18 Mayıs 2021 - Hoş geldiniz

VELİ BEYSÜLEN YAZDI- SAYILARI 13 MİLYONU AŞAN EMEKLİLERLE İLGİLİ EN ÇARPICI GERÇEK NE?

Ana Sayfa » GÜNCEL » VELİ BEYSÜLEN YAZDI- SAYILARI 13 MİLYONU AŞAN EMEKLİLERLE İLGİLİ EN ÇARPICI GERÇEK NE?

Eklenme : 15.04.2021 - 15:18

Veli Beysülen

Veli Beysülen

yazarın tüm yazıları

 

ÖNEMLİ OLAN RAKAMIN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL, SATIN ALMA GÜCÜDÜR!

Türkiye’de 13 milyonu aşkın sayısı ile büyük bir kitle olan emekliler, günlük hayatlarında birçok sorunla boğuşarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Nitekim bir süre önce, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi DİSK-AR’ın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden derlediği bilgileri değerlendirmek suretiyle hazırladığı rapor, Türkiye’nin en büyük toplumsal gruplarından biri olan emeklilerin mağduriyetine dair önemli ipuçları veriyordu.

Rapora göre milyonlarca emekli asgari ücretin altında aylık alıyor, emekli aylıkları giderek düşüyor.

Emekli bayram ikramiyeleri 2020’de yaklaşık 900 TL. erimiş durumda.

2008’de AKP iktidarı tarafından “reform” adı altında sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler nedeniyle, yeni emekliler arasında asgari ücretin altında aylık alanların sayısı giderek çoğalıyor.

Çünkü 1999 öncesi emekli maaş hesaplamasında memur aylık katsayısı dikkate alınırken, yeni sistemde prim güncelleme katsayısı uygulaması getirildi. Maaş bağlama katsayısı 3’ten 2’ye düşürüldü. Eskiden %65 ile %90 arasında değişen oranlarda emekli maaşı bağlanırken, yeni yasa ile bu oran %35’lere kadar gerilemektedir. Bu durumda, çalışma hayatı boyunca asgari ücret üzerinden adına prim yatmış olan bir çalışan emekli olduğunda, kendisine yaklaşık olarak asgari ücretin 1/3’ü kadar maaş bağlanmaktadır. Emekli maaş hesaplamasında, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın %30’u dikkate alınırken, artırılmasında GYH’den pay verilmemektedir.

Yani emeklilere ülkenin büyümesinden pay verilmiyor.

Yine asgari geçim indirimini esas alan taban aylık uygulaması AKP iktidarında kaldırıldı.

Öte yandan emeklilik yaşı yükseltilirken, emekliliği hak ediş koşulları zorlaştı.

Tüm bu nedenlerle, emekli aylıklarının asgari ücrete oranı hızla gerilemektedir.

Konuyu daha iyi açıklamak için, rapordan bazı çarpıcı rakamları da buraya almakta yarar var:

▪ Türkiye’de en düşük emekli aylık ve geliri alan ilk yüzde 20’lik dilimin aylık harcanabilir geliri, Temmuz 2020 itibariyle 763 TL.

▪ 13,2 milyon emekli ve hak sahibinin 7,9 milyonu asgari ücretin altında aylık ve gelire sahip.

▪ 4,3 milyon emekli, yani emeklilerin yüzde 47’si ya çalışıyor ya da iş arıyor. Bu oran 2002 yılında yüzde 36 idi.

▪ En düşük emekli aylığı alan ilk dilim emekliler ile en yüksek emekli aylık ve geliri alanlar arasındaki fark, tam 7,5 kat, AB ortalaması 4,2 kat. Yani Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde emekliler arasında gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke.

DİSK-AR’ın raporundan aldığım bu tespit ve rakamlar, Türkiye’de emeklilerin genel durumunu ortaya koymaya fazlasıyla yeter.

Elbette Türkiye’de emeklilerinin mağduriyetini ortaya koyan sadece DİSK-AR’ın bu raporu değil. Zira Türkiye, uluslararası araştırma kuruluşlarının zaman zaman yayınladıkları raporlardaki ülkeler sıralamasında da alt sıralarda yer alan bir ülkedir. Nitekim bir süre önce basında yer alan bir habere göre, toplam dünya nüfusunun %67’sini bünyesinde barındıran 37 ülke için yapılan Emeklilerin Refah Durumu araştırmasında Türkiye 34. sırada yer almıştı.

Yine Avustralya merkezli, küresel insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Melbourne Mercer’in her yıl emeklilerin refahı, ülkelerin geçmişi, bu günü ve tahmini geleceğiyle, ekonomik gelişmesi, politikası, siyasal ve demografik değişiklikler, yaşlı nüfus bağımlılığı, enflasyon, vergi baskısı, sağlık yatırımları gibi birçok unsurun yer aldığı 50’den fazla göstergeyi dikkate alarak hazırladığı ve Türkiye’yi ilk kez 2019 yılında dahil ettiği, 12. Küresel Emeklilik Endeksi 2020 raporuna göre, Türkiye 39 ülke arasında sondan üçüncü sırada yer alarak 37. oldu. Hollanda’nın 82,6 puanla zirvede yer aldığı liste de Türkiye 42,7 puan 37. Sırada yer alırken, Türkiye’nin altında ise 42,5 puanlı Meksika ile 40.8 puanlı Tayland yer aldılar.

Tüm bu rakamlara, bir süre önce bir başka yazımda yer vermiştim. Bunları tekrar yazmamın nedeni, bu tablonun sorumlusu, 19 yıllık iktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı’nın birkaç gün önce yaptığı bir konuşma da söyledikleridir.

Bakın ne diyor partili Cumhurbaşkanı:

“Salgın döneminde aldığımız tedbirler kapsamında en düşük emekli maaşını 1.500 liraya çıkartarak, hiçbir vatandaşımızın mağdur durumuna düşmemesini sağladık. Bu vesileyle biz göreve geldiğimizde, emekli maaşlarının, kardeşlerim buraya dikkat edin, ama unutmayın ha, kaçtan başladı biliyor musunuz? 66 liradan başladığını hatırlatmak isterim. Emekli maaşları 66 lira idi.”

Konuşmayı özellikle dinledim. Cumhurbaşkanı önce 66 liradan başladığını belirterek, en düşük emekli maaşının 66 lira olduğunu söylerken, sonra üstüne basa basa emekli maaşı 66 lira idi diyor. İkisi arasında anlam olarak çok büyük bir fark var. Zira 66 lirayla başlıyordu derken, alt sınırı belirtiyor. Sonra 66 lira idi derken aslında emekli maaşlarının 66 lira olduğunu söylüyor.

2002 yılında, Türkiye’de Sosyal Sigortalar Kurumu, (SSK) Emekli Sandığı (EMS) ve Bağ-Kur olmak üzere üç ayrı Sosyal Güvenlik Kurumu vardı. Bu kurumlardan, SSK İşçi Emeklisi, SSK Tarım Emeklisi, Bağ-Kur Esnaf Emeklisi, Bağ-Kur Tarım Emeklisi ve Emekli Sandığı Emeklisi olmak üzere 5 ayrı sigortalı grubunun emeklisi maaş almaktadır.

Peki, 2002 yılında her bir emekli grubunun emekli maaşı ne kadardı dersiniz?

SSK İşçi Emeklisi, 257,11 lira; SSK Tarım Emeklisi, 216 39 lira; Bağ-Kur Esnaf Emeklisi, 148,78 lira; Bağ-Kur Tarım Emeklisi, 65,86 lira; Emekli Sandığı Emeklisi, 376,61 lira maaş alıyordu. Gördüğünüz gibi Cumhurbaşkanı’nın üzerine basa basa emekli maaşı 66 lira idi dediği maaş, tarımda kendi nam ve hesabına çalışan, zamanında düşük prim yatırmış olan, Bağ-Kur Tarım Emeklilerinin maaşıdır. Ayrıca Cumhurbaşkanının örnek verdiği 2002 yılında emeklilerin bu maaşlarının alım gücü ile bugünkü emekli maşlarının alım gücü karşılaştırılmadan, rakam büyüklükleri ile çok maaş verildiğinin açıklanması gerçekçi değildir. Hele hele asgari ücretin 2.840 lira, açlık sınırının 2.720, yoksulluk sınırının 8.856 lira olduğu bugünlerde, asgari ücretin ve açlık sınırının yarısının biraz üstünde olan 1.500 lira emekli maaşının övünülecek bir yanı olmaması gerekir. Kaldı ki bugün emeklilerin en düşük maaşı 1.500 lira değil, sadece aldıkları para 1.500 lira. Yani asıl maaşlar daha düşük. Üstelik 1.500 liranın altındaki emekli maaşlarına, Temmuz 2020 ile Ocak 2021 dönemlerinde zam yapılmadı. Asıl maaşları 1.500 liranın altında kalanlar, bu rakamı yakalayınca kadar da zam alamayacaklar.

Çok detaya girmeye gerek yok. Emeklilerin büyük grubu SSK işçi emeklileri olduklarına göre, onların 2002 yılında 257,11 lira olan maaşları ile bugün 2500 lira olan ortalama maaşlarının alım güçlerine basit örneklerle bakalım.

Evet, 2002 yılı içinde çeyrek altın 27 lira seviyesindeydi. Buna göre, 257.11 maaş alan SSK işçi emeklisi maaşıyla yaklaşık 9,5 çeyrek altın alabiliyordu. Bu yazıyı yazdığım saatlerde çeyrek altın 754 lira seviyesindeydi. Buna göre, bugün ortalama maaşı 2.500 seviyesinde olan SSK işçi emeklisi 3.31 çeyrek altın alabiliyor. Yani emeklinin 6,20 çeyrek altını uçmuş durumda. Öte yandan Cumhurbaşkanı’nın, 66 lira dediği en düşük emekli maaşı ile o günkü koşullarda 2,44 çeyrek altın alınırken, bugün için verilen en düşük maaş 1.500 lira ile 1.98 çeyrek altın alınmaktadır. Yine 2002 yılında kişi başı yıllık milli gelir 3.581 dolar iken, bugün 9.093 dolar. Buna göre bir işçi emeklisi, 2002 yılında, yıllık toplam 2.043 dolar geliriyle, kişi başı yıllık milli gelirin %53’ünü kazanırken, bugün 3.685 dolar’la, yıllık kişi başı gelirin %40’ını kazanabilmektedir. 2002 yılında 257 lira olan işçi emeklisi aylığı, 184 lira olan asgari ücretin %39 üzerinde iken, bugün 2.500 lira olan ortalama işçi emeklisi maaşı asgari ücretin %13 altına inmiş bulunuyor.

Bu basit örneklerden de görüleceği gibi, emekli maaşları reel olarak %50 gerilemiş bulunuyor.

Zira emekli aylıklarına büyümeden pay verilmediği gibi, maaş artışlarında esas alınan TÜFE oranındaki artışlar da hiçbir zaman gerçek rakamlarla açıklanmıyor.

Tüm bunlar yokmuş gibi, “Emeklilerimiz tarihin en iyi gelir seviyesine sahiptir.” demek hiç gerçekçi değil.
                                                         

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları