27 Kasım 2021 - Hoş geldiniz

DR. YASEMİN ALPTEKİN YAZDI- DÜNYA BUNU DA GÖRDÜ: OKYANUSUN İKİ YAKASI BİR ARAYA GELDİ

Ana Sayfa » DÜNYA » DR. YASEMİN ALPTEKİN YAZDI- DÜNYA BUNU DA GÖRDÜ: OKYANUSUN İKİ YAKASI BİR ARAYA GELDİ

Eklenme : 02.05.2021 - 10:50

DR. YASEMİN ALPTEKİN YAZDI- DÜNYA BUNU DA GÖRDÜ: OKYANUSUN İKİ YAKASI BİR ARAYA GELDİ

 

Haritalarda hep uzaktaydı Amerika.

Yıllar yılı, hep yeniydi, yenilikçiydi, öndeydi, önderdi eski Avrupa kıtasına göre –özellikle de II. Dünya Savaşı’ndan sonra. Tüm diğer ülkelerden daha özgür, daha yaratıcıydı. “İnsanlar arasında siyah beyaz ayırımı yapsa da, kendinden önce o topraklarda yüzyıllarca yaşamış Kızılderili halkları ortadan kaldırsa da, halel gelmedi dünya liderliğine. Başa güreşti hemen her alanda.

Özgürlükler için İnsan Haklarının savunucusu, eşitlikler için Birleşmiş Milletler’in kurucusu, barış için NATO’nun öncüsüydü. Fırsatların, bazen de fırsatçıların, anavatanıydı. Her ne kadar kovboyları, mafya liderleri, Rus-Amerikan casusları ve komplo teorileri konu olsa da filmlere, anne-baba ve çocuklarla, bir köpek ve bir de arabadan oluşan çekirdek ailenin, önünde poz verdikleri müstakil evlerinin fotoğrafıydı Amerikan rüyası diye sunulan. Fotoğraf başkaları için rüya olsa da, hem evin, hem de o arabanın borcunu ödemek için en az otuz yıl çalışıp didinmek Amerikan ailelerinin gerçeğiydi. Onlar tüm gün evlerinden uzakta çalıştıklarından, evlerinde geçirdikleri zaman gecelerle kısıtlansa da, dünya benzer rüyaları görmek için can atıyordu, Amerikan ailesine gıptayla bakıyordu.

Teknoloji ilerledi yakın etti uzağı.

Amerika’ya kendi gördüğü rüyalar az geldi.

Demokrasi götüreceğiz diye toz duman etti ortalığı.

Dişine göre bulduğu ülkeleri al aşağı edip ‘ya benim gibi olursunuz ya da mahvolursunuz,’ diye bir seçim özgürlüğü bile verdi ümüğüne bastıklarına.

Sonuçta zavallılar cellatlarına sarıldılar, dünyayı diktatörler ve kapitalist kafalar sardı. Baştakiler zenginleştikçe insanlar yoksullaştı.

Fakirleşen insanlar da, ‘kurtarırsa bizi böyle demir yumruklu güçlü liderler kurtarır’ sandı.

İşte tam bu noktada, biraz daha ev, biraz daha araba, daha büyük AVM, daha yüksek bina, diyen yönetimlerle çıfıt çarşısına döndürülen dünya baş kaldırdı. ‘Yetti be’ haykırışıyla ortalığa bir virüs saldı. Çin’den çıktığı söylenen, ışık hızıyla her ülkeye vizesiz giren, kim olursa olsun yapıştığı yerde kalan, elini yıkamayana, ağzını tıkamayana aman vermeyen, insanların birbiriyle kucaklaşmasını bile çok gören bu virüs, okyanusun iki yakasını bir araya getirip herkesi evlerinde kalmaya mahkum edince olanlar oldu. Sovyetler Birliği’ni yıkan, Ortadoğu’yu perişan eden, Çin emeğini, kendi halkına ‘’Bir Milyoncu’’ larda bedavadan ucuza satan Amerika, kendi para-tanrısının iflasına inanamadı.

Ha Amerika, ha Avrupa, ha Türkiye, ha Asya. Evlerinde şimdi insanlar. Dışarı çıkıp korkusuzca işlerine gidecekleri günü bekliyorlar. Ev-araba vaat ederek, AVM- gökdelen dikerek, otelleriyle övünüp golf sahalarında boy göstererek oy arayan yöneticiler boşlukta kaldı. Okyanusun iki yakasında da baştakiler, tek kurtarıcı olarak yalan-dolan habere sarıldı, doğru habere, bilime pirim vermeden günü kurtarmaya çalıştı . Çünkü virüs kasıp kavurdu ortalığı, üç milyona yakın insan öldü, kitleler işsiz kaldı, sonuçta bütçede artık ne silahlara, ne de betona para vardı.

Okyanus’un iki yakası bu haldeyken, dünyanın güney kutbunda Avusturalya ve Yeni Zelanda’da işler biraz farklı yürüyor.

Bu iki ülkedeki yöneticiler –biri muhafazakar, diğeri liberal–farklı cenahlardan baksa da dünyaya, hemen söz birliği etmişler bu salgın sırasında.

‘Bilime öncelik vererek  halklarını bilgilendirmişler.

‘Para söz konusu değil, sağlıktır önemli olan,’ diyerek halklarına güven vermişler. Hele hele o Yeni Zelanda Başbakanı Jakinda Arden Hanım, zerafetinin yanı sıra kalbiyle de kazanıyor halkını. Hem Avusturalyalı Scott Morrison, hem de Jakinda Arden taa başından önlem almışlar; şimdi sabırla bekliyorlar bilim insanlarının ‘güvenle evinizden çıkabilirsiniz’ kararını.

Ne sokaklarda göstericiler var, ne yandaş medya.

Herkes baştakilere inanmış, ‘ne yapacağımızı biliyorduk, söylenenler doğruydu, bilimsel açıklamalar da’ diyor bir Yeni Zelandalı.

Durum böyle olunca halkıyla el ele olan yöneticilerden virüs bile korkar.

Zor günler ancak böyle atlatılır, halk ile iletişim kurarak ve bilimle barışık kalarak.

İşte dünyanın kuzey ve güney kutbundaki rüyalarla gerçekler arasındaki fark.

Amerika bu salgında sınıfta kalsa da hâlâ lider: Otuz iki milyon COVID-19 vakası ve beş yüz yetmiş beş bini aşan can kaybıyla. Tam da bu nedenle Amerikalılar korkulu rüya görmeye başladılar. Evlerin ve arabaların borcu evde oturarak ödenmiyor. 26 milyon Amerikalı işsiz, COVID-19 yüzünden işe gidemiyor! Bugünlerde yok aslında birbirimizden farkımız, dünyanın hemen her yerinde virüse kurban olmamak için evlerde pencereden bakmaktayız. Bilim ne diyorsa o tedbirleri uygulamaktayız.

Bu da geçecek arkasında dersler bırakarak.

Önemli olan bu belayı evde kalarak sağ salim atlatmak, kutuplaşmayı körükleyenlere aldanmamak.

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları