YURTSEVERLİK.COM MAVİ VATAN DOSYASINI AÇIYOR. CANİP SEVİNÇ YAZDI- MTA VE TPAO’NUN SAHİP OLDUĞU ARAMA VE SONDAJ GEMİLERİ DÜNYA ÖLÇEĞİNDE EN ÜST SIRALARDA. PEKİ EKSİK OLAN NE?

Ana Sayfa » EKONOMİ » YURTSEVERLİK.COM MAVİ VATAN DOSYASINI AÇIYOR. CANİP SEVİNÇ YAZDI- MTA VE TPAO’NUN SAHİP OLDUĞU ARAMA VE SONDAJ GEMİLERİ DÜNYA ÖLÇEĞİNDE EN ÜST SIRALARDA. PEKİ EKSİK OLAN NE?

04.07.2019 - 23:21

YURTSEVERLİK.COM MAVİ VATAN DOSYASINI AÇIYOR. CANİP SEVİNÇ YAZDI- MTA VE TPAO’NUN SAHİP OLDUĞU ARAMA VE SONDAJ GEMİLERİ DÜNYA ÖLÇEĞİNDE EN ÜST SIRALARDA. PEKİ EKSİK OLAN NE?

 

Hepimiz ana vatanın, yavru vatanın ne olduğunu, ne anlama geldiğini biliyoruz.

Peki mavi vatan nedir?

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede, gelip geçen iktidarların denizlerimizin önemini, değerini ulusal bir politika haline dönüştürememelerinin vebalini mavi vatandan habersiz yaşayarak ödüyoruz.

Mavi vatan aslında ekonomik bağımsızlıktır, Amerika’nın aba altından sopa göstermelerine boyun eğmemektir, gelecek kaygısı duymadan refah düzeyi yüksek bir ülkede yaşayabilmektir. Bugün bunların tümünden yoksun ve uzakta kalmışsak hiç tartışmasız denizlerimizin yani mavi vatanımızın kıymetini bilmediğimizdendir.

Yakın süreçte özellikle Doğu Aldeniz’de başta ABD olmak üzere İsrail, Yunanistan, Fransa gibi ülkelerin, Kıbrıs Rum Kesimi’nin kendilerine hakimiyet alanları yaratarak o bölgedeki enerji kaynaklarını parsellemeye çalışmaları ne acıdır ki Türkiye’yi saf dışı görmelerinden kaynaklanmaktadır.

Bunun bir nedeni gelmiş geçmiş tüm iktidarların mavi vatana gereken önemi vermemeleridir.

Şimdiye kadar İsrail’in kendi sahasında 1 trilyon metreküp, Mısır’ın 2.5 milyar metreküp rezerv tespit ettiğini biliyor muydunuz?

Bugün dünyadaki bütün savaşlar enerji kaynaklarını ele geçirmeye çalışan ülkelerin bir türlü doyuramadıkları  hırslarından doğmaktadır. Amerikanın Büyük Ortadoğu Projesi Irak’ı, Suriye’yi, Libya’yı, Mısır’ı, Tunus’u kan gölüne çevirdi. Bunun tek nedeni vardı: Petrol.

Şimdi sırada Doğu Akdeniz var. Dünyanın jandarması okyanus ötesinden Türkiye’ye ayar çekiyor, buralarda dolaşma, denizin altındaki petrol ve doğalgaz kaynalarının hesabı benden sorulur diyor. Tehdit korosuna Fransa’da katılıyor.

Tabiat boşluk kabul etmez, uluslararası diplomasi hiç kabul etmez. Bugüne kadar mavi vatanını yokmuş gibi gören iktidarların denizlerimizde yarattığı boşluğu başka ülkeler doldurdu.

Peki geç mi kaldık?

Asla.!

Yuerseverlik.com Mavi Vatan dosyasını geç kalmadığımızı göstermek amacıyla açıyor.

Bu kavramı Türkiye’nin bütün yurtseverlerinin kafalarına, yüreklerine kazıması gerekiyor. Bunun öncülüğünü yapmayı ve yaygınlaştırmayı görev kabul ediyoruz. Mavi vatan emperyalizmin bütün tehditlerine karşın sahipsiz değildir.

Nedeni aşağıdaki makalede bulacaksınız.

Mak.-End.Yük.Müh.-Ekonomist, Yurtseverlik Enerji Topluluğu Başkanı, Yurtseverlik.com yazarı Canip Sevinç, enerji alanında Türkiye’de yetişmiş sayılı isimlerden birisi.

Ülkemizin derin denizlerde sismik araştırma ve sondaj amaçlı kullandığı gemilerin, dünya sıralamasında en üst seviyelerde bulunduğunu öğrenirken şaşıracaksınız.

Canip Sevinç bu ayrıntılı çalışmasında sahip olduğumuz gemilerin teknik donanımlarını, güçlerini, sınırlarını, neler yapabileceklerini ayrıntıları ile anlatıyor.

Makaleyi okuduğunuzda şu soruyu soracağınızdan eminiz: Eksik olan ne? Biz niye Doğu Akdeniz’de yokuz? Biz niye mavi vatanımızı bunca yıl başka ülkelerin denetimine terk ettik?

 

YURTSEVERLİK.COM

 

 

Son yıllarda Akdeniz’de önemli doğalgaz  keşifleri yapıldı. Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu işte en büyük rezerv tespitlerini İsrail ve Mısır yaptı ki, bu rezervlerin  üretilebilir miktarı 4,5 trilyon metre küpünde üzerinde olduğu ifade ediliyor.

İsrail’in  Denizel  sahasında 1 trilyon metre küp ve Mısır’ın Noor havzasında 800 milyar metre küp ve Zohr havzasında da 2,5 trilyon metre küp gibi büyük rezerv tespitlerinden bahsediliyor.

Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin hepsinden daha büyük kıyısı olan bir ülke olarak Türkiye ve KKTC bu bölgede MAVİ VATAN’daki  hukuki haklarını elbette arayacaktır.

Ne yazık ki bizim henüz tespitini yaptığımız bir rezervimiz yoktur.

Bu amaçla Akdeniz’ de kendi  hukuki sahalarımıza,  kendi sismik araştırma ve sondaj gemilerimizle ile inip, doğalgaz aranması ve bunun  diplomasi ile birlikte yürütülmesi son derece önemlidir.

Bugün TPAO birisi MTA’ya ait 1 adet sismik araştırma gemisi ve 1 adedi kendisine ait sismik araştırma gemisi ve 2 adedi de  TPAO’ya  ait  derin deniz sondaj gemisi ile olmak üzere  4  gemi ile Akdeniz’dedir. Bu gemiler dünyada arama ve sondaj yapan diğer ülkelerdeki  gemiler ile aynı düzeyde teknik kapasitede ve donanıma  sahiptirler.

Arama ve sondaj gemilerimiz büyük yatırımlarla kullanıma hazır hale getirilmiştir.

Denizcilik ve derin deniz arama sondaj literatürüne ve gemi üzeri sondaj ekipmanları literatürüne  yeterince hakim olamadığımız için, gerek gemiler hakkında, gerekse yapılan iş hakkında kamuoyunun bilgi edinebileceği doyurucu, tamamı bir arada bir bilgi kaynağına ulaşmanın  yoksunluğu yaşanmaktadır.

Bütün bu boşluğu doldurmak amacıyla, Akdeniz’deki gemilerimizi,  teknik niteliklerini  ve şu an bulundukları pozisyonları açık kaynaklardan yararlanarak bir araya getirmek kaçınılmaz bir sorumluluk haline gelmiştir.

Kamuoyunun bilgi sahibi olduğu konularda projelere daha büyük inançla sahip çıktığına inanıyorum.

 “ Alet işler el övünür “ şeklinde bir atasözümüz vardır.Burada görev yapan gemiler hakkında azda olsa bir  bilgi sahibi olmadan işin önemini ve boyutunu da  kestirmek herkes için kolay değildir. Bu basit çalışma kargaşa ve boşluğu biraz olsun doldurarak işin önemine  biraz daha inanmamızı sağlayacaktır.

TPAO  ve MTA,  Akdeniz ve Karadeniz’in hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkarmak için envanterindeki   aşağıda  teknik özellikleri verilen  ve son yıllarda edindiği  4  adet gemi ile  çalışmalarını sürdürüyor. MTA’nın eski gemisi  HORA ise 2006’dan bu yana hizmet dışıdır.

Şimdi bu gemileri kurumların verilerinden derlenen bilgilerle teknik nitelikleri ile  tanıtmak istiyorum.

 

1-MTA SİSMİK-1  HORA GEMİSİ

 

    1974 yılında Ege Denizi’nde karasularımızda petrol aramak amacıyla kiralanan yabancı bandıralı bir araştırma gemisinin uluslararası baskılar nedeniyle geri dönmesi ile ülkemizin bu konuda çalışmalar yapacak bir gemi sahibi olması, bu geminin modern teknolojiyle donatılması ve gemide çalışacak personelin yetiştirilmesinin gerekliliği gündeme gelmiştir.

MTA bu sebeplerle, deniz jeolojisi ve jeofiziği konularında da araştırmalar yapmak üzere bir araştırma gemisi edinmiş ve gerekli teknik personelin yetişmesi için olanaklar yaratmıştır. 

 “HORA” isimli tahlisiye gemisi 1976 yılında yenilenmiş ve adı “MTA SİSMİK-1” olarak değiştirilerek öncelikle Ege Denizi’nin ihtilaflı sularında olmak üzere tüm denizlerimizde araştırmalar yapmaya başlamıştır.

 

Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü envanterindeki ilk basit sismik gemi olan   MTA Sismik-I (Hora) gemisinin ekonomik ömrünü tamamlayarak İstanbul Teknik  Üniversitesi Denizcilik Eğitim Fakültesine Deniz eğitim amaçlı verilmesi  kararlaştırlarak  2006 yılında  bu gemi  devre dışı bırakılmıştır.

 

 

 

MTA   SİSMİK-I HORA GEMİSİ

O günden sonra MTA bir sismik gemi alınması için DPT’ye başvurdu. DPT o günlerde  tutarı 60 milyon dolar  dolayındaki bu projeye uzun bir süre karşı çıktı. En sonunda 2007 yılında

yeni bir sismik araştırma gemisi alınmasını programa dahil edildi. Yeni geminin adı  MTA ORUÇ REİS ‘ olacaktı ve ancak 10 yıl gecikme ile  2017’de  hizmete girebildi.

 

2–MTA  GEMİSİ  ORUÇ REİS SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ

 

MTA ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı işbirliğinde 2012 yılında tamamen yerli imkanlarla inşaasına başlanan ve ileri teknoloji ürünü birçok bilimsel ve teknik ekipmanla donatılan ORUÇ REİS milli araştırma gemimizin 23 Haziran 2017 tarihinde geçici kabulü yapılmıştır. 2017 yılı Ağustos ayı içerisinde operasyon test, eğitim ve tecrübe faaliyetlerine başlanmıştır.

 

 

MTA ORUÇ REİS SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ

 

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı için Marmara’da  sismik araştırma gerçekleştirmiştir. Açık denizlerde iki ve üç boyutlu derin sismik arama yapabilecek kapasitede sevk ve manevra sistemlerine sahip olan ilk yerli ve milli  gemimiz  MTA envanterine kayıtlı MTA  Oruç Reis Gemisidir.Gemi deniz tabanı ve altını 2 ve 3 boyutlu görüntüleyerek, araştırma ve haritalama çalışmaları  yapabilme kabiliyetine sahiptir.

 Gemide alınan verilerin işlenmesi, analizi ve değerlendirmesine yönelik jeoloji, jeofizik, hidrografi, oşinografi (anadeniz bilimi) ve biyoloji araştırma laboratuvarları yer alıyor. Gemide ayrıca uluslararası standartlarda bir helikopter pisti bulunuyor. Oruç Reis, petrol ve doğalgaz araştırmalarının yanı sıra kara alanlarımızın deniz altındaki devamlılıklarının izlenmesi bağlamında kıta sahanlığı gibi stratejik öneme sahip bilimsel araştırmalar da etkin bir şekilde yapabiliyor. Ayrıca, gemi ile deniz tabanından itibaren 15 bin metre derinlikteki jeolojik yapılar görüntülenebiliyor, modern uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile bin 500 metre su derinliğindeki deniz tabanı ayrıntılı olarak izlenebiliyor. Ayrıca ROV ile deniz suyundan ve tabanından numune alınarak ölçüm ve analizler anında yapılabiliyor.

Gemi üzerinde her biri bir otomobil lastiğinin 62 katı basınca sahip 72 hava tabancasıyla 7 saniyede bir hava patlaması yaparak zemine ses dalgaları yolluyor. Bu dalgaları içerisinde yapay kulaklar bulunan 8 kilometre uzunluğunda, 8 ayrı sismik kabloyla kaydediliyor. Böylece deniz tabanı ve deniz tabanının altı 2 ve 3 boyutlu araştırılıp haritalanabiliyor. Hava tabancalarının yaptığı patlatmalar ise deniz yüzeyinde de görülebiliyor.

MTA tarafından açıklanan özelliklerine göre bu gemi bir sismik araştırma gemisi olmasının yanı sıra ana hizmet faaliyetlerinde 3 boyutlu sismik tarama yapabiliyor. Bu disiplinlerdeki çalışmalarda gemide farklı ekipmanların bulunması gemiyi dünya çapında ender araştırma gemilerinden biri olma özelliği kazandırmıştır.

 

Oruç Reis doğalgaz, petrol arama çalışmaları, kıta sahanlığı araştırmaları, deniz tabanının haritalanması, incelenmesi, ayrıntılı görüntülenmesi, bu kapsamda deniz üstü rüzgar santrallerinin kurulacağı yerlerin veya doğalgaz, petrol araştırma platformlarının deniz tabanında oturacağı yerler için mühendislik çalışmaları yapabilecek kapasitede olması, ayrıca deniz suyunda oşinografi çalışmalarının yapılması açısından multi disiplinde bir yapıya sahip, hem oşinografi hem de jeoloji, jeofizik çalışmaları yapan bir araştırma gemisi”özelliğindedir.

 

Gemi yerli dizaynla uluslararası standartlarda bir sismik araştırma gemisi özelliklerine sahip imal edilmiştir.

 

86 metre uzunluğunda, 23 metre enindeki gemi, 8 kilometre uzunluğunda 8 ayrı sismik kablo altyapısına sahip olarak inşa edilmiştir. Bu açıdan dünyada sayılı ve uluslararası standartlarda 3 boyutlu sismik araştırmaları yapabilecek kabiliyettedir.

 

Geminin seyrü seferi ve gemideki iaşe, barınma, temizlik, bakım ve onarım, gemiye intikal, denizcilik ve yardımcı hizmet faaliyetleri için yerli firmalardan destek alınmaktadır.

 

Bunların dışında uluslararası standartlarda 2 ve 3 boyutlu sismik verilerin toplanması amacıyla gemide görev alan MTA personeline  2 ve 3 boyutlu sismik operasyonları yürütebilecek deneyim ve yetkinliği kazanmaları için çeşitli pozisyonlarda uzman eğitim hizmetleri verilmiştir. Şu an için 2 ve 3 boyutlu sismik operasyonlar uzmanlar kontrolünde MTA personelince yürütülmektedir.

 

Oruç Reis özellikle geniş alanlarda 2 boyutlu sismik araştırma ve bunu müteakip 3 boyutlu sismik araştırma yapabilecek kapasitede olan bir araştırma gemisidir.  Amacı deniz tabanının aşağısında 10 bin metreye kadar etkin derinliğin görüntülenmesine, jeolojik yapıların ortaya çıkarılmasına yöneliktir.  Gemi buna imkan sağlamaktadır. Özellikle doğalgaz ve petrol araştırmalarında, doğalgaz ve petrolün bulunduğu yapıların tespiti bu yöntemle çok rahatlıkla ortaya çıkabilmektedir.

 

Deniz tabanının ayrıca incelenmesi, haritalanması diğer sismik araştırma gemilerinde olmayan bir özelliktir. Bu  geminin imkanları ile  deniz tabanının da ayrıntılı incelenmesi yapılabilmektedir.

 

Bu gemi ile  aynı anda batimetri (derinlik ölçümü) gerçekleştiriliyor. Gravite (petrol değer ölçümü) ve manyetik jeofizik dataları da aynı anda toplanabiliyor. Çok farklı disiplinler için veri üretilebiliyor. Deniz tabanının altındaki jeolojik yapının ortaya çıkarılması, burada doğal kaynaklarımızın, potansiyel içeren yapıların ortaya çıkarılması dışında, deniz tabanının ayrıntılı incelenmesiyle; özellikle deprem oluşturan yapıların, fayların tespiti çok rahatlıkla yapılabiliyor. Marmara Denizi’nde de daha önce MTA Sismik 1 Gemisiyle yaptığı çalışmalarda olduğu gibi sismik çalışmalarla ve deniz tabanının altının ayrıntılı incelenmesiyle yüzey kırıkları çok rahatlıkla tespit edilebiliyor. Karada oluşan depremlerdeki yüzey kırıklarının denizdeki devamı da bu yöntemlerle çok rahat ortaya çıkarılabiliyor.

 

3-TPAO-TPIC- BARBAROS HAYRETTİN PAŞA  SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ

12/6/2017 tarih ve 2017/10472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile TPAO-TPIC Devir Protokolü tamamlanmış olup, Türkiye Petrolleri (TPAO)’ne ait sismik arama gemisi Barbaros Hayreddin Paşa’nın, Turkish Petroleum International Company (TPIC)’e devri 08/02/2018 tarihinde gerçekleşmiştir.Türkiye’nin  Norveçli  POLARKUS  firmasından 130 milyon dolara   satın alarak  2018’de   envantere katılan, 3 bin 650 metre su derinliğine kadar çalışabilen bir sismik araştırma gemisidir.Alındıktan sonra bakımdan geçmiş Tuzla Tersanesinde Kırmızı-Beyaza boyanmıştır.Geminin uzunluğu 84 m. genişliği 21 m.’dir. 4711  groston ağırlığındadır.  Gemi 3 boyutlu sismik arama yapabilecek  teknik donanıma  sahiptir. Elde edilen sismik verilerin yorumlanmasıyla, sığ ve derin denizlerde sondaj yapılmasına karar verilmektedir.Denizlerde arama faaliyetleri kapsamında TPIC, Barbaros Hayreddin Paşa Gemisi ile 2018 yılı içerisinde toplam 15700 Km² 3B sismik veri toplayacaktır.

 

 

TPAO-TPIC BARBAROS HAYRETTİN PAŞA   SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ

 

TPAO-TPIC  Tarafından belirtilen Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi Detayları

 

IMO  : 9538103

İsim:BARBAROS HAYRETTİN PAŞA
MMSI:271043480
Gemitipleri:AraştırmaGemisi
GrosTon:4711
İnşaaTarihi:2011
Bayrak:TURKEY
BağlamaLimanı:ISTANBUL
Dizayn:UlsteinSX133
Kapasite: 8 x 6km veya 6 x 8km

 

4- TPAO –FATİH SONDAJ GEMİSİ 

 

TPAO-FATİH SONDAJ GEMİSİ

 

Bu gemi ilk sahibinde “Deepsea Metro II”  sondaj gemisi adıyla bilinmektedir.Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın sahibi ve işletmecisi olduğu ultra derin  deniz sondaj gemisidir. 2011’de Güney Kore’de inşa edilen gemi, 229 m uzunluğundadır. Denizlerde 12.120 m derinlikte son derece yüksek basınç altında  sondaj yapabilmektedir. Mart 2016’da $210 milyon bedelle ChalfontShipping’e satıldı.O  firmadan da TPAO tarafından satın alındı.

TPAO Kaynaklı bilgilere göre ; Bu ultra derin deniz sondaj gemisinde;

Uzunluk229 m

Suya indirilme tarihi25 Kasım 2011

SahibiTürkiye Petrolleri A. O. (TPAO); ChalfontShipping (2016-2018); Chloe Marine (2011-2016)

YapımcıHyundai HeavyIndustries

Adının geldiği yer veya kişiFatih Sultan Mehmet

İsmiFatih; Deepsea Metro II (2011-2018)

Tonaj34.256 DWT; 51.283 GRT’dur.

 

“Gemi ‘upgrade’ edilme sürecinde, sondaj ekipmanları, kuyu kontrol sistemleri, dinamik pozisyonlama sistemleri, gemi iticileri ve gemi jeneratörlerine varıncaya kadar gerekli tüm teknik aksamı yenilendi. Bu çalışmaların ardından Fatih, kendi sınıfındaki 16 gemi arasından sıyrılarak böylesine yüksek teknolojiye sahip dünyanın ilk 5 gemisi arasına girdi.

 Bütün operasyonları uluslararası kural ve düzenlemelere göre gerçekleştirildi. İş güvenliği standartları en üst düzeyde. Sondaj esnasında çevreye, deniz yaşamına ve canlılara hiçbir zarar vermeyen çevre dostu bir teknolojiye sahiptir.

 

Türkiye, kendisine ait sondaj gemisiyle ilk derin deniz sondaj faaliyetlerine bu gemi ile başlıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) sondaj gemisi Fatih, ilk sondajı Antalya açıklarındaki Alanya-1 kuyusunda gerçekleştirecek.

Çünkü daha önce Barbaros Hayrettin Paşa Gemisiyle  bu bölgede sismik araştırmaların yapıldığını ve konunun uzmanlar tarafından analiz edildiği ve bu analizler sonucu karar verilmiş olan Alanya-1 kuyusu ile ilk sondaja  başlanmıştır.Bu gemi ile yılda 2 kuyu açılması planlanmıştır.

 

5-TPAO –YAVUZ  SONDAJ GEMİSİ

  1. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olan  Yavuz, yaklaşık 230 metre uzunluğa ve 36 metre genişliğe sahiptir.

 

Sondaj kulesinin yüksekliği deniz seviyesinden yaklaşık 103 metredir. 12 bin 200 metre derinliğe kadar çok yüksek basınç altında dahi sondaj yapabilen geminin dinamik pozisyonlama  (Dynamicpositioning) sistemiyle 6 metreye ulaşan dalgalarda dahi sondaja devam ettiği bildirilmektedir.

 

Gemi çift kuleli tasarımla hem asıl hem yardımcı işlerin yapılabildiği eş zamanlı operasyona imkan sağlıyor. Her iki kule de sondaj ekipmanlarıyla donatılmış olup  böylece operasyon gücü ikiye katlanmıştır. 

 

 

TPAO – YAVUZ SONDAJ GEMİSİ

 

 

Bu sene 22 Haziran 2019’da  Çanakkale Boğazı’ndan geçen Yavuz,  Mersin‘in Silifke İlçesi Taşucu beldesi açıklarına gitmiştir. İkmal için Taşucu açıklarında bekleyen geminin hazırlıklarını tamamladıktan sonra sondaj çalışmaları kapsamında Kıbrıs açıklarına hareket edeceği öğrenilmiştir .

 

KKTC’nin Magosa Körfezi’nde bulunan Karpaz-1 kuyumuzda 3 bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacak olan Yavuz, buradaki çalışmalarını yaklaşık 3 ayda tamamlayacak. Türk ve yabancı yaklaşık 140 personelimiz sondaj boyunca gemide görev yapacak.

 

Dünya genelinde bu konseptteki 16 gemiden biri olma özelliğini taşıyan Yavuz’da spor ve sinema salonu, dinlenme odaları bulunuyor. Gemide tam zamanlı bir doktorun görev aldığı 4 yataklı mini bir hastane yer alıyor.Maksimum yatak kapasitesi 210 olan Yavuz’da çalışan Türk personeller genellikle 21 günlük çalışmanın ardından bir haftalık süreyle eve dönüyor. Yabancı personeller ise 28 günde bir izin kullanabiliyor. Elektrik ihtiyacını 42 megavat kapasiteli dizel yakıtlı jeneratörlerden karşılayan Yavuz’un 7,5 milyon litre yakıt kapasitesi bulunuyor.

 

Yapımı 2011’de tamamlanan Yavuz, daha önce Tanzanya, Kenya, Malezya ve Filipinler başta olmak üzere farklı ülkelerde görev almıştı.

 

Denizde yatırım yaparak, personel yetiştirerek ulaştığımız bu güç ve kararlılığımız MAVİ VATAN’daki haklarımızdan en ufak bir taviz vermeyeceğimizin kesin bir ispatıdır.

 

Akdeniz’de kıyısı olan bütün ülkeler bunu görerek hareket etmek zorundadırlar.

 

Canip SEVİNÇ

Mak.-End.Yük.Müh.-Ekonomist

 (YURTSEVERLİK ENERJİ TOPLULUĞU) Başkanı

 

 

 

Ziyaretçi Yorumları

Necati Yildiz05 Temmuz 2019

Cok degerli bilgileri iceriyor, paylaşın, herkes bilgi edinsin

İlgili Terimler :