TÜRKİYE’Yİ EKRANLARA KİLİTLEYEN ORTAK YAYINDA EKREM İMAMOĞLU’NUN 31 MART GECESİNE İLİŞKİN SORULARI VE YSK’NIN YENİDEN SEÇİM KARARI DAMGASINI VURDU.

Ana Sayfa » GÜNCEL » TÜRKİYE’Yİ EKRANLARA KİLİTLEYEN ORTAK YAYINDA EKREM İMAMOĞLU’NUN 31 MART GECESİNE İLİŞKİN SORULARI VE YSK’NIN YENİDEN SEÇİM KARARI DAMGASINI VURDU.

17.06.2019 - 0:14

TÜRKİYE’Yİ EKRANLARA KİLİTLEYEN ORTAK YAYINDA EKREM İMAMOĞLU’NUN 31 MART GECESİNE İLİŞKİN SORULARI VE YSK’NIN YENİDEN SEÇİM KARARI DAMGASINI VURDU.

 

Fox Tv sunucusu İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen Ekrem İmamoğlu- Binali Yıldırım ortak yayını gündeme damgasını vurdu.

Küçükkaya’nın yanıtları 3’er dakika ile sınırladığı programın ilk girişinde özellikle 31 Mart gecesi yaşananlar ve sonrasında YSK’nın yeniden seçim kararı konuşuldu. Özellikle seçim gecesi AA’nın veri akışını 12 saat süreyle durdurması konusunda Yıldırım’ın ”Neden olduğunu bilmiyorum.” şeklinde verdiği yanıt önemliydi.

İşte o anlarda geçen diyaloglar:

Ekrem İmamoğlu: Tekrar soruyorum, sayın Yıldırım AA o akşam yaptıkları, sizin için ne ifade ediyor? Gece yarısı bakanlarla yaptığınız görüşmeleri doğal karşılarken AA ile görüşmediğinizi söylüyorsunuz, bunu doğal mı karşılıyorsunuz. Gece yarısı tüm bilboardların gönül belediyeciği kazandığ yetkisini kim verdi? Ben hala çaldılar’ın muhatabanını kim olduğunu merak ediyorum?

Binali Yıldırım: AA’nın yayın akışını kesmesini AA açıklamalı bu normal bir şey değil ama bunu ben yanıtlayamam. 25 tane belediye kazanmış AK Parti, Meclis üyeliklerinin çoğunluğunu kazanmış ne yapacaktık seçimi kaybettik mi diyecektik. Elbette Gönül Belediyeciliği kazandı diyecektik. 50 fazla belediye meclis üyesi kazanmışız.

Ekrem İmamoğlu: Talimatı kim verdi diye soruyorum? Bu doğru mudur? Yapılmalı mıydı?

Binali Yıldırım: Çok açık söylüyorum 25 belediyeyi kazanmışız, nüfüsun da yüzde 65’ini teşkil ediyor kazanmışız. 180 Meclis üyesi kazanmışız, 50 fark var. Sonuç böyleyken kaybettik mi diyecektik o afişler partimiz tarafından asıldı. Bir iki gün sonra onlar da astılar. Daha sonuçlar açıklanmamıştı.

Küçükkaya’nın “YSK’nın kararı verildi, biz seçmen olarak zarfın içerisine 4 pusula attık. Nasıl olur da 3’ü geçerli 1’i geçersiz sayılır?” sorusuna Ekrem İmamoğlu 20 TL üzerinden yanıt verdi.

İmamoğlu 20 TL’lik banknotu göstererek “Şimdi bu 20 TL’den 5 TL’si sahte diyorlar. Buna kimse inanmaz. YSK’nın kararında çaldılar yok, Sayın Yıldırım’ın mektubunda çaldılar yok. Meydanlarda ‘Çaldılar’ diyorlar. Çaldılar kime?” dedi.

Yıldırım ise, “4 pusula meselesine gelelim. Bu tamamen aldatmacadır. 4 ayrı pusula var. Ama itiraz edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı oyu. İlçeler için itiraz var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AK Parti, Sancaktepe için CHP. Neden tamamını saydırdı? Demek ki orada şüphesi var. İtiraz olan pusula sayılır. Biri niye çalındı gibi işi çarpıtmanın gereği yok” dedi.

Ortak yayının bir sonraki aşamasında İBB’nin geçmiş 25 yıldaki uygulamaları masaya yatırıldı. İmamoğlu ısrarlar israf düzeninden söz ederek şunları söyledi:

”İstanbul’un şu an en büyük sorunu yoksulluk ve israf. Biz israf, tasarruf ve seferberlik kelimelerini çok önemsiyoruz. Kul hakkı meselesini de çok önemsiyoruz. Sayıştay denetiminden çıkan raporu getirdim. Şu anda bile israf yapıyorlar, şu an vekalet eden bir Vali bey var. Şu anda afişleri oraya kim asıyor? İhtiyaç fazlası araç kullanımı… Sadece İBB’ye ait 1810 araç. 7 personele 1 binek araç düşüyor. Bunun gibi israfları engelleyeceğiz. Tasarruf yapacağız, ekonomik seferberlik yapacağız.”

İsmail Küçükkaya’nın belediyecilik ve Fetö bağlantısı üzerinden ”Fetö okullarına gittiniz mi, yurtlarında kaldınız mı?” sorusuna İmamoğlu şu yanıtı verdi:

”Benim uzaktan yakından hiç ilgim, temasım, ilişkim yok. Siyaset öncesi ve sonrası eleştiren bir kimliğim. Sayın Yıldırım çok talihsiz bir açıklama yaptı. Ya belediye var, ben yurt yapamıyor muyum? Mücadele böyle yapılır. Makul seviyede iş birliği yaparsınız, ama yurdu belediye yapacak. İBB kadınlar için de erkekler için de yurtlarını yapacak. Eğitim seferberliğini belediye yapacak. Zaten başımızda bela var FETÖ terör örgütü. İBB olarak yurtlar yapacağız, eğitime destek vereceğiz. Kreşler yapacağız. 5 yıllık belediye başkanlığı dönemim orada. Bizim işimiz olmaz o işlerle. Devletine inanan, kurumsal düzene inanan bir ahlaktan geliyoruz. Bizim bu terör örgütleriyle zerre ilişkimiz olamaz.”

Yıldırım aynı soruya İmamoğlu’nun verdiği yanıtla bağlantılı olarak bir yaklaşımla bulundu:

”Temiz vakıf derken nasıl karar vereceksiniz? Deterjanla yıkayarak mı? İstanbul’da 23 bin vakıf var. Bunların hepsine destek veriliyor. Hiçbir şekilde belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek verilemez. Kendisinin ilçesinde de var bir vakıf. Vakıflara destek olmak yanlış değil. Sizin yapamadığınız işleri onlar yapıyor, insanları bir araya getiriyorlar, kurslar, geziler düzenliyorlar. Bu vakıflara bir kuruş yardım yapılmamıştır. burada algı operasyonuna gerek yok. Zaten belediye açıkladı. FETÖ’ye dönük beyanatını takdir ediyorum. 15 Temmuz gecesi ne kadar büyük bir terör örgütü olduğunu yakından yaşadık. Elbette ki bu mücadele devam edecek. Hukukun içinde kalarak. Bunların ekonomi kısmı var ibadet kısmı var ihanet kısmı var biz ihanet kısmıyla ilgileniyoruz.”

İsmail Küçükkaya İstanbul’da yaşayan Kürt kökenli yurttaşlarla ilgili ”Kürt seçmen neden size oy versin sorusuna her iki aday şu yanıtları verdiler:

Ekrem İmamoğlu: Yoksulluktan bahsettik, kadından anneden bahsettik, ben kimden bahsediyorum? Kürt kökenli vatandaşım mı diyorum? Hayır… Benim vatandaşım diyorum, 16 milyon İstanbullu diyorum. Ben istanbul ittifakının adayı olmak istiyorum dedim. Partizanlığı İBB’den söküp atacağız.

Partiler bir araç, amaç değil. Hizmet için araç. AK Partili hemşehrim de var, MHP’li hemşehrim de var, elbette ki HDP’li hemşehrim de var. Sadece ittifak partilerinin belediye başkanı olmayacağım. İnsanlar birbirine selam alıp vermeyecek duruma geldi. Biz bu milleti eşitlemeye geliyoruz. Bağcılar’daki çocukla Kadıköy’deki çocuğu eşitlemeye geliyoruz.

Barış, özgürlük, eşitlik mahalleden başlar. Biz mahallede demokrasiyi, sonrasında ilçede, şehirde sağladığımız takdirde kimsenin sorunu kalmaz. Partizanlığın yok edilmesinde sayın Binali Yıldırım da mücadele etmeli.

Binali Yıldırım: Ben 16 yıldır hizmet yapıyorum, insanların etnik kökenine inançlarına bakmayız. İnsanlarımıza eşit hizmet götürürüz. Particilik seçimlerde olur. Kampanyada partimizin söylemlerini dillendirirsiniz, bitiminde rozetinizi çıkarırsınız. Eğer biz partizanlık yapıyorsak bunu şiddetle reddederiz. İZBAN’ı biz belediye ile birlikte yaptık.

İzmir – İstanbul otoyolunu yapıyoruz, bu mesafe 2 saat 10 dakikaya düşecek. Partizancılık bize yakışmaz. 81 vilayetten gelen kardeşlerimize eşit hizmet vereceğiz, İstanbul’a yapılan hizmet israf değildir. Ben 1994’ten bu yana hizmet ediyorum. 4 buçuk yılda İDO’yu kendi sınıfında bir numara yaptım.

İsmail Küçükkaya İstanbul’da yaşayan 500 bin Suriyeli göçmenle ilgili sorusunaysa her iki aday şu yanıtları verdiler:

İmamoğlu: Mülteci konusunu biz iyi yönetemedik. Sadece vicdanla, toplumsal tavırla, davranışla açıklamak doğru değil. Aynı zamanda evrensel hükümler taşır. Güneyimizde yaşanan bu insanlık dışı olaylarda Türkiyemiz yalnız bırakılmıştır. Ben bunu Fransa’da yaptığım konuşmada da söyledim. Siz bizi bu süreçte yalnız bırakarak dünyayı başka yere sürüklüyorsunuz demiştim. 547 bin kayıtlı Suriyeli göçmen var İstanbul’da. Kayıt dışı rakamlarla 1 milyona ulaştığı yönde yoğun gözlemler var. Üç aşamaya bölüyoruz bunu. Mutlaka bir masa kuracağız. İBB’nin bir politikası yok. Sessiz. Siz politika üretmelisiniz. Biz mevcut mülteci insanları, özellikle çocuklarını, kadınlarını envanter çıkaracağız. Sokak sokak geziyorum, çocuk evlilikleri görüyoruz. Çocuğu ve kadını koruyacağız. Bu konuyla özel ilgileneceğiz. Ben insanlık dışı uygulamalara netim. Bizim geçmişten bugüne kapsayıcı duygularımızla hareket edeceğiz. Ülkemiz adına, ulusal politika gelişterme konusunda aktif davranacağız. Bir anda 3.5 milyon mülteci dağılmamalıydı. Üçüncü husus uluslararası alanda da 16 milyonluk kenti yönetiyoruz. Güneyimizde yaşanan olaylarda toprağın altındaki petrolü düşünerek bizi mülteci sorunuyla başbaşa bırakamazsın. İstanbul’un sokakları tehdit altında. Doğudan, Kuzeyden, Batıdan gelen vatandaşlarımız ekmeğinin elinden alındığını düşünüyor.

Yıldırım: Ekrem Bey ne yapacaklarını anlatmayı unuttu. Ben anlatayım. Bu insanlar ölümden kaçtı, canlarını kurtarmak için bize sığındılar. Biz geleneklerimize, inançlarımıza uygun olarak misafir ettik. Biz ev sahibiyiz, onlar muhacir. Bunlar geçici koruma statüsündeler. Böyle bir kimlikleri var. Bunların hepsinin kaydı, kuydu var. Eğitim, sağlık hizmetleri de veriliyor. Bunlar en temel insanlık hizmetleri. Uluslararası camia bunlara gerekli desteği vermedi. Sadece Türkiye’ye ne kadar güzel yaptığını söylediler ama ellerini taşın altına koymadılar. Onları yoksulluğa terk ettiler, hatta denizde boğuldular. Afrin Harekatı’nı yaptık. Şimdi bir kısmını oraya gönderdik. 500 bine yakın Suriyeli gitti. Şimdi Fırat’ın doğusundaki o bölgeyi temizleyip diğerlerini de oraya göndereceğiz. Bu süre içerisinde İstanbul’da yaşayan, özellikle belli ilçelerde Fatih, Beyoğlu gibi burada bir asayiş sorunları, İstanbulluların huzurunu, rahatını kaçıran olaylara karışırlarsa, kanunsuz işler yaparsa bunların normal seyirde gitmesini beklemeden hiç kusura bakmasınlar tutar göndeririz. Belediyenin bu işi tek başına yapması mümkün değil. Bu iş merkezi hükümetle yapılacak. İçişleri Bakanlığı, Göç İdaresi’yle yapılacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde mültecilerle ilgilenen bir birim var. Belki bu birim daha da güçlendirilebilir.

Programın sonunda Ekrem İmamoğlu’nun eşlerin de stüdyoya davet edilmesi önerisi dikkat çekti:

Buradan çıkışta kendileri de uygun görürlerse, iki hanımefendinin yanımızda olduğu bir fotoğrafı vermek isterim. Bu şehrin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Bu ülkenin de kucaklaşmaya ihtiyacı var.

Hak hukuk adalet vicdan erdem, bütün bu kavramlar şehirlerden başlar. Bırakalım iftiraları, Allah’ıma şükür söz verdiğim gibi temiz dille bu süreci bitiriyorum.

Bu şehir akılla, bilimle, insanların uzlaşmasıyla bir arada eşit paylaşarak, şeffaflığı hakim kılarak, muazzam bir kent var edeceğiz. Biz buna hazırız, müthiş bir ekibimiz var, 16 milyon İstanbullu.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :