük haber oldular ve unutuldular.

*****

Okumaktan acı duyduğum bu satırları herkesin, özellikle de ülkemizi yöneten iktidar sahiplerinin, muhalefetin ve ilgili bilim insanlarının doğru okuması, iyi düşünmesi, doğru değerlendirmesi ve ders alması gerekmektedir.

“Milyarlarca insan olmasına rağmen neden kendimi bu dünyada yalnız ve değersiz hissediyorum? …Benim bunları karşılayacak ne gücüm ne de umudum var.

…Bir araba, bir ev veya herhangi bir şey uğuruna yıllarımı aylarımı harcamak istemiyorum. İş hayatı bana çok yorucu geliyor. Hem içten hem de dıştan yıpranıyorum. Bir şeyler uğuruna bunca sorun yaşamak bana mantıklı gelmiyor.”

Genç bir insanı yaşamına son verdiren bu nedenler, sadece bu gence ait kişisel nedenler midir?

Yaşadığımız koşullara biraz olsun gerçekçi olarak bakan herkesin yanıtı, hayır olacaktır.

Demek ki gençliğin, aslında hepimizin yaşadığı bu koşulların irdelenmesi gerekiyor.

*****

2000 yılı sonrası doğan, internet ve mobil teknolojileri kullanan Z kuşağı gençlerimiz…

Yüz yüze gelmeden,

Gözlerinin içine bakmadan,

Seslerini duymadan,

Varlıklarını hissetmeden,

Birlikte hareket etmeden,

Beraber yol yürümeden,

Aslında bir haberleşme zemini olan sosyal medya üzerinden kurdukları arkadaşlıklarda ve dostluklarda yalnızlığı yaşayan genç insanlarımız…

 

Kişisel beklentilerinin umutsuzluğu ile yaşamda hedefsiz kalmanın mutsuzluğunu yaşayan…

Toplumsal ve Ulusal değerlerden, bilinçten ve hedeflerden yoksun bir eğitim sistemiyle bireyselleştirilen, yalnızlaşan,

Kalkınan, gelişmiş bir ülkenin ve çağdaş bir ulusun onurlu ve umutlu bir yurttaşı olmanın aidiyetini, heyecanını ve mutluluğunu duyamayan,

%25’i işsizliğin çaresizliğini yaşayan,

%76’sı ülkesinden umudunu kesen ve geleceğini yurt dışında arayan,

Ya da yalnızlık ve umutsuzluk duygularıyla yaşamdan kopan genç insanlarımız…

 

Demokrasinin, hukukun, insan hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı,

Yasaklarla, baskı ve tehditle yaratılan korku ortamında susturulan, sessizleştirilen genç insanlarımız…

 

Öte yandan, iktidar ve yandaşları zenginleşirken…

İnancı gereği iktidara biat eden,

Yokluğu ve yoksulluğunu iktidarın verdiği yardımlarla unutan,

Desteklediği iktidarın güç gösterisi söylemleriyle heyecanlanan, sevinen,

İktidarın yarattığı düşmanlarla savaşan, biat etmeyenlerle ayrışan ve çatışan,

Kendi yaşamı ve geleceği ile ilgisiz büyük projelerle avunan,

Mutluluğu, yaşamın içinde değil tarikat şeyhlerinin söylemleriyle ahrette (ölüm sonrası yaşamda) arayan,

Dindar ve kindar nesil yaratma hedefiyle yetiştirilen gençlerimiz…

Ya da uyuşturucu ile yaşamdaki sorunlarından uzaklaşmaya çalışan gençlerimiz…

 

Cehaletten ve sefaletten beslenen neoliberalizmin yarattığı bu sömürü düzeninde insanca yaşama umudunu yitiriyoruz.

Kapitalizm, bir genç kuşağımızı daha yok ediyor. 68 ve 78’de olduğu gibi.

*****

Gençlik, sadece 19 Mayıslarda “gençlik geleceğimizdir, gençlik umudumuzdur…” gibi nutuklarda anımsanacak ve gönlü alınacak bir kitle değildir.

2023 seçimlerinde 5 milyon seçmen olacağı gerçeği ile karşılaşınca akla gelen sayısal bir değer de değildir.

Gençlik geleceğimizse; bilgili, özgüvenli, mutlu ve umutlu bir gençliği geleceğe hazırlamak iktidarı ve muhalefetiyle devleti yönetenlerin görevidir.

Devleti yönetenleri seçen anneler, babalar ve gençler, hepimiz, bu gerçekleri görerek yaşamımıza, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız.

Nasıl mı?

100 yıl öncesinin koşullarında gençliği, bilgisi, özgüveni, heyecanı ve umuduyla geleceği kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün her kuşaktan gençliğe emanet ettiği Cumhuriyetimize sahip çıkarak.

Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Söylevi ve Bursa Söylevinde aklın ve bilimin ışığında Cumhuriyete sahip çıkmanın yolunu göstermiştir.

 

Umudumuz olan Gençlik umutsuzsa,

Geleceğimiz karanlıktır.

 

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :