17 Ekim 2021 - Hoş geldiniz

YÜKSEL IŞIK YAZDI- BİR KENTE ANLAM KAZANDIRMAK!

Ana Sayfa » GÜNCEL » YÜKSEL IŞIK YAZDI- BİR KENTE ANLAM KAZANDIRMAK!

Eklenme : 13.06.2021 - 10:33

YÜKSEL IŞIK YAZDI- BİR KENTE ANLAM KAZANDIRMAK!

 

Karayalçın Kent Meydanı açıldı.

Yenimahalle Belediyesi, Murat Karayalçın adını verdiği Batıkent Kent Meydanını törenle açtı. Açılışa meydana adı verilen Murat Karayalçın ile birlikte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ABB Başkanı Mansur Yavaş katıldı.

Açılışa ev sahipliği yapan Yenimahalle Belediye Başkanı konuşurken aklıma Sadi Şirazi’nin Bostan ve Gülistan’ında aktardığı bir mesel geldi.

Şirazi’nin aktardığına göre Lokman’a, “edebi kimden öğrendin” diye sormuşlar. “Edepsizlerden” diye cevap vermiş.

“Nasıl yani?” demişler.

Demiş ki:

“Onların yaptıklarından hoşuma gitmeyen ne varsa onu yapmaktan sakındım.”

BİR SEMT ADININ ÖTESİNDEDİR VEFA!

Yaşar da, yaptığı hizmetler ile Ankaralıların gönlünde özel bir yere sahip olan Karayalçın’a vefa gösterirken, “öğrendiği edebin” kaynağına da işaret etmiş oldu.

Türkiye’nin geleneğidir; iktidar olanaklarını kaybedenler unutulmaya bırakılır. Başarıları, becerileri, gerçekleştirdikleri projeler, bir kenara atılır; bu dünyadan göçüp gittiklerindeyse “timsah gözyaşları” dökülür.

Yaşar, örneğine çok az rastlanan bir kadirşinaslıkla Batıkent’i Batıkent yapan Karayalçın’ı onore etmeyi bir görev kabul etti.

Bu nedenle Karayalçın Kent Meydanı adlandırması, benzerlerinden büyük farklılık arz ediyor; çünkü Batıkent’in her sokağında, her parkında ve her konutunda imzası bulunan biridir Karayalçın.

Yenimahalle Belediye Başkanı, Fethi Yaşar’ın gösterdiği vefanın sonucu olarak yapılan adlandırma nedeniyle kürsüye çıkan Karayalçın, iki önemli konuya dikkat çekti.

O konuşurken, Sadi Şirazi’nin aktardığı bir başka meseli hatırladım.

Mesel şöyle: Meclisin birinde, topluma, değerli hizmetlerle katkıda bulunmuş, topluma fazlasıyla faydası dokunmuş birini övüyorlarmış.

Övülen kişi de oradaymış.

Sen ne dersin?” diye sormuşlar.

Ben kendimi bilirim” demiş.

KENDİNİ BİLMEK!

Karayalçın da, kendini bilen biri olarak, 55 bin konutun yapıldığı Batıkent’i anlatırken, asla övünmedi. Demirel’in, Batıkent’i, Türkiye Cumhuriyeti’nin on büyük projesi arasında gördüğünü hatırlattıktan sonra projeyi önemli kılan iki özelliğe dikkat çekti.

Karayalçın, bu iki özellikten birinin, projenin kamudan hiçbir kuruş destek alınmadan gerçekleştirilmiş olması olduğunu belirtti. Karayalçın’a göre, buna rağmen Batıkent projesinin aksamadan gerçekleştirilmiş olmasını katılımcılık ile ilişkilendirdi.

Karayalçın’a göre Batıkent projesini önemli kılan halkın kooperatifler aracılığıyla sürecin her aşamasına doğrudan katılma olanağı bulduğunu belirtti.

Karayalçın konuşmasında, Batıkent metrosunu da bilinenin aksine halkın kendisinin finanse ettiğini ve yaptığını dile getirdi. Karayalçın, metro yapımının kısa bir sürede tamamlanmasını da katılımcılıkla ilişkilendirdi.

Konuşması sırasında, kendisinin esasen Batıkentli olduğunu söyleyen Karayalçın, ayrıca böylesine önemli bir projeyi, sosyal demokrasinin ufkuyla ilişkilendirmeyi de ihmal etmedi.

Bütün gün yağmurun yağdığı Batıkent’te açılış saatinde güneşin açılmasını da kentin ruhunun Karayalçın’a olan vefası olarak değerlendirmek, abartılı olmaz. Çünkü Karayalçın’ın konuşmasında dile getirdiği gibi, kent, yalnızca teknik bir düzenleme değildir; kentin bir ruhu vardır.

KENTİN RUHU VARSA…

Bir kentte konutlar yapabilir, siteler kurabilirsiniz; ulaşımı kolaylaştırıp büyük parklar yapıyor olabilirsiniz ama bütün o projelere anlam katan o kentin ruhudur.

Uluslar arası düzeyde ödül almış bir proje olan Batıkent’in bir ruhu olduğu açıktır.

Kooperatifler aracılığıyla sıradan yurttaşları sürece katarak, demokrasiyi kitleselleştiren Batıkent projesiyle birlikte bir gerçek bir kez daha kendisini hatırlamamızı sağladı.

O da şudur ki demokrasi istiyorsanız, evde, sokakta, işyerinde, kışlada, okulda ve aklınıza gelebilecek her yerde her zaman ona uygun davranmalısınız.

Mesele, kentler kurmak değildir; o kentlere anlam kazandırmaktır. İhtiyaçsa, yol da yapılır, köprüler de kurulur, o yollar asfaltlarla bezetilir ama asıl mesele halkın gönlünü kazanabilmek için onların yüreğine dokunabilmektir.

Madem meselleri örnek verdik; bu bölümü de bir mesel ile bitirelim:

Bilgenin birine sormuşlar ki, “arif ile softa arasında ne fark var?”

Bilge cevap vermiş:

Softalar, gemisini kurtaran kaptandır, sadece kendisini düşünür.”

Peki ya arif” diye sormuşlar.

“Arif ise suya düşenleri, kurtarmaya çalışır” diye cevap vermiş.

Kıssadan hisse:

Bırakın, “gemisini kurtaran”, kurtardığı gemiyle övünsün; siz siz olun, insanlığın gemisini inşa etmek için yüreklere dokunun.

 

 

 

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları